1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Kıbrıs’ı Yazmak: Yer ve Mekânın Postkolonyal ve Bölünmüş Edebiyatları/ Bahriye Kemal *
Kıbrıs’ı Yazmak: Yer ve Mekânın Postkolonyal ve Bölünmüş Edebiyatları/ Bahriye Kemal *

Kıbrıs’ı Yazmak: Yer ve Mekânın Postkolonyal ve Bölünmüş Edebiyatları/ Bahriye Kemal *

Bahriye Kemal’ın 2019 yılında Routledge Yayınları tarafından New York’ta İngilizce olarak yayımlanan ve çığır açan yeni eseri, postkolonyal ve bölünme perspektifinden Kıbrıs’ın edebiyatı üzerine ilk çalışma olma özelliği taşıyor.

A+A-

 

(İngilizce tanıtım bülteninden çeviren: Seda A. Refik)
sedaargun1987@gmail.com

Bahriye Kemal’ın 2019 yılında Routledge Yayınları tarafından New York’ta İngilizce olarak yayımlanan ve çığır açan yeni eseri, postkolonyal ve bölünme perspektifinden Kıbrıs’ın  edebiyatı üzerine ilk çalışma olma özelliği taşıyor. Yazar, kitabında 1920’lerden günümüze kadar Kıbrıs edebiyatındaki İngilizce, Yunanca ve Türkçe yazıları keşfediyor. Yi-Fu Tuan’ın hümanistik coğrafyası ve Henri Lefebvre’nin Marksist felsefesinden ilerleyen Kemal, postkolonyal bölünme örneklerinde mekân ve yerin gücünü aynı anda teorik ve deneysel şekilde gösteren disiplinlerarası yeni bir mekânsal model ortaya koyuyor. Kitap, tanımlamalar yaratmak amacıyla yer ve mekânın kimlik belirleme şekillerini gösteriyor. Tüm bu yerler, mekânlar ve kimlikler birlikte sürekli olarak üretiliyor. Yazı yazma, icat etme, deneyim yaşama, okuma ve inşa etme uygulamalarını analiz ederken kitap, ‘ayrımsal’ bir Kıbrıs, Akdeniz ve dünyaya ulaşan çoklu değişken benlikler ile şekillenen, bu benliklere yönelik çok değişkenli birden fazla Kıbrıs’ın ‘mekân gerçekliği’ni ve çok mutasyona uğrayan benliklerin üretim yeri için farklı bir ‘dayanışma’yı ortaya koymaktadır. Kıbrıs’ı Yazmak (Writing Cyprus), sömürgecilik, sömürgecilik sonrası ve tarihî-siyasi kördüğüm söyleminin baskın ikili mirasını parçalara ayıran bölünmenin gerçek ve faal meydana gelişi hakkında incelikli bir kavrayış sunmakla birlikte aynı zamanda diğer çatışma ve bölünme bölgelerini anlamaya yönelik verimli bir modeli de yansıtmaktadır.

5 bölümden oluşan kitabın “Postkolonyal ve Bölünmüş Yer, Mekân ve Kimliğe Giriş” başlıklı 1. bölümünde, mekânsal model oluşturmak adına postkolonyal söylem ve bölünme çalışmaları içerisinde yer ve mekânın eksensel önemi incelenmekte ve postkolonyal bölünmüş Akdeniz’de bulunan Kıbrıs adası sunulmaktadır. Mekânsal model, postkolonyal söylem, bölünme çalışmaları, Marksist felsefe ve hümanistik coğrafya arasında bir buluşma önermektedir; bu model Yi-Fu Tuan’ın hümanistik coğrafyası ile Henri Lefebvre’nin Marksist felsefesinin postkolonyal bölünme çalışmalarına olan faydası ve kullanılabilirliğini gösteren ampirik-teorik disiplinlerarası bir modeldir. Kıbrıs örneği ise kolonyal, postkolonyal ve bölünme anlarındaki baskın tarihî ve siyasi rakip anlatılar bakımından karşılaştırmalı İngiliz ve Osmanlı emperyalizmine yanıt olarak bir kördüğüm şeklinde sonlanması üzerinden tartışılmakta ve burada yer, mekân ve coğrafya ile belirlenen kimliğin oluşum ve akışının tanımlamaya geçmesi işaret edilmektedir. Bu bölüm, postkolonyal bölünmüş harita üzerinde Kıbrıs yazan kitap için bir hazırlık iken yer, mekan ve kimlik üzerinden çalışan Kıbrıs’taki edebiyatların postkolonyal bölünme haritasını yeniden yazmakta, meydana getirmekte ve bunu kırmaktadır.

“Baskın Şekilde Ortaya Çıkan Yeni (Post) Kolonyal Durumlar Karşısında Edebiyat Eğitimi, Kısa Çizgi ile Ayrılmış Resmî Kıbrıslı-Türk Destekçileri ve Kıbrıslı-Rum Destekçileri” isimli 2. bölüm ise  siyasi ve ideolojik çıkarımlar ile dolu pedagojik alanın meydana getirilmesine odaklanarak Kıbrıs’taki edebiyatları açıklamaktadır. Osmanlı ve İngiliz dönemlerinin pedagojik emperyalizminin günümüz politikalarına olan etkisi ile başlayan bu bölüm, edebiyatların resmî tanımlamasını yaparken edebiyat eğitiminin içerisinde barındırdığı insanları birleştirme potansiyeline karşın onları her zaman için tanımlama ve bölme yollarını göstermektedir. Bu şekilde de, adanın her iki tarafında kullanılan müfredata yansıtılmış olan resmî tanımlamaların ne olduğunu vurgulayarak çeşitli egemen ve ortaya çıkan yeni kimlikleri anlatmaktadır. Rumca ve Türkçeden İngilizceye çevirisi yapılan edebiyat müfredatı, Yunanistan’ın baskın edebî kanonundan Constantine Kavafis, Türkiye’nin baskın edebî kanonundan Orhan Veli gibi çok iyi bilinen kişiler ve Kıbrıs’ın öne çıkan Kıbrıslı yazarlarına odaklanılarak kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Yapılan analiz ise kültürel ve ulusal tanımın, Raymond Williams aracılığıyla anlaşılan baskın ve yeni oluşan durumlar arasındaki dinamizm ve rekabet ile işlediğini yansıtmıştır. Burada Kıbrıslı-Türkler ile Kıbrıslı-Rumlar, aradaki çizgi ile belirlenen iki farklı yer noktasında dengeli bir kimlik peşindedir – Yunanistan veya Türkiye ve Kıbrıs: ulusalcı Yunanistan veya Türkiye’ye bağlılık ile belirlenen egemen etnik durum iken Kıbrıs, kaçınılmaz olarak verilmiş etnik-ulusal soyutlamaya tâbidir ve ortaya çıkan Kıbrıs pozisyonu adadaki günlük yaşamda bulunan vatanseverliğe dayanırken, Kıbrıslı kendi ulusal somut-soyutlamasına tâbidir.

3. Bölüm olan “Etnik-Anavatan Ulusalcı Annelerin Kanı ve Ruhani Yer” başlığı altında sömürge ve sonrasındaki anlara hükmetmiş olan antikolonyal ulusalcı tanımlama ve oluşuma odaklanılmaktadır. Buradaki esas odak noktası derinden bölünmüş, yine de paralel edebî yaklaşımı belirgin bir ulusal bilinç ile şekillendiren sömürgenin olmadığı zaman olacaktır. Bu da, devlet sponsorluğunda basılan antolojiler dahil olmak üzere, düzyazı ve özellikle de Costas Montis, Claire Angelides, Özker Yaşın, Süleyman Uluçamgil ve diğerleri gibi ulusal figürlerin meydana getirdiği şiir kitaplarının kendini gösterdiği faaliyetlere dayanmaktadır. Tüm bu yazarlar, ulusallaştırma zamanlarına – kurma, öncülük etme ve/veya özgürlük mücadelerinde ölmeye kendilerini adamış ve/veya bağımsızlık ve 1974 yılındaki bölünme sonrasında kitleleri harekete geçirme ve ulusal tanım sunmada edebiyatı bir araç olarak kullanmalarına olanak sağlayacak resmî pozisyonlara gelmiştir. Bu bölüm bize Kıbrıslı-Rum ve Kıbrıslı-Türk ulusalcı yazıların dahi ‘birbiriyle rekabet içerisinde olan anlatılara dayandığını; Antik/Modern Yunan-Kıbrıs veya Osmanlı/Türkiye-Kıbrıs’ı okumak ve oluşturmak için aynı uygulamaları kullandıklarını göstermektedir. Bu mekânsal rekabet ve dayanışma, Lefebvre’nin soyut ulusu ile birlikte Tuan’ın ulusal yeri kullanılarak cinsiyetçi milliyetçiliğin sömürgeci bölme icadının aydınlatılması ile incelenecektir. Cinsiyetçi süreçler üzerinden soyut ulusun somut görünmesini sağlamak için toplumsal, tarihî ve mekânsal uygulamaları manipüle eden etnik, homojen, zihinsel bir yer meydana getirilmektedir –  saklı ‘kan’ ve ‘spiritüel’ etnik eşyalar ve orta deniz aracılığıyla çalışan fetiş gözlükleri ve objelerle bağlantılı annelik/doğum ilkeleri, atalara yolculuk, esir alınmış kadınlar ve şehit erkek evlatlar. Böylelikle, Kıbrıs’ı Hediye ve kazara Hermafrodit Kıbrıs olarak yaratmak.

“Sömürgeci, Komünist, 1964 Sonrası/74 Bölünme Anları Kısa Çizgi ile Ayrılmamış Etnikleştirilmemiş Resmî Olmayan Kıbrıslıcılar” isimli 4. bölümde, Kıbrıs’ın sömürgeci, etnik-ulusalcı ve/veya bölünme üretimini yeniden yazan daha az resmî, çoğu zaman rahatsız edici, kolonyal ve postkolonyal Kıbrıslıcı tanımlanmasına odaklanılmaktadır. Bölüm içerisinde Nobel ödüllü Yorgos Seferis’in Helenizmi üzerinden Sömürgeci-Kıbrıslıcılar karşısında Lawrence Durrell’in emperyal propagandası tartışılmakta ve daha sonra da bunu sol kanat siyasi partiler üzerinden Komünist-Kıbrıslıcılar ve sürgün Tefkos Anthias diyalogu içerisinde Sovyetler Birliği takip etmektedir. Bu da ana odak noktası için yolu açmaktadır – 1964 sonrası/74 bölünmesi, Kıbrıslı destekçileri Yorgos Moleskis ve Fikret Demirağ gibi yazarların Ivi Meleagrou, Ellie Peonidou, Tamer Öncül, Mehmet Yaşın ve Neşe Yaşın gibi özellikle de ilk 1963-1964 bölünmesi ve/veya ikinci 1974 bölünmesi gibi postkolonyal hatalara tepki veren kilit yazarların şekillendirdiği iki toplumlu edebî, artistik ve toplumsal hareketlerle tartışılmaktadır. Bu yazarlar, mekânsal tarih ve farklılığın postkolonyal bölünmüş icatları, Lefebvre’nin somut-soyutluk, Tuan’ın yer ve mekânı, Nazım Hikmet’in romantik-komünizmi ve Svetlana Boym’un nostalji kavramına karşı daha açıktır. Bu oluşum, yazarların gerçek ve idealist çatışma-çözüm ve barış arayışı etrafında çerçevelenirken, yazarlar alışageldik şekilde bölünmüşlük öncesi anavatanlarında dolaşmakta ve sınır ötesine geçmektedir. Bu üretim, Kıbrıs merkezli doğum döngüsünü geri getiren rotalar, kökler ve anne ile Akdeniz’in sularının ve Kıbrıs’ın ritimlerinin somut-soyutluğunu yakalayan üç hediyenin – mekânsal çok katmanlı arkeoloji, materyal romantik doğal ritim ve toplumsal ailevi çocukluk ritmi-  yerel gezintisini geri getiren bir yolculuk döngüsü ile belirlenmektedir ve etnik ve kültürel olarak kapsayıcıdır; adaların jeokültürel sınırları içerisindeki birden çok yer, zaman ve enerji aracılığı ile çalışmaktadır.

“Post-Linobambaki Diasporası Ritimanalistleri Orta-Denizde Ulusötesi Mekân/Yer Balinası, Hepimiz Yaşayabiliriz” isimli 5. bölüm, kolonyalizm, postkolonyalizm ve bölünmenin gerçeklerini ele geçirme şekillerini göstermek adına ötekileştirilmiş diasporaya odaklanmaktadır. Kıbrıs diasporası Kıbrıs’tan ayrılmış, orada kalmış ve/veya dönmüş olanlar da dahil olmak üzere iç ve dış yer değiştirmelere bağlı çeşitli (post)kolonyal göç dalgalarının bir parçası olan İngilizce, Yunanca ve Türkçe konuşan yazarları kapsamaktadır. Bu bölüm, ulusötesi edebî yaklaşımları olan etnik-/iki-/çok toplumlu ve dil insiyatiflerini ortaya koyan bir dizi edebî hareket, çeviri projeleri ve yayıncılık girişimlerini içermektedir. Bölüm içerisinde esas olarak İngiltere’ye gerçekleştirilen en büyük göçün parçası olan Anglofon (İngilizce konuşan) yazarlar Stephanos Stephanides, Aydın Mehmet Ali ve Alev Adil’e odaklanılmaktadır; bunların dışında Taner Baybars, Nora Nadjarian, Niki Marangou and Gürgenç Korkmazel gibi yazarlar ise İngiltere’ye tutarsız bir şekilde gelmiş ve gitmiştir. Bu bölüm, Wilson Harris’in ‘mekânın rahmi’ kavramı, Osmanlı Linobambaki ile Lefebvre’nin ‘ritimanalizi’ ile üç somut metafor – balkon, orta deniz ve balina ile buluşmasından anladığımız edebî yaşanmış bir yer olarak ‘mekan balinası’ üzerinden bu yazarların konuksever konumsallık ve üretimi benimseme şekillerini göstermektedir. Bu yer üzerinden diaspora, kolonyal, postkolonyal ve bölünmüş zamanlarda diasporik deneyimlerin ve Kıbrıslı deneyimlerinin ağırlığını taşıyan çoklu pozisyonlar ile özdeşleşmektedir; bu deneyimler kuzey ve güney, taşra ve şehir, Londra, Yunanistan, Lefkoşa, Türkiye ve daha fazlası gibi farklı yerler ve mekânlar, farklı zamanlar ile çoklu değişken tanımlamalar ve Kıbrıslar yaratma ve bozmayı yakalayan farklı enerjiler ile istişare ederek resmî ve gayriresmî ve baskın ve ötekileştirilmiş anlatılara dayanmaktadır. Beş adet tanımlama ve Kıbrıslar, Bart-Moore Gilbert’in postkolonyal yaşam yazımı, Derrida’nın eklenti, Hall, Gilroy ve Said’in diaspora hakkındaki çalışmaları, Bhabha’nın melezlik, çeviri, üçüncü mekân, Rushdie ve Achebe’nin dil ve yuva, Boym’un yansıtıcı nostalji ve küresel diasporik dayanışması dahil olmak üzere çeşitli kavramlar ve yaklaşımlar üzerinden tartışılmaktadır. Bu şekilde, kitabın bu bölümü ve kitap sadece gerçek kolonyal, postkolonyal ve bölünme üretiminin nüans barındıran anlayışını göstermekle kalmayacak aynı zamanda Kıbrıs gibi çatışma yerlerini anlamak için mümkün olan en iyi modeli de yansıtacaktır. Böylece, ‘mekanın gerçekliği’ni yakalayan ve yaşayabileceğimiz ulusötesi bir Kıbrıs, Akdeniz ve dünyaya yer veren farklı bir ‘dayanışma’ sunmaktadır.

* New York/Oxon: Routledge Research in Postcolonial Literatures, 2019.

**Bahriye Kemal kimdir?

 Londra’da bulunan Kent Üniversitesi’nde Postkolonyal ve Çağdaş Edebiyatlar alanında öğretim üyesidir. Postkolonyal ve bölünme çalışmaları, karşılaştırmalı Osmanlı ve İngiliz emperyalizmi, mekânsal çalışmalar, cinsiyetçi milliyetçilik, edebiyat eğitimi, göç, Postkolonyal Doğu Akdeniz, postkolonyal adalar, dayanışma ve aktivizm konularında eğitim vermekte, araştırmalarını sürdürmekte ve bu alanlarda yayınlar yapmaktadır. Vize Hikâyeleri: Hukuk ve Göç Arasında Deneyimler (2013) ile Engellerin ötesinde Lefkoşa: Bölünmüş bir Kentten Sesler (Saqi, 2019) isimli eserlerin editör yardımcılığını yapmıştır. Kıbrıs’ı Yazmak: Yer ve Mekanın Postkolonyal ve Bölünmüş Edebiyatları (Routledge, 2019) isimli eserin yazarıdır ve halihazırda Kıbrıs, Filistin, Suriye ve daha birçok yerdeki edebiyat ve sanat odaklı postkolonyal Akdeniz hakkında bir kitap üzerinde çalışmaktadır. (İletişim:B.Kemal@kent.ac.uk)

Bu haber toplam 2394 defa okunmuştur
Gaile 472. Sayısı

Gaile 472. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler