1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kıbrıs Olimpiyat takımını takdimimidir
 Kıbrıs Olimpiyat takımını takdimimidir

Kıbrıs Olimpiyat takımını takdimimidir

Evet, aylardır çok konuşulan 2012 Londra Olimpiyatları’na artık sayılı günler kaldı. Bu bağlamda, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC)’ye ve Birleşmiş Milletler’e üye ülkelerin yer alacağı bu müthiş organizasyonunu her zaman olduğu gibi

A+A-

 

 

 

Evet, aylardır çok konuşulan 2012 Londra Olimpiyatları’na artık sayılı günler kaldı. Bu bağlamda, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC)’ye ve Birleşmiş Milletler’e üye ülkelerin yer alacağı bu müthiş organizasyonunu her zaman olduğu gibi, yine seyirci localarından pardon, televizyon ekranlarından izleyeceğiz.

Bakmayın siz, bizim iktidarda bulunan politikacıların “Dünya bizi hem Londra, hem de bundan sonraki olimpiyatlara kabul etmelidir” söylemlerine.  Dünyanın KKTC diye bir olgudan haberi bile yok.

Beğensek de, beğenmesek de Kıbrıs denince, akla BM ve dünyadaki sportif kuruluşlar dahil her yasal platformda kabul edilen, Kıbrıslırumlar tarafından gasp edilen Kıbrıs Cumhuriyeti gelir.

Kuzey Kıbrıs olarak bizler varsın, Türkiye Olimpiyat takımlarından 4x400 m. kadınlarda yarışacak Meliz Redif ile avunalım; Kıbrıs Cumhuriyeti hem de altın madalyada iddialı olduğu Londra Olimpiyatları’na tam 13 sporcu ile katılıyor.

Düşünün, Kıbrıs’ta bir çözüm olsaydı bugün, bu sporcuların arasında belki de en az bir-iki Kıbrıslıtürk olacaktı.  Varsın bizimkilerin, Viva veya Kazıklı Voyvoda panayırlarında uluslararası! Açılım arasın; Kıbrıslırumlar gerçek organizasyonlarda hem de iddialı bir şekilde yer alıyor.

Bu iddialı sporcular arasında yüksek atlamada Kyriakos Ioannou, teniste ünlü Bagdatis ile 200 m. serbest stil yüzmede Anna Stylianou bulunuyor.

Atletizm Erkek: Kyriakos Ioannou (Yüksek atlama), Apostolos Parellis (Disk atma), Konstantinos Stathelakos (Çekiç atma),       

Atletizm Bayan: Eleni Artymata (200 metre)         

Bisiklet: Marios Athanasiadis (Dağ bisikleti)

Artistik Jimnastik: Chrystalleni Trikomiti

Yelken: Andreas Carioulou (RS:X), Pavlos Kontides (Laser)    

Atıcılık Erkek: Georgios Achilleos, Antonakis Andreou                               

Atıcılık Bayan: Panayiota Andreou    

Yüzme Bayan: Anna Stylianou (200 metre serbest)

Tenis: Marcos Baghdatis (Tek erkekler)     

 


 

FIFA’dan Kosova’ya “bekle” çağrısı

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 15 Kasım 1983 tarihinde tek taraflı ilanından sonra Kıbrıslıtürkler’e uygulanan spor ambargosu hızlı bir şekilde devam ederken, bu izolasyonları aşmak için Kuzey Kıbrıs’ın gösterdiği tüm çabalar adeta boşa çıkmakta yarışıyor.

Dünyanın, ısrarla kabul etmediği KKTC olgusunu kabul ettirmek için, panayır veya festival düzeyindeki etkinliklere katılan Kuzey Kıbrıs, bu konunda sadece kendisini avutuyor ve bir anlamda da VİVA Dünya Kupası veya Kazıklı Voyvoda panayırları ile kendisini avutuyor.

Ne var ki, bu girişimler olurken, hiç de politikasını ve çalışma yöntemini beğenmediğim Futbol Federasyonu Başkanı Sertoğlu geç de olsa olayı yasal zemine çekmek için bir girişim başlattı. Bu bağlamda  bir süre önce, FIFA Başkanı Sepp Blatter tarafından  FIFA’dan uzaklaştırılan eski Dış İlişkiler Sekreteri Avukat Jerome Champegne’i Kuzey Kıbrıs’a davet ederek, “acaba yeni bir açılım” yakalar mıyım” düşüncesi ile yola çıktı.

Bu görüşmelerinin Eylül ayına sarktığını dile getiren Sertoğlu bakalım kutudan ayıyı pardon “FIFA”yı çıkaracak mı?

Bu arada, Kuzey Kıbrıs hakkında bu gelişmeler olurken, hemen hemen KKTC’nin durumunda olan Kosova’ya büyük siyasal baskılar sonucu FIFA tarafından özel maç yapma izni verildi.

KKTC’yi heyecanlandıran bu önerinin babası olarak da Jerome Champagne ile Fenerbahçe eski Başkanı Kosovalı Ali Şen gösterildi.

Ancak, yaz rüyası erken bitti ve FIFA geçtiğimiz gün aldığı bir kararla Kosova’nın başvurusunu askıya aldığını ve konuyu eylül ayında FIFA İcra Kurulu’nun toplantısına ertelediğini açıkladı.

Çünkü, siyasal statü olarak, Sırbistan’a bağlı olan ve KKTC gibi Kosova’nın bağımsızlığına izin vermeyen Sırbistan’ın yeni hükümet oluşumu eylül ayında olacağından, Kosova’nın durumu eylüle ertelendi.

Aslında, dünyadaki tüm siyasal baskılara karşı direnç göstermekle ve yasalara sıkı sıkıya bağlı olan FIFA’nın bu Kosova açılımı “acaba FIFA siyasal baskılara boyun mu eğdi?” düşüncesi bende bile oluşmuştu.

Günün sonunda FIFA gerçek kurallarına döndü ve Kosova’yı beklemeye aldı. Ha, bizim için tek yol çözüm ve KOP’un vereceği izin ile hiç de gocunmadan uluslararası arenaya açılmaktır.

 


KTSYD Mali Raporu üzerine

 

Geçtiğimiz perşembe akşamı, yaptığım eleştirilerden dolayı bu yıl benimle kora kor kavgaya girişen KTSYD’nin Mali Genel Kurulu yapıldı.

Çok istediğim halde özel nedenlerle bulunmadığım genel kurulda bol bol ismimden bahsedildi. Ha bu bahsedilmelerin olumlu olmadığını belirtmeliyim. Neyse, tüzük gereği yapılan mali genel kurula sunulan mali raporu denetleyen denetçilerden biri de bendim ve kendime göre haklı nedenlerle bu raporu imzalamadım. Üç denetçiden ikisinin imzası ile geçerli olan mali raporu imzalamama gerekçelerinden en önemlisi, yıllardır başka örgütlerin de yapmış olduğu ihalesiz yatırımlar diğeri ise, spor yazarlarının katılacağı dış temaslarda bilimsel ve objektif kriterler yerine, ahbap-çavuş yöntemine olan itirazımdı.

Arkasında durduğum bu gerekçeleri genel kurulda dile getiren ve bu konuda soru soran sevgili dostum Fevzi Beyar’a verilen yanıtta, benim yurtdışına gönderilmediğim ve ihalelere çıkılmadığı için imzalamadığım söylendi.

Buraya kadar her şey doğru? Ancak, üstüne basa basa benim dış temaslara gitmememin esas gerekçe olarak gösterilmesi sadece “SOFTA ŞAŞIRTMASIYDI”.  Bu arada, benim olmadığım ve yanıt verme olanağım olmayan bir mekanda  “bana vurmaya çalışan” dost! Spor yazarlarını orada olamadığım gerekçesiyle uyaran genel kurul başkanı Yücel Hatay’a teşekkür ederken, bu etik olmayan konuşmalara sessiz kalarak onay veren KTSYD başkanı Gençkaçmaz’a da üzüntülerimi sunarım. 

Bu mali raporda sorgulanması gereken üç nokta var. Birincisi, ihalesiz yatırımlara katkı koyanlar her halde KTSYD’nin karakaşına kara gözüne bu katkıları koymadılar? Özellikle, sporda yönetici konumunda olan bu yatırımcıların hiç eleştirilmediği dikensiz gül bahçesi mi talep ettiler.  İkincisi, yanılmıyorsam 234,000 TL’lik bir muhtelif gelirler başlığı var. Bu gelirlerin kaynağı neden açıklanmadı?

Bir de, benim gibi icazetsiz yazan spor yazarlarını susturmak için, kendi evlerinin önüne bakamayan kara çalma şampiyonu hem de yönetim kurulunda, hem de yandaş bazı spor yazarları tetikçi olarak üzerimize gönderildi.  Ama, bizi bunlar susturamaz. Ha bir de olayın SAYIŞTAYLIK boyutu var. Kanımca, bu mali rapor Sayıştaylık tarafından sorgulanmalıdır. Zaten, bazı üyelerin bu konunda SAYIŞTAYLIK ile temasa geçtiklerini öğrendim. Unutulmasın ki, buradaki aklanma son değildir. Öyle örnekler vardır ki, genel kurul onayına rağmen, Sayıştaylık yeniden soruşturma açmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 598 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler