1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜLMEMESİ İNGİLİZLERİN İŞİNE GELİYOR
KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜLMEMESİ İNGİLİZLERİN İŞİNE GELİYOR

KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜLMEMESİ İNGİLİZLERİN İŞİNE GELİYOR

Kıbrıs sorununun çözülmemesinin, Ada’daki üslerinin idamesi açısından İngiltere’nin işine geldiği bildirildi.

A+A-

 

 

İngiltere’nin jeostratejik projeleri konusunda son dönemlerde Londra’da yapılan bütün tartışma ve değerlendirmelerin Kıbrıs’taki üslerin İngiltere için birinci öncelik olduğunu gösterdiği, Kıbrıs sorununun çözülmemesinin, Ada’daki üslerinin idamesi açısından İngiltere’nin işine geldiği bildirildi.

Fileleftheros “Üsler Yüksek Öncelik... Bölgedeki Stratejik Oyun İçin Yükseltilmiş Teknoloji... Çözümsüzlük İşlerine Geliyor” başlıklı haberinde, İngiltere’nin ne üsler ne de Kıbrıs ve Kıbrıs sorunundaki tavrını değiştirmesinin söz konusu olmadığını yazdı.

 

İNGİLTERE’DEN İZAHAT İSTENMESİNİN ANA NEDENİ…

Gazete İngiltere’nin, bölgedeki gelişmelere müdahale etmek maksadıyla Ada’daki üsleri kullanmasının Kıbrıs Rum yönetimine sorun yarattığını, Sunday Times’ın son haberi üzerine İngiltere’den izahat istenmesinin ana nedeninin de bu olduğunu yazdı.

 

“ADA HEDEF HALİNE GELDİ”

Sunday Times’ın İngiliz üslerinin Esad rejimi aleyhtarlarına istihbarat sağlamak için kullanıldığı yolundaki haberini hatırlatan gazete, istihbarat toplama işinin üslerde var olan yüksek teknolojiden yararlanıldığını ve bu durumun Ada’yı saldırılara hedef haline getirdiği izahında bulundu; özetle şunları yazdı:

“İngilizlerin ezelden beridir yegâne istekleri bölgeyi kontrol edebilmektir. Bunu da bu amaç için ellerinde bulundurdukları üsler aracılığıyla, uydu sistemleri, veri ağları, telefon görüşmeleri, v.b. dinleyerek yapıyorlar. Bu sürecin ikinci ve ana adımı, radarlar, kıyı izleme sistemleri, algılama sistemleri, GPS, v.b. ile hava ve deniz araştırmalarının tamamlanmasıdır.

Kıbrıs Cumhuriyeti’ne haber vermeksizin sürekli yükseltilen teknolojik olanakların değerlendirilmesi, bölge denetimine (mevzu bahis bölgedeki uçak-gemi faaliyetleriyle ilgili bilgi toplama, hava saldırılarını engellemek için hava savunma, anti-balistik şemsiye oluşturulmasına katkı) olanak tanıyor.

İngilizlerin üsler üzerinden faaliyetleri Kuruluş Anlaşmaları’nı ihlal ediyor çünkü bunlar hem savunma nitelikli değildir hem de yapması gerektiği gibi Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bilgilendirmiyor. Bugünkü şartlar altında bu tavrın değişmesi ihtimali de yoktur. Lefkoşa’daki tepkiler açıkça rahatsızlık yaratmıyor. İngilizler hükümet tarafından dile getirilenlerden çok kamuoyunun tepkisinden rahatsızlık duyuyor.

 

“KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜLMEMESİNİN LONDRA’NIN STRATEJİK ÇIKARLARINA UYGUN”

Kıbrıs sorununun çözülmemesi İngilizlerin işine geliyor. İngiliz arşivlerinden tam da bu, yani Kıbrıs sorununun çözülmemesinin Londra’nın stratejik çıkarlarına uygun olduğu ortaya çıktı. Şöyle ki: ‘Tam bağımsız ve birleşmiş bir Kıbrıs dış meseleler açısından en kötü çözüm olurdu... Böyle bir devlet üsler tamamen tasfiye etmese dahi işlemesini imkânsız hale getirirdi.’ Bu ifadeler İngiliz Arşivlerinde C1015/1361 sayılı 4 Nisan 1964 tarihli belgede yer alıyor.

İngiltere ile Türkiye arasında 23 Ekim 2007’de Stratejik Ortaklık Metni imzalanmasının ardından Lefkoşa bir B planı yaptı. Bakanlar Kurulu’nun 7 Kasım 2007 tarihli toplantısının tutanaklarına göre Başkan Tasos Papadopulos Türkiye’yle ilgili belgenin imzalanmasını ‘işgal bölgelerindeki yasadışı rejimin sistemli şekilde devlet yapısına yükseltilmesi ve başka ülkelerle ayrı ilişkiler kurması maksadını taşıdığı için’ çok olumsuz gelişme olarak niteledi.

 

TÜRKİYE-İNGİLTERE STRATEJİK ORTAKLIK METNİ’NE KARŞI KIBRIS RUM B PLANI

Hükümet, İngiltere ile ilişkilerimizi, karşılıklı egemen eşitliğe ve eşitliğe, AB üyesi ülkeler arasında dayanışma ve mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesine saygı zeminine oturtulması için gözden geçirilmesi için taahhütlerimizin top yükün yeniden değerlendirilmesi gereğine hükmetti.

Yeni bir karara kadar gerek Başkan’ın (Tasos Papadopulos) gerek Bakanlar Kurulu üyelerinin ve diğer devlet yetkililerinin Yüksek Komiserlik tarafından düzenlenecek davet ve diğer sosyal etkinliklere katılmamasına karar verildi.

Başkan özellikle İngiliz Üsleri ve İngiltere’nin; Kıbrıs Cumhuriyeti ve İngiltere arasında yapılan Kuruluş Anlaşmaları tahtında Kıbrıs’ta talep ettiği kolaylıkları konusunda bu ülkeyle olan ilişkilerini gözden geçirme maksadıyla işleyecek iki komisyon kurulmasını faydalı buldu. Ancak birkaç ay sonra başkanlık seçimleri yapıldı ve Kıbrıs-İngiltere ilişkileri ‘yeni bir aşamaya’ girdi.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 751 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler