1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinde sporun rolü
Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinde sporun rolü

Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinde sporun rolü

Geçtiğimiz çarşamba günü start alan ve bugün tamamlanması beklenen “Sporda ırkçılığa karşı medya” konulu seminer, ara bölgede Ledra Palace Otel’de yer alan “Toplumsal Medya Merkezi’nde devam ediyor. Kıbrıstürk-Rum spor yazar

A+A-

 

 

 

Geçtiğimiz çarşamba günü start alan ve bugün tamamlanması beklenen “Sporda ırkçılığa karşı medya” konulu seminer, ara bölgede Ledra Palace Otel’de yer alan “Toplumsal Medya Merkezi’nde devam ediyor.

Kıbrıstürk-Rum spor yazarlarının dışında Almanya, Yunanistan, Bulgaristan, Almanya ve Birleşik Krallık’tan 24 spor yazarının katıldığı seminere büyük ilgi olurken, ilk günkü sunumlar simültane çevri ile Türkçe, İngilizce ve Rumca olarak, katılımcılara sunuldu.

Bu seminerde, benim de içinde bulunduğum komite “Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinde sporun rolü (Sport for reunification of CYPRUS) başlıklı çalışmayı yaptı. Bu çalışmanın bir özetini sunmak istedim.

“50 yılı aşkındır devam eden Kıbrıs sorunu, kuşkusuz  her alanı etkilediği gibi sporu da etkilemiştir. Tabii bunda Kıbrıs Cumhuriyeti ile  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin birbirilerini tanımamalarının rolü büyüktür.

Ne var ki, Kıbrıslırumların egemen olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başta Birleşmiş Milletler ve diğer örgütler tarafından tanınmış olması, Kıbrıslırumlara uluslararası arenada avantaj sağlarken, KKTC’nin Türkiye tarafından bile tanınmaması sporda da izole olmasına neden olmuştur.

Ancak, Kıbrıslıtürkler 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin birey olarak vatandaşı kabul edilmesinden dolayı, federasyonlar bazında uluslar arası spor örgütlerince kabul görmemesine rağmen, bireysel olarak, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde spor yapma hakkına sahiptirler.

Bu bağlamda başarılı Kıbrıslıtürk sporcular başta atletizm olmak üzere, atıcılık gibi branşlarda veya futbolcu olarak uluslar arası müsabakalarda (IOC-FIFA-UEFA-IAAF) Kıbrıs Rum takımlarında yer alabilmektedirler.

Bu konuyu örneklerken, Kıbrıslıtürk atlet Zafer Sukuşu’nun uluslararası atletizm karşılaşmalarında Kıbrıs Cumhuriyeti formasını giymesi, Melis Redif’in, Nihat Akterzi’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nde olan müsabakalarda yarışması ve futbolcu olarak Coşkun Ulusoy’un Nea Salamina takımında futbol oynmasını gösterebiliriz. Eğer, Çoşkun Ulusoy’un takımı Nea Salamina Avrupa kuplarında yer alsaydı, Coşkun uluslar arası arenada yer alabilecekti.

Sonuç olarak, Kıbrıs sorunun çözümü spor dahil her alanda Kıbrıslıtürkleri uluslararası platforma taşıyacağı gibi, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesine katkı koyacağını düşünüyorum”.

 


ÇÖZÜM OLMADAN ZOR BAŞKANIM

 

 

Geçtiğimiz hafta, Star Kıbrıs’taki sevgili dostum spor yazarı Çelen Oben’in, K.Kaymaklı Başkanı Ali Başman ile bir söyleşisi yayınlandı.

Bu söyleşiye göre, Başkan Başman K.Kaymaklı’nın 2011-2012 sezonunda Telsim Süper Lig şampiyonu olması halinde Avrupa Kuplarına katılması için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava açacağını açıkladı.

Tabii, Sayın Başman’ın bu noktaya neye dayanarak, hangi argümanı ortaya çıkarak hareket ettiğini bilmiyorum. Bu konuda, haberi yapan Çelen Oben dostuma bu soruyu sorduğumda, sevgili Ali Başman’ın argümanının ne olduğunu kendisine de açıklamadığını ve bir sır gibi tuttuğunu nakletti.

Ali Başman, Kuzey Kıbrıs’ta bırakın kulüp başkanlığını, çizdiği çağdaş ve insan sevgisi ile dolu yüreğiyle çok takdir ettiğim ve sevdiğim bir kişidir. K.Kaymaklı’nın başında da olması K.Kaymaklı için büyük bir şanstır. Zaten, Forest’i 26 yıl sonra şampiyonluğa taşıyan efsane başkandır.

Ne var ki, K.Kaymaklı’nın şampiyonluğa ulaşması halinde AHİM yoluyla da olsa bile Avrupa kupalarına katılması sadece hayaldir.

Çünkü, 15 Kasım 1983’te KKTC’nin ilanı ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı 550 sayılı karar, Kıbrıs’ın tek yasal temsilcisinin Kıbrıs Cumhuriyeti olduğunu vurgulamaktadır.

Bu bağlamda, dünyadaki tüm sportif, kültürel, ekonomik ve sosyal örgütler Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanımaktadır. Aslında, geçmişte bu tür girişimler olmuştur. Hatta, Avrupa’da sporun tek mahkemesi olan Avrupa Spor Mahkemesi (CAS)ne Türkiye aracılığıyla müracaat etme gündeme gelmiş ancak, yapılan kulislerde böyle bir şansın olmadığı, denenmesi halinde de, büyük meblağlara baliğ olacağı ortaya çıkmıştır.

Bu durumda, Kıbrıs sorunun en üst düzeyde görüşüldüğü bugünlerde tek çıkış yolumuzun Kıbrıs’ta çözüm olduğunu vurgulamak isterim. Sevgili Ali Başman’ın bu noktayı unutmamasını anımsatırken, saygılar sunarım sevgili başkanım.

 


SİMÜLTANE TERCÜMANLAR GURUR VERDİ

 

 

“Sporda Irkçılığa Karşı Medya” konulu seminerde çok güzel bir olaya tanık olduğumu söylemeliyim. Söz konusu seminerde Türkçe-Rumca ve İngilizce dilleri kullanılırken, seminere katılan altı ülkeden 24 spor yazarına anında simültane çevri yapılıyordu.

İşte, bu çevrileri yapan simültane tercümanlar arasında sevgili Tahir Seroydaş’ın kızı Çim Seroydaş ile Fatma Tuna isimli iki Kıbrıslıtürk yaptıkları mükemmel çevriler ile hayranlık uyandırırken, Kıbrıslıtürk olarak bizleri de gururlandırdılar. Alkışlar bu iki değerli kızımıza.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 859 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler