1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KIBRIS SORUNU: HALININ ALTINDAKİ PİSLİK
 KIBRIS SORUNU: HALININ ALTINDAKİ PİSLİK

KIBRIS SORUNU: HALININ ALTINDAKİ PİSLİK

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

A+A-

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

Türkiye’nin karşılaştığı güncel bölgesel sorunlarla ilgili olarak Talat, Suriye’deki olaylardan en çok zarar gören ülkenin Türkiye olduğunu kaydetti. Türkiye’deki terör olaylarına da değinen Talat, bu beladan kurtulmanın çok büyük bir ihtiyaç olduğunu anlattı.

HALININ ALTINDAKİ PİSLİK

Bu son derece yoğun sorunlar içerisinde Türkiye’nin ilgisinin Kıbrıs’tan uzaklaşmasının doğal olduğunu söyleyen Talat, “Ancak Kıbrıs sorununun kanayan bir yara olduğunu unutmamak gerekir. Bu sorun halının altına süpürülen pislik olmamalıdır” dedi. Yıllar geçtikçe halının altında biriken pisliğin kokuşacağına dikkat çeken Talat, Türkiye’nin  bu yüzden çözümü istediğine inandığını söyledi.

Talat, Türkiye’nin 2003 yılından itibaren  Kıbrıs sorununun çözümüne büyük destek verdiğinin unutulmaması gerektiğini ifade etti ve bu dönemde birçok tabunun yıkıldığını anlattı.

LİLLİKAS VE KLERİDES

Bir başka soruyu değerlendiren 2. Cumhurbaşkanı Talat, ırkçılığın Avrupa’da yasak, ama yaygın olduğunun bilindiğini belirterek, AKEL’in Papadopulos Hükümetine soktuğu zamanın Dışişleri Bakanı Lillikas’ın ise bu kadar ırkçı olabileceğini kimsenin tahmin edemediğini söyledi. Rum tarafında siyasetin iniş çıkışlardan mustarip olduğunun bilindiğini anlatırken örneğin, çok iyi bilinen Klerides’in de iki dönemi olduğunu, bunun birincisinde “şahin”, ikinci döneminde ise “güvercin” olduğunu hatırlattı.

ERKEN SEÇİM

Başka bir soru üzerine 2013 yılı içerisinde KKTC’de seçime gidilebileceğini söyleyen Talat, bunu UBP’deki parti içi sorunların da hızlandırabileceğini anlattı.

DERE BÖYLE AKTI

Programa katılan vatandaşların sorularını da değerlendiren Talat, Cumhurbaşkanlığı konusunda kendisinin önceden bir kararı olmadığını belirterek “Dere böyle aktı” dedi. Talat, o dönemde kendisinin Cumhurbaşkanı olması yolundaki gelişmelerin durdurulamaz olduğunu anımsattı.

Başka bir soruyu değerlendiren Talat, ekonominin iyi olmadığını kaydederek, bütçeyi kısmak gibi önlemlerle ekonominin iyileşemeyeceğini söyledi. “Bütçeyi küçültürseniz, en büyük ekonomik sektörün kamu sektörü olduğu gerçeği çerçevesinde ekonomiyi de küçültürsünüz”, diyen Talat, esnafın her geçen gün teslim bayrağını çektiğini, hemen tüm iş çevrelerinin zorda olduğunu ifade etti.

KKTC’de hükümet anlamında bir hükümetin bulunmadığını söyleyen Talat, şu anda Türkiyeli herhangi bir yetkili ne düşünür, ne ifade ederse bunun, anında yerine getirilmesine çalışıldığına, hiçbir düşünce üretimi yapılmadığına dikkat çekerek, sosyal yaşamda da Türkiye’nin sadece taklit edilmeye çalışıldığını söyledi. Talat, hükümetin ekonomik konularda Türkiye ile konuşması ve kaynak yaratması gerektiğini anlatarak “Türkiye bizim düşmanımız değildir” dedi ve oturup konuşmanın yararlarını anlattı. “Türkiye dışında bize parasal kaynak aktaracak başka bir ülke yoktur” diyen Talat, bu zafiyetin anlaşılarak, aynı zamanda da bu büyük olanağın değerlendirilmesinin ve bunu yaparken Türkiye ile ilişkileri daha ileri düzeylere taşımanın hükümetin görevi olduğunu ifade etti.

KİMLİK BUNALIMI

Talat güncel bir konu olan Fenerbahçe - AEL eşleşmesinin siyasi anlamı hususunda birçok şeyin söylendiğine dikkat çekerek “Bunlar tartışılabilir, ama Fenerbahçe - AEL eşleşmesi Kıbrıs’ın en somut gerçeğini ifade ediyor. Çözüm konusunda alternatifsiz değiliz diyenlere bu eşleşmeyi ithaf etmek gerekir. Ancak başka bir gerçek daha var. AEL taraftarlığı yapacak Kıbrıslı Türklerin yadırganıp yadırganmayacağı konusu konuşuladursun, Fenerbahçe Çetinkaya ile maç yapsa birçok Kıbrıslı Türkün Fenerbahçe’yi destekleyeceği gerçeği de unutulmamalıdır” dedi.

Talat, tüm bu hususların bir kimlik bunalımına işaret  ettiğini ve Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü devam ettikçe bu bunalımın da derinleşeceğini kaydetti.

MORAL BOZUKLUĞU

Bir başka soru üzerine Talat, toplumda büyük bir moral bozukluğu olduğunu ve Kıbrıs sorununun çözümünden de toplumun umudunu kestiğini söyledi. Kıbrıs Türkünün çok yönlü tokatlar yediğini belirten Talat, Rumların Annan Planına hayır demesiyle Kıbrıslı Türklerin bir tokat yediğini, daha sonra Hristofyas’tan beklentilerin gerçekleşmemesi nedeni ile tekrar bir hayal kırıklığına düşüldüğünü, en sonunda yeni Kıbrıs Türk politikasıyla şimdiki hayal kırıklıklarının yaşandığını anlatarak toplumun bu nedenle siyasetten umudunu kestiğini belirtti.

 KOMPLO TEORİSİ

“Talat kazansaydı sorun çözülebilirdi, bu yüzden Türkiye ona seçimi kaybettirdi” şeklindeki iddiaları komplo teorisi olarak yorumlayan 2. Cumhurbaşkanı, gerçek siyasetin böyle yürümediğini anlattı.

DİSİ’NİN ÖNEMİ

Başka bir soruyu değerlendiren Talat, Annan Planının hazırlandığı dönemde DİSİ’nin politikasının önemine dikkat çekti ve referandumda takınılacak tavrın belirleneceği toplantıda Klerides’in “ülkemin bölünmesini göreceğime, ölmeyi tercih ederim” şeklindeki duygusal konuşmasını hatırlatarak, o günlerde, Klerides’in, partisinin bölünme tehlikesini bile göze aldığını hatırlattı. “Bugün aynı tutumu sürdürür mü, bilemiyorum” diyen Talat, girilmekte olan ittifaka dikkat edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 592 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler