1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KIBRIS TÜRKÜ AİDİYET SORUNU YAŞIYOR'
KIBRIS TÜRKÜ AİDİYET SORUNU YAŞIYOR

'KIBRIS TÜRKÜ AİDİYET SORUNU YAŞIYOR'

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat dün akşam katıldığı bir televizyon programında çeşitli konuları değerlendirdi.

A+A-

 
 
2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat dün akşam katıldığı bir televizyon programında çeşitli konuları değerlendirdi.
 
Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun son yayınlanan demecini nasıl yorumladığının sorulması üzerine Talat, Davutoğlu’nun Türk tarafının bilinen politikasını vurguladığını kaydetti. Talat, Türk tarafının politikasının Kıbrıs sorununun sadece güvenlik ve garantiler kısmının uluslararası konferansta ele alınmasına yönelik değil, diğer bölümlerde anlaşılamayan konuların da -yardımcı olabilir düşüncesiyle- ele alınmasına yönelik olduğunu söyledi. Talat, “ancak müzakere içerisinde öyle bir noktaya gelindi ki güvenlik ve garantiler dışında tüm konular kapatılmadan uluslararası konferansın toplanması söz konusu değil gibi görünüyor“ dedi.
 
ÇIKMAZDA MIYIZ?
 
Sürecin çıkmaza mı geldiği yolundaki bir soru üzerine Talat, sürecin çıkmaza girmek üzere olduğunu, bu yüzden Türk tarafının kozlarını ortaya koymaya çalıştığını söyledi. Talat, Rum tarafının uluslararası konferansı bizim ve BM’nin öngördüğü gibi görmediğini de dikkate getirerek, bizim ve BM’nin uluslararası konferansın kompozisyonunu Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Türk ve Rum tarafı ve İngiltere olarak gördüğünü, Rum tarafının ise Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin de bunlara eklenmesini istediğini anlattı. Talat, bunun “olmayacak duaya amin” demek olduğunu belirtti.
 
MESAJ
 
Bir başka soru üzerine Talat, Ankara ziyaretinin bir çalışma ziyareti görünümünde olmadığını, daha ziyade dünyaya verilmiş bir mesaj olduğunu söyledi. 2. Cumhurbaşkanı, bu ziyaretle birlikte Türkiye’nin daha önce de sürdürdüğü politikaları, yani Kıbrıs Türk tarafının arkasında olduğunu dünyaya bir kez daha duyurduğunu belirtti.
 
2008 NASIL KAYBEDİLDİ
 
Rum tarafındaki liderlerin çözüme yanaşmadığı müddetçe Türk tarafında kim olursa olsun çözüm olmayacağı yolundaki bir soru üzerine Talat, bu değerlendirmenin kısmen doğru olduğunu belirterek Hristofyas ile yaptığı görüşmelerden örnekler verdi. 23 Mayıs 2008 toplantısında Hristofyas’la anlaşıldığını ancak ardından Kıbrıs'ı ziyaret eden BM Genel Sekreterinin Siyasi İşler Yardımcısı Pasco’nun kendisine durumun vahim olduğunu ifade ederek Hristofyas’ın tek egemenlik ve tek vatandaşlığın da kayıt altına alınmasını şart koştuğunu anlattığını söyleyen Talat, Hristofyas ile tam teşekküllü görüşmelerin başlaması için anlaştıklarını, ancak tepki alınca bunları ileri sürdüğünü anlattı. 2. Cumhurbaşkanı Talat, sonuçta çeşitli tartışmaların ardından bu meselenin halledildiğini ve daha sonra Eylül ayında tam teşekküllü görüşmelerin başladığını ancak 2008’i de kaybettiklerini söyledi. Benzer korkular ve iç güvensizlikle 2009'da da çözüme ulaşmanın mümkün olamadığını vurgulayan Talat, "ama yine de büyük mesafeler alınmış ve çözüme oldukça yaklaşılmıştı" dedi.
 
Kendisine sorulan sorular üzerine Rum tarafının korkularını anlatan Talat, Hristofyas’ın en çok takvimden ve hakemlikten korktuğunu söyledi. 2. Cumhurbaşkanı Talat, ilk görüşmelerinin birisinde Hristofyas’a “Farkında mısın? Kıbrıs sorununu biz çözeceğiz ya da bölünmeye biz imza atacağız” dediğini, Hristofyas’ın da kendisine “Farkındayım, kuzeyde sen varsın diye ben de aday oldum” dediğini anlattı.
 
30 MUTABAKAT
 
2. Cumhurbaşkanı, Kıbrıs tarihinde ilk defa 30 mutabakat kağıdı hazırlandığını anlattı ve hiçbir dönemde bu yoğunlukta mutabakat olmadığını söyledi.
 
Hristofyas’ın, Türkiye çözüm istediğine göre Talat’ın da seçimi kazanacağı inancında olduğunu söyleyen Talat, bu görüşün yanlış olduğunu Hristofyas’a anlatmaya çalıştığını belirtti.
 
4 Ocak’ta bir paket sunulduğunu, bunun bir dönüm noktası olduğunu ve yönetim ve güç paylaşımı başlığının kapanması halinde müthiş birşey olacağını söyleyen Talat, daha sonra mülkiyet gibi konuların gündeme geleceğini anlattı. Son güne kadar görüşmelere devam etmenin kendi görüşleri olduğunu söyleyen Talat, AB dönem başkanının da katılacağı bir zirvenin Rum tarafınca reddedildiğini bu yüzden büyük bir fırsatın heba edildiğini söyledi. Talat, eleştiri almak pahasına Türkiye'nin de desteğini alarak birçok açılım yaptıklarını çünkü, amaçlarının çözüm olduğunu kaydetti.
 
 
MEŞRU BİR SORU
 
Rum halkının gerçekten Kıbrıslı Türklerle bir anlaşma istemediğini ve Rum siyasilerin de buna göre davrandıkları müddetçe çözümün nasıl olacağı şeklindeki bir soru üzerine Talat, bu sorunun meşru bir soru olduğunu söyledi. Talat, Rum tarafının Türklerin yüzde 20 kendilerinin ise yüzde 80 olduğunu bildiklerini, bu yüzden kibirli davrandıklarını ifade etti. 2. Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Rum tarafını tüm Kıbrıs adına AB'ye sokanların sorumluluğunu vurgulayarak, bu durumdan sonra çözüm fikrinin Rumlar için ancak idealist bir hedef olabileceğini söyledi. Talat, dolayısıyla başka araçların da kullanılarak Rum tarafını çözüme mecbur olma konumuna sokmak gerektiğini anlattı. Bunun da en başta AB olabileceğini söyleyen Talat, AB’nin kendi üyelerine baskı yapabileceğini belirterek buna Yunanistan örneğini verdi ve Rum tarafının da "ümüğünün" sıkılabileceğini belirtti.
 
Başka bir soru üzerine, İngiltere'deki Orams ve doğrudan uçuş davalarının kaybedildiğini ancak AİHM davasının kazanıldığını söyleyen 2. Cumhurbaşkanı, AİHM’deki sürecini anlattı. Talat, verilen mücadelenin çözüme yönelik olması halinde birşeylerin kazanılabileceğini kaydetti.
 
HAVA DÖNÜYOR
 
Talat, şu anda havanının yavaş yavaş aleyhimize döndüğünü görmekte olduğunu söyledi ve şu anda çözümü, gerekirse, Rum tarafını uluslararası alanda “döve döve” sağlamak durumunda olduğumuzu belirtti.
 
ORTALIK VELVELEYE VERİLMELİ
 
Federasyonla ilgili bir soru üzerine 2. Cumhurbaşkanı Talat, federasyondan başka bir çözüm seçeneğinin uluslararası alanda tanınmadığına işaret ederek, 1 Temmuz tarihinin de son tarih olarak açıklanmasının Türk tarafının görüşü olduğunu, başlangıçta BM'nin de böyle düşündüğünü söyledi. Türk tarafının 1 Temmuz’a kadar sorunun bitmesini istemesinin çok haklı olduğunu söyleyen Talat, ancak ondan sonra ne olacağını sordu.
 
2. Cumhurbaşkanı “bu yüzden ortalığı ayağa kaldırmalı; dünyayı velveleye vermeli” dedi, ancak bu enerjinin liderlik tarafından gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
 
Bir başka soru üzerine kendisinin “başka alternatifimiz yoktur” dediğinde eleştirildiğini ve “devletimiz var ona sahip çıkalım” dendiğini belirten Talat “Tabii ki devlet vardır ve devam edecek. Ancak siz hiç çözümün alternatifi KKTC’dir” diye birşey duydunuz mu?” dedi.
 
AİDİYET SORUNU
 
Şu anda toplum içinde çok üzücü bir durum olduğunu belirten 2. Cumhurbaşkanı, bunun gelecek endişesinden kaynaklandığını belirtti.

 Kıbrıs Türkünün aidiyet sorunu yaşadığını belirten Talat, buna bir örnek verdi ve KKTC’nin statü açısından insanımıza beklediğini veremediğini, bunun karşısında gidip Kıbrıs Cumhuriyetinin kimlik ve pasaportunu aldığını, ücretsiz tedavi imkanından yararlandığını, çocuğunu yurt dışında Kıbrıs Cumhuriyeti "vatandaşlığından" yararlanarak okuttuğunu anlattı. Bu durumun aidiyet sorunu yarattığını söyleyen Talat, insanların “Ben kimim?” diye kendi kendine sorduğunu anlattı. 2. Cumhurbaşkanı, liderlik olarak bunların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
 
Talat, tüm bunları da değerlendirerek çözüm istediğini, bunların “Rumlara mefutunum” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini kaydederek aksi takdirde “halkın dağılmasından korkuyorum” dedi.
 
Şimdi en kolay çözümün federasyon olduğunu söyleyen Talat, buna odaklanmanın doğru olacağını söyledi.

Bu haber toplam 723 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler