1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kıbrıs’ın iki yarısının benzer gündemleri…
Kıbrıs’ın iki yarısının benzer gündemleri…

Kıbrıs’ın iki yarısının benzer gündemleri…

Kıbrıslı Türklerin ve Rumların şu anda iki büyük sorunu var: Kıbrıs sorununda tıkanan görüşme süreci ve yıkılan ekonomi… İki tarafta da bu iki sorunun nedeni icraattaki siyasi unsurlardır. Fark ise, Kuzey’de sağ siyasetin, Güney’de ise s

A+A-

 

 

 

Kıbrıslı Türklerin ve Rumların şu anda iki büyük sorunu var: Kıbrıs sorununda tıkanan görüşme süreci ve yıkılan ekonomi… İki tarafta da bu iki sorunun nedeni icraattaki siyasi unsurlardır. Fark ise, Kuzey’de sağ siyasetin, Güney’de ise sol siyasetin icraatta olmasıdır.

Her iki tarafın halkı için de gündemdeki iki sorunun acilen çözülmesi gerekiyor. Kuzey’deki umut, ilerici, demokrat ve devrimci siyasetin icraata gelmesi… Güney’deki umut ise tam tersi, merkez sağ partinin ve başkanının icraata gelmesi… Yani, iki tarafın çözüm bekleyen sorunları aynı ama çözecek unsurları farklı siyasi ideolojiden… Bunun açıklaması zor değil…

Kuzey Kıbrıs’ta sağ siyaset aslında statükonun devamını istiyor. Bunun sürdürülmesini sağlamak için de KKTC’yi ilan edip, BM’nin çözüm ilkesi olan federasyona rağmen iki devletli çözümü gündeme taşımıştır. Dolayısıyla çözüm süreci onlarca yıl tıkanmıştır.

Güney Kıbrıs’ta ise tüm siyaset unsurları aslında Kıbrıslı Rum çoğunluğun yöneteceği bir üniter devlet istiyor. Dolayısıyla, BM’nin ilkelerine rağmen, kendilerinin mevcut statükosuna Kıbrıslı Türkleri yamayıp, çözüme ulaşmak istiyor. Dolayısıyla onlarca yıl, Türk tarafının BM ilkelerine ters siyasetinin arkasına gizlenip, ezberlerini söylemeden çözümsüzlük sürecinde “iyi çocuk” rolünü sürdürdüler…

Kıbrıs Türk ilerici, demokrat siyasi unsurlarının öncülüğünde gelişen ve “Kıbrıs’ta barış engellenemez” sloganında simgelenen çözüm ve barış eylemleri, Kuzey’deki ezberi bozdu; CTP ve Talat’ın icraatın başına geçmesiyle birlikte statükoyu yıkma ve adayı federal yapıda birleştirme, Türkiye hükümetinin dahi desteklediği resmi politika oldu…

Bu eylemlerin bir etkisi de, Güney’de gizlenen ezberi gün ışığına çıkarması oldu… Annan Planı’nı referanduma sokma sürecini engelleyemeyen faşist Papadopulos, dilinin altındaki baklayı çıkarttı ve “Devlet aldım, toplum devretmem” dedi… Komünist AKEL de ona katıldı ve birlikte BM Çözüm Planı’na “hayır” dediler… Sağ merkez siyasetin güçlü partisi DISY ise, Annan Planı’nı destekledi ama azınlıkta kaldı.

Talat’ın Kıbrıslı Türk lider olarak sürdürdüğü görüşmelerde, Hristofiyas’ın şimdi kabul ettiği ama Talat döneminde inkar ettiği ilerlemeler olmuştu. Eroğlu görüşmeci olunca, Kıbrıs Türk sağ siyaseti eski ezberine döndü: Statüko devam etsin, değişecekse de iki devletli çözüm olsun. Şimdi sıra, Hristofiyas’ın değişmesinde, yerine büyük olasılıkla DISY adayı Anastasiadis gelecek ve gene büyük olasılıkla Kıbrıslı Rumlar da eski ezbere dönecek ama gene “iyi çocuk” rolünü oynayacak… Taa ki, Kuzey’de çözüm güçleri yeni liderini seçene, kendi ezberini yeniden bozana ve Güney’in ezberini de Anastasiadis’e bozdurana kadar… Yani, en erken 2015…

Ekonomilere gelince… Kuzey’in ekonomisindeki sorunları, acil – kısa – orta – uzun vadeli ekonomi programı ve starteji planları yapabilen siyasi parti çözebilecek. Sağ siyaset batırdığına göre, umut sol siyasette. Sorun ise, sol siyasetin bunu bilmesine rağmen, henüz program ve strateji planları hazırlayıp halkla paylaşmamasında… Umut en son ölürmüş, her halde olacak diye beklemekten başka çare yok. Sol siyaset bunu yapamazsa, ne ekonomi düzelecek, ne de ülke yönetimi UBP’den kurtulabilecek. Eğer yurttaşa yeni ve alternatif programlar sunulmazsa, “bildiğim şeytan evladır” diye UBP’ye takılı  kalacak.

Güney’in ekonomisindeki sorunların çözümü ise, Troyka’nın kapitalist düşünce ürünü olan ve emekçileri fakirleştiren önerilerini yerine getirecek bir sağ siyasetle olası… Yani gene DISY… Halk bu partinin başkan adayını desteklerken, ekonomik sorunların kaynağı olarak gördüğü AKEL yönetiminden kurtulmayı amaçlayacaktır. Son Yunan seçimlerinde de seçmen, AB’nin kendilerini fakirleştirecek ekonomi programına karşı çıkan sol Sinaspismos’u değil, sorunlarının kaynağı olarak gördüğü PASOK’u hiç değil ama AB programını uygulayacağı bilinen merkez sağ Yeni Demokrasi Partisi’ni birinci parti olarak seçmiştir. Güney’de de seçmen eğilimi aynı olacak ve merkez sağ partinin adayı seçimi kazanıp, icraatın başına geçecek.

Kıbrıs’ın iki yarısının gündemi aynı, sorunları aynı, çözümü aynı ama çözecek güçlerin siyasi ideolojisi farklı… Garip çelişki!

Ve Kıbrıs sorununu çözmek için her iki tarafın da ezberini bozacak tahrik mekanizmasının manivelası da Kıbrıs Türk barış güçlerinin elinde… Büyük sorumluluk!  

Ve Kıbrıs Türk barış güçlerinin önder siyasi partisi de CTP-BG… Tarihi görev!.

 

 

 

Bu haber toplam 643 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler