1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kıbrıslı Okuyucu Ne İster ?
Kıbrıslı Okuyucu Ne İster ?

Kıbrıslı Okuyucu Ne İster ?

Bu yazı, varsayımlar üzerine kurulmuştur. Gazete okuyucularının, makale yazarlarından neler beklediklerini tam olarak kestiremiyorum. Ancak, bazı sezgi ve düşüncelerimi varsayım haline dönüştürebilirim. Yazıların okunma sayısı, internetteki yorumlar, yüz-

A+A-

                  

 

                    

Bu yazı, varsayımlar üzerine kurulmuştur. Gazete okuyucularının, makale yazarlarından neler beklediklerini tam olarak kestiremiyorum. Ancak, bazı sezgi ve düşüncelerimi varsayım haline dönüştürebilirim. Yazıların okunma sayısı, internetteki yorumlar, yüz-yüze iletişim, kesin olmayan bulguların kaynağını oluşturuyor.  

                                                                     *****

Okuma alışkanlığı gelişmemiş insanlarımız, gazeteleri, şöyle bir göz atarak okurlar.

Kaza, ölüm, polisiye haberler öncelikler arasındadır. Sonra sıra siyasi haberlere gelir. Hükümet maaş artışı yapacak mı? Benzin, gaz, elektrik zamlandı mı? Bakanlar ne yapıyor? Görevden alınacaklar mı? Partilerin iç çekişmeleri nelerdir? Kim kimin kuyusunu kazıyordur? Özel hayat, akçeli işlere duyulan ilgiyi unutmayalım..

                                                                      ******

Rum, Türk farketmez, Kıbrıslılar, Kıbrıs sorununun neye varacağını 50 yıldır merak edip yaşamıştır. Ancak bu ilgi, kesin gibi görünen anlaşma durumlarının sürekli berhava olmasından dolayı, “yalan” bir oyunu izleme şekline dönüşmüştür. Çözüm olasılığına inananların sayısı azalmaktadır. Bu çağda, insanları sürekli “damdan düşüren” beklentiler can vermiştir. Sokağa çıkıp, insanlara mikrofon tutsak, çözüme inanan çok az kişi buluruz.

Konu, ümit, ümitsizlik duygusunun ötesinde kesin kanı haline gelmiştir. Bu durum, Kıbrıs konusunda yazılan makalelerin “inanılmadan” okunmasına yol açmaktadır.

Başta BM’nin arabulucuk çalışmaları! “pişkinlik” aşamasına gelmiştir. Kıbrıs konusu, birsürü diplomat ve görevlinin, yüksek maaş edinme kapısı, Kıbrıs’ın güzelliklerini doya doya yaşama şansı veren “lüks hayat”tan başka birşey değildir onlar için..

                                                                     ******

Böyle bir ortamda, gazeteler ve yazarlarının Kıbrıs konusunda anlamlı yayın yapması zorlaşmış, yapılanlar da sahicilikten uzaklaşmıştır.

Tüm bu görüşleri, izlediğim gazeteler üzerine yazıyorum. İlgilenmediğim milliyetçi cenahta, Rumları kötülemek, Türkleri haklı görmek ve TC hükümetlerine yağ çekmek dışında konu yoktur sanırım. O yayınları okuyanlar, memnun ve mesuttur herhalde.

                                                                    ******

Ben, Kıbrıslı gazete okuyucularının yazarlardan ne beklediği sorusu ve yanıtını ararken, daha fazla Yenidüzen okurlarını dikkate aldım.

Okuma-yazmaya en meraklı kitleye sahip bu okuyucular, dünya görüşleri nedeniyle, yazarlardan, Kıbrıs’a barış geleceğinin sık sık vurgulanmasını ister. Çözümün çok uzaklarda olduğunu bilseler dahi..Gerçeklerin yazılmasını “umutsuzluk aşılamak” olarak değerlendirirler. Sanki; “çözüm çok uzakta” denirse, bu ifadeler yüzünden  anlaşma sağlanamayacak korkusu sarar onları. Veya çözülmez bir ruh hali durumu belirir.

Bu tavır, 2003 yılı yapımı “Elveda Lenin” filmindeki annenin, komünizmin yıkılmasına inanıp dayanamayacağı varsayılarak, çocuklarının gerçekleri gizleyip, eski düzenin devam ettiği sanısını uyandırmak üzere yaptıkları “inandırma” oyunları gibidir.

Filimde olduğu gibi, ne yapılırsa yapılsın gerçek bir gün açığa çıkar...

                                                                ******

Sol eğilimli okuyucu kitlesi oldukça politiktir. Bir siyasi partiyi tutmaktadır.

Kıbrıs sorununun başarısızlığını, iç politikadaki başarısızlıklara bağlamaktan başka çaresi yoktur. Bu nedenle, gerek Türk gerekse Rum tarafında, iç politika daha fazla tartışılır hale gelmiştir.

Rum tarafında gelecek yılın Nisan ayında gerçekleşecek cumhurbaşkanı seçimi(dolayısıyla hükümet oluşumu) ön plandayken, Türk tarafında ise, UBP’nin gelecek ay yapılacak kurultayında olası içi kavga ve rekabeti konu alan yazılar dikkati çekmektedir. Dikkat çekici diğer nokta ise, iki tarafta gerçekleşecek bu siyasi aktivitelerin, Kıbrıs sorununun çözümüne sağlayacağı katkının az konuşulur olmasıdır.

                                                                ***************

Kıbrıs ortamında, okuyucular olsun diğer insanlar olsun,  gelecek konusundaki belirsizliği daha uzun süre yaşama zorunda kalabilir. Dünyada ve bölgede oluşan “güç dengesi” ters-yüz olmadıkça Kıbrıs’taki yaşam ve politika aynı minvalde devam eder. 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1608 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler