1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KIBRIS SORUNU MÜLKİYETİN ESİRİ OLMAMALI'
KIBRIS SORUNU MÜLKİYETİN ESİRİ OLMAMALI

'KIBRIS SORUNU MÜLKİYETİN ESİRİ OLMAMALI'

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat dün katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

A+A-

 

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat dün katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

 

HER ŞEYİN NEDENİ

 

Kıbrıs sorununa giderek ilgisizliğin arttığı yolundaki bir soru üzerine 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “insanın neresi ağrırsa canı oradadır” sözünü hatırlatarak, buna işsizliği, geçim sıkıntısını, borç açmazını örnek verdi ancak en önemli meselenin yine Kıbrıs meselesi olduğunu söyledi. Talat, Kıbrıs sorununun çözümünün her derde deva olmayabileceğini ancak bunun, dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi bizi uluslararası hukukla buluşturma yanı sıra ekonominin de normal çarklarıyla çalışmasını sağlayacak asgari zemini yaratacağını kaydetti.

 

İrademizin ortaya konamaması hususunda ise Talat, "kendi güvenliğinizi sağlayamıyorsanız ve bunun için Türk Silahlı Kuvvetlerine ihtiyaç duyuyorsanız, bu alanda nasıl bağımsız hareket edeceksiniz" diye sordu. 2. Cumhurbaşkanı, bütçe konusunda da, "eğer bağımsız bir bütçe oluşturamazsanız ve Türkiye’den yardım alıyorsanız, 'Türkiye bize karışamaz diyemezsiniz'” dedi. Talat, bütün bunların nedeninin de elbette Kıbrıs sorunu olduğunu söyledi.

 

MORAL ÜSTÜNLÜK MESELESİ

 

Başka bir soru üzerine Talat, Kıbrıs Türkünün çok ciddi bir eşikte olduğunu belirterek, BM’nin raporunda iki tarafa da sorumluluk yüklenmesi halinde moral üstünlüğün kaybedileceğine dikkat çekti. Talat esasında moral üstünlüğün 2010’da kaybedilme sürecine girildiğini ifade ederek, "önümüzdeki günlerde yaşayacaklarımız sadece eskiye dönüşün faturasını unutanlara ve unutturanlara zarar vermeyecek, tüm halkımızı mağdur edecektir; bu nedenle Genel Sekreterin değerlendirmesine kadar yerimizde oturup beklemememiz, geç kalmadan harekete geçmemiz gerekir; en hareketli olmamız gereken zamanda atalet içinde olmamalıyız" dedi.

 

LAF OLA

 

Başka bir soruyu değerlendiren Talat, görüşme sürecinin 2008’de başladığını ancak Rum tarafının görüşmeleri yavaştan aldığını, buna karşılık Türk tarafının ise hızlı hareket ederek, Rum tarafını sürüklediğini söyledi. Talat, 2010 seçimlerinden sonra ise iki tarafın da görüşmeleri laf ola yürüttükleri izleniminin uluslararası camiada egemen hale geldiğini ifade etti.

 

 

ELEŞTİRİLER

 

Kendisine “Talat da geldi ama çözüm olmadı” şeklinde gelen eleştirileri de değerlendiren Talat, kendi dönemlerinde, birçok başlık yanı sıra yönetim ve güç paylaşımı gibi, Kıbrıs sorununun özünü oluşturan en önemli konuda bile anlaşma noktasına çok yaklaşıldığına dikkat çekerek, "birçok yakınlaşma kağıdı hazırlanmıştı ve doludizgin çalışan Türk tarafı uluslararası toplumun güvenini korumaktaydı; bu yolla önümüzde yeterli zaman olsaydı Rum tarafını çözüme zorlayabileceğimize inanıyordum, ancak halkımızın iradesi başka bir çizgiyi onayladı ve bugün 'Talat da olsaydı durum değişmezdi demek' en azından bir illüzyon yaratma çabası olabilir" dedi.

 

MÜLKİYETİN ESİRİ

 

Talat “Ben Kıbrıs sorununu mal-mülkün esiri yapmayı doğru bulmuyorum” dedi. “Mal dünyalıktır” diyen Talat, halbuki Kıbrıs sorununun çözümünün bütün nesilleri ilgilendirdiğini kaydetti. Talat, mülkiyetin bir devletin oluşumunda önemli olduğunu ancak düzenlenebileceğini söyledi.

 

BM Genel Sekreterinin raporunda Türk tarafının sorumlu tutulması halinde ne olacağını soran Talat, “Ban Türk tarafı elinden geleni yaptı diyebilecek mi?” diye sordu ve böyle bir belirti olmadığını söyledi. 2. Cumhurbaşkanı, Türk tarafının yapması gerekenin meseleyi hızlandırmak, yönlendirmek ve Rum tarafına baskı yapmak olduğunu söyledi.

 

Talat, Kıbrıs sorununun bu şekilde ilanihaye gitmeyeceği şeklindeki görüşlerin doğru olduğunu ancak bunun çaresinin Türk tarafının canını dişine takarak mücadele etmesinde yattığını kaydetti.

 

B PLANI

 

B Planları konusunda Talat, bunların radikal konuları içermesi veya KKTC’yi uluslararası alanda daha ileriye götürecek planlar olması halinde, ancak uygun koşullarda lehimize olabileceğini söyledi.

 

Moral üstünlüğün Türk tarafında olduğu dönemlerde Maraş konusunu gündeme getirdiğini ancak olumlu mesaj almadığını söyleyen Talat, artık moral üstünlüğün kalmadığını ve şimdiki durumda Maraş konusunda ne yapılabileceğini sordu ve bu konuda BM Güvenlik Konseyinin aldığı kararlar olduğunu hatırlattı.

 

Talat böyle bir durumda müzakerelerin devamının da görüşmelerin iptalinin de doğru olmadığını, doğru olanın görüşmeleri "deli etmek" olduğunu söyledi. "Görüşmelerden çekilmeyi zinhar, aklımızdan dahi geçirmemeliyiz" dedi.

 

 

 

 

BM NE YAPMALI?

 

2. Cumhurbaşkanı, "1 Temmuza kadar bir şey olmayacağı anlaşıldığına göre BM’nin yapması gereken, Barış Gücünün görev yönergesini ve konunun diğer tüm unsurlarını da değerlendirmeye alarak, görüşmelere Rum tarafındaki seçimlerden sonra dönüleceğini açıklaması ve bunun da bir takvim çerçevesinde olacağını ilan etmesi gerekir; o zaman bunu herkes düşünecektir" dedi.

 

DOLUM TESİSİ

 

İç konulardaki bazı hususları da değerlendiren Talat, dolum tesisi konusunda, bunun olmayacak duaya amin demek olduğunu söyledi ve petrol dolum tesisinin bu ülkede çalışamayacağını ta başından söylediğini hatırlattı. Çevreye olumsuz etkilerinin ise zaten ilgili çevrelerce ortaya konduğunu anlattı.

 

 

 

Bu haber toplam 657 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler