1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kıbrıs’ın Lideri
Kıbrıs’ın Lideri

Kıbrıs’ın Lideri

Tarih, hedeflerine heyecanla sarılan toplumların başarılarıyla doludur. Tüm yenilikler, imza atılan başarılar önce bir hayaldi; çoğu zaman tepki hatta alay konusuydu. Biz de varlığımızı sürdürmek için hedeflerimizi büyük tutmaktan çekinmemeliyiz... Kendi

A+A-

 

 

Tarih, hedeflerine heyecanla sarılan toplumların başarılarıyla doludur. Tüm yenilikler, imza atılan başarılar önce bir hayaldi; çoğu zaman tepki hatta alay konusuydu. Biz de varlığımızı sürdürmek için hedeflerimizi büyük tutmaktan çekinmemeliyiz...

Kendi yağıyla kendi ciğerini kavurmaya odaklanmış bir Kıbrıs Türk toplumu, Kıbrıs’ın liderliğine oynayabilir; Kıbrıs sorununun çözümünü de sağlayabilir. Adil ve kalıcı barışı siyaseten önemsizleştirdiğimiz, ekonomik ve sosyal yönleriyle değişimi yeterince ete kemiğe büründürüp içselleştirmediğimiz koşullarda çözümün de gerçekleşemediğini, siyasi irademizin de hep Türkiye’ye bağımlı kaldığını gördük, yaşadık, yaşıyoruz...

Ciddi işlere imza atmanın zamanıdır şimdi. Geleceği beklemek değil tercihlerimiz doğrultusunda şimdiden biçimlendirmek için kolları sıvamak yakışır bize. Bir o yana bir bu yana savrulmaktan kurtulmanın yolu, somut bir toplumsal stratejik vizyon geliştirmektir.

Tarımdan eğitime, yabancı yatırımlardan bilgi ekonomisine, Kıbrıs sorunundan su sorununa, Türkiye ile ilişkilerimizden sürdürülebilir kalkınmaya kadar geniş bir yelpazede “Kıbrıs sorunu” ve “milli dava” eliyle hapsedildiğimiz dar bakış açılarını aşmak ve ülkemizin yönetim erkini Türkiye’den devralmak zorundayız!

Değişen dünyanın ve değişemeyen yapımızın fotoğrafını çekmek, geleceğe dönük görüş ve öneriler oluşturmak bir zorunluluk halini almıştır. 21. yüzyıl, bol laf ve slogan üretenlerin değil çalışmalarını bilgi, iletişim ve teknoloji ile bütünleştiren, stratejik hedeflerini halkına benimsetebilmiş ve bunları ciddiyetle uygulamaya geçirebilmiş güçlü liderliklerin yüzyılıdır.

Bu liderliği geniş toplum kesimleri birlikte oluşturabilir. Birkaç kişinin veya tek bir siyasi partinin güzel ifadelerle dolu açıklamaları yeterli olamaz. İktidarın siyasete güvensizliği körükleyen uygulamaları ve “kahve dövücünün hınk deyicisi” tavırları geleceğimizi karartıyor. Temel hedefimiz öncelikle yeni bir liderlik konseptini şekillendirmek, somut bir değişim programıyla bunu taçlandırmak ve sonrasında da halkın iktidarını yeniden tesis etmek olmalıdır.

Bu süreçte geliştireceğimiz her yaklaşım sürerduruma meydan okumalı, yeni bir sistemin inşasına ön ayak olabilmelidir. Biz bu bozuk düzenin figüranları olamayız. 21. yüzyıl değerleri ışığında değişimin ve dönüşümün lideri olabildiğimiz oranda sosyal adaleti, demokrasiyi ve refahı (suni değil kalıcı bir şekilde) sağlayabileceğiz.

Dünyanın herhangi bir yerinde geliri ile gideri birbirini tutmayan bir toplumda kimlik kaygılarının baş göstermesini kimse olağandışı bir şey gibi algılamaz. Kimliğimize, kültürümüze ve siyasi irademize sahip çıkmaya çalışırken sadece kaygılarımızı dillendirerek gökten nimet yağdıramayacağımızı çok iyi bilmeliyiz...

Siyasi ve ekonomik zeminimizin kayganlığı, bunun yarattığı bezginlik ve inançsızlık, stratejik planlama ve sistematik tahlil kültürünün eksikliği, mevcut vizyonsuzluğumuzun önemli sebeplerindendir. Genellikle ya kendimizi yere göğe sığdıramıyoruz ya da yerin dibine batırıyoruz. Bunu yaparken elimizde sağlam veri, analiz ve bilimsel ampirik destekler olmuyor çoğu zaman.

Güçlü, akıllı, yaratıcı ve özgüvenli olduğumuz ölçüde kendi geleceğimizi biçimlendirebiliriz. Aksi takdirde çoğu zaman gizli ajandaların farkına bile varamadan, figüran olarak yaşamaya mahkûm oluruz.

Yol haritamızı ne Brüksel ne Ankara ne de Güney Lefkoşa çizmelidir. Yol haritamızı biz kendimiz hazırlamalıyız. Bu sayede Kıbrıs’ın liderliğine oynama fikrinin ete kemiğe bürünmesi ihtimali doğabilir. Dahası, vizyon sahibi bir toplum, çevresiyle kendi vizyonu ölçütünde tam bir işbirliği sağlayabilir ve daha da büyümek için bütün siyasi sorunların çözümüne yoğunlaşabilir. Hedefimiz, çevresiyle barışık, varlığı ve etkinliğiyle bölgemize pozitif katkı yapan güçlü bir topluma dönüşmek olmalıdır. Yeter ki kendi kendini yönetme idealimiz lafta kalmasın.

***

İyi ama nasıl olacak tüm bunlar? En önemli aşama, muhalefetin vizyon oluşturma ihtiyacına dair ortak bir anlayış geliştirebilmesidir. Gerisi teknik işlerdir ve o kapasite toplumumuzda fazlasıyla mevcuttur.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1295 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler