1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KIBRISLI TÜRKLER AVRUPA BİRLİĞİ'NDE Mİ DEĞİL Mİ?'
KIBRISLI TÜRKLER AVRUPA BİRLİĞİNDE Mİ DEĞİL Mİ?

'KIBRISLI TÜRKLER AVRUPA BİRLİĞİ'NDE Mİ DEĞİL Mİ?'

Brüksel’de yayınlanan The Parliament Dergisi’nde, “Kıbrıslı Türkler’in İzolasyonu - Kıbrıslı Türkler Avrupa Birliği’nde Mi Değil Mi?” başlığıyla yayınlanan makalede, Kıbrıs Türk tarafının görüşleri geniş şekilde yer ald

A+A-




“Referandumda uzlaşı ve AB üyeliği yönünde bir irade ortaya koyan Kıbrıslı Türkler ise bugün halen izolasyon altında yaşamaya devam ediyor”

“Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonun herhangi haklı bir gerekçesi olmadığını ab de biliyor”

“İzolasyonun sona erdirilmesi adadaki iki taraf arasında güvenin tesisine yardımcı olmak suretiyle adada adil ve kalıcı bir çözüm bulunmasına da katkı sağlar”


Brüksel’de yayınlanan The Parliament Dergisi’nde yer alan bir makalede, 2004 yılında Annan Planı’nın referandumda Rumlar tarafından reddedilmesine karşın Rum yönetiminin tek taraflı ve gayrı yasal bir şekilde AB üyesi yapıldığı, referandumda uzlaşı ve AB üyeliği yönünde bir irade ortaya koyan Kıbrıslı Türkler’in ise bugün halen izolasyon altında yaşamaya devam ettiği vurgulandı.
Derginin Güney Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı özel sayısında “Kıbrıslı Türkler’in İzolasyonu - Kıbrıslı Türkler Avrupa Birliği’nde Mi Değil Mi?” başlığıyla yayınlanan makalede, Kıbrıs Türk tarafının görüşleri geniş şekilde yer aldı.
Kıbrıslı Türklerin toplumsal varoluş mücadelesi yıllarında yaşadıklarının fotoğraflarla desteklendiği makalede, adanın tarihi ve siyasi gerçekleri özetlenerek, 1960 ortaklık devletinin Kıbrıslı Rumlar tarafından yıkıldığı, 1963 - 1974 yılları arasında Enosis’e ulaşmak amacıyla Kıbrıslı Rumlar tarafından kadın ve çocuk demeden Kıbrıslı Türklere karşı saldırılar gerçekleştirildiği, binlerce Kıbrıslı Türkün göç etmeye zorlanarak adanın yüzde üçüne tekabül eden bir alanda yaşama mecburiyetinde bırakıldığı, Yunan askeri cuntasının Enosis amacıyla adada gerçekleştirdiği darbeden sonra garantör ülke Türkiye’nin müdahale ederek Kıbrıslı Türkleri yok olmaktan kurtardığı belirtildi.
Makalede, 1968 yılından bu yana Birleşmiş Milletler gözetiminde yürütülen kapsamlı çözüm müzakerelerinde Kıbrıs Türk tarafının tüm iyi niyetine ve yapıcı tutumuna rağmen Rum tarafının uzlaşmazlığı nedeniyle bir sonuç alınamadığı, 2004 yılında Annan Planı’nın referandumda Rumlar tarafından reddedildiği, ancak buna rağmen Rum yönetiminin tek taraflı ve gayrı yasal bir şekilde AB üyesi yapıldığı, öte yandan referandumda uzlaşı ve AB üyeliği yönünde bir irade ortaya koyan Kıbrıslı Türkler’in ise bugün halen izolasyon altında yaşamaya devam ettiği vurgulandı.
Makalede, Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonun herhangi haklı bir gerekçesi olmadığının AB tarafından da bilindiği, nitekim Annan Planı referandumları ertesinde 26 Nisan 2004 tarihli AB Konseyi Dışişleri Bakanları toplantısında Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun sona erdirilmesi kararı alındığı, ancak aradan sekiz yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen Kıbrıslı Türklerin hayatın tüm alanlarını kapsayan insanlık dışı bir izolasyon altında yaşamaya devam ettiği ifade edildi.
Makalede ayrıca, izolasyonun sona erdirilmesinin adadaki iki taraf arasında güvenin tesisine yardımcı olmak suretiyle Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm bulunmasına da katkı sağlayacağı, AB’den bu konuda verdiği sözleri yerine getirmesinin beklendiği, aksi takdirde AB’ye olan güvenin erozyona uğramaya devam edeceği kaydedilen makalede, nitekim 2004 yılında Kıbrıslı Türkler arasında AB’ye olan güvenin %75’ler civarındayken bugün %40’lara kadar gerilediği belirtildi.
Makalenin sonunda, sadece Kıbrıslı Türkler’in irade ve esneklik göstermesiyle Kıbrıs sorununun çözülmesin mümkün olmadığı, nitekim 2008 yılında başlayan son süreçte bir çıkmaz yaşandığı, Kıbrıs Türk tarafının adadaki iki taraf ve üç garantör ülkenin katılımıyla gerçekleşecek çok taraflı toplantının düzenlenmesini öngören son aşamaya geçilebilmesini teminen BM tarafından ortaya konulan tüm şartları yerine getirdiği, ancak Rum tarafının tutumu nedeniyle adayı meşru bir şekilde temsil edecek yeni bir ortaklığın AB dönem başkanlığını üstlenmesinin mümkün olmadığı, sonuç olarak adada statükonun değişmediği ve Kıbrıslı Türklerin izolasyon altında yaşamaya devam ettiği ifade edildi.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 666 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler