1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'KIBRIS FARKLILIĞINA ALIŞIYOR...'
KIBRIS  FARKLILIĞINA ALIŞIYOR...

'KIBRIS FARKLILIĞINA ALIŞIYOR...'

Ada’nın yeniden birleşmesi ile ilgili görüşmeler yerinde sayıyor. Kıbrıs’ın Kuzeyi, federasyon fikrinin başarısızlığa uğratıldığını düşünüyor. Oysa Güney Kıbrıs Rum tarafı bundan hiç de vazgeçecek gibi görünmüyor.

A+A-

 

 

 

 

     Ada’nın yeniden birleşmesi ile ilgili görüşmeler yerinde sayıyor. Kıbrıs’ın Kuzeyi, federasyon fikrinin başarısızlığa uğratıldığını düşünüyor. Oysa Güney Kıbrıs Rum tarafı bundan hiç de vazgeçecek gibi görünmüyor.

 

SEKTEYE UĞRAYAN GÖRÜŞMELER

 

     Kıbrıs’ı güneyde Rum, kuzeyde de Türk olmak üzere birbirinden ayıran tampon bölge üzerine çöken sessizlik, bu sabah olduğu gibi bazen bozuluyor. BM Barış Gücü'nün ana karargâhına yakın bir bölgede, mavi sirenli BM araçlarının eskortluk ettiği iki sivil araç oradan buraya hızla hareket ediyor. Siyah olan limuzinlerden birinden Kıbrıs Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas iniyor. Hristofyas, kameralara gönderdiği bir gülümsemenin ardından konuk evine giriyor. Karşı tarafla bir buçuk saat süren görüşmenin ardından tekrar Ada’nın kendi tarafına doğru yola koyuluyor.

     2008’den bu yana aynı ritüel neredeyse haftalık olarak tekrar ediyor. Buluşmalar, habercilere de pek haber değeri taşıyacak malzemeler sunmuyor. Haber yapmak için bekleşen muhabirlerin sıkılmış halleri yüzlerinden apaçık okunabiliyor. Ertesi gün, bir kez daha Kıbrıs medyalarında somut ilerlemelere dair haberler verilemeyecek. Ada’nın yeniden birleşmesi etrafındaki görüşmeler dönüp dolaşıp aynı yere geliyor. BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’un geçmiş aylardaki kişisel çabaları bile bunu fazla değiştirmeye yetmedi.

     Oysa 2008 oldukça umut vererek başlamıştı. 2008 ilkbaharında iki taraf, uzun bir geçmişe dayanan sorunu aşmaya yönelik yeni bir çabaya girişme üzerinde anlaşmıştı. Daha önce beş farklı genel sekreter döneminde sorunu çözme konusunda başarısız olmuş BM, bu kez taraflara yeni bir plan dikte etmeye niyetlenmedi. İki taraf arasında görüşmeleri yeniden ele almanın çıkış noktasını, tek vatandaşlı ve tek tüzel kişilikli, siyasi olarak eşit, iki bölge ve iki toplumlu bir federasyon üzerine varılan uzlaşma sağlamıştı. Görüşmelerde ekonomi ve AB konularında hızla ilerlemeler kaydedilmişti. Başka konularda da çözümler yakın görünüyordu. İki taraf arasındaki yakınlaşma, 2010 Nisan ayında Türk tarafında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında sosyal demokrat Mehmet Ali Talat’ın yerini milliyetçi Derviş Eroğlu’nun almasıyla birden sekteye uğradı. Eroğlu, seçilmeden önce hedefini şöyle açıklamıştı: Kıbrıs’ın fiilen ayılmış hâlini hukuken de sağlamak. Bölünmeyi gidermeye dönük bir konsensüs arayışı ise o gün bugündür yok.

 

KARŞILIKLI GÜVENSİZLİK

 

     Derviş Eroğlu’nun özel temsilcisi olarak Kıbrıs Türk tarafı adına görüşmeleri Kudret Özersay yürütüyor. Siyaset bilimci olan Özersay, masaya oturur oturmaz önceki görüşme yöntemleriyle arasına hemen mesafe koydu. İki bölgeli, iki toplumlu federasyon arayışlarında tüm yöntemlerin tüketildiğini savunan Özersay’ın yaklaşımı: “Kusura bakmayın, ama kral çıplak.”

     Özersay’ın karşısındaki müzakere partnerinin adı ise Georgios Yakovu. Kıbrıs Cumhuriyeti adına uzun yıllar dışişleri bakanlık görevini yürütmüş Yakovu ise federal çözüme dair yöneltilen tüm eleştirilere karşı savunmaya geçiyor. Yakovu’nun yaklaşımı ise: Sürekli olarak bir B planıyla flört eden, A planı üzerindeki çalışmaları baltalar.

     Özellikle dört konu başlığı anlaşmazlık konusu: Taşınmazlar, toprak paylaşımı, siyasi iktidarın paylaşımı ve vatandaşlık konuları. Açık kalan başka hususların listesi de uzayıp gidiyor.

 

AB ÜYELİĞİ HATAYDI

 

     Federasyon hâlinde, devlet yönetiminin nasıl şekilleneceği de tartışma konusu. Tüm bu meseleler yeni değil. Aslında bunların çözümü konusunda 38 yıllık bir zaman zarfı bulunuyordu. Ayrılık yanlısı statükonun yerleşmesi de çözüm yolunda bir kırılmayı zor kılıyor.

     Bu arada Batılı diplomatlar, Annan planının başarısızlığına (Türk tarafı plana onay verirken Rum tarafı reddetmişti) rağmen Kıbrıs’ı 2004 yılında AB’ye almanın yanlışlığını artık dile getiriyor. Diplomatlar, böylece çözüm konusunda uluslararası baskılar kurma imkânının ortadan kalktığını belirtiyorlar.

     Birçok Kıbrıslı’nın bu yüzden yorgun düşmesine şaşmamalı. Lefkoşa’nın eski yerleşim bölgesinde Türk ve Rum tarafını birbirine bağlayan Ledra Sokağı’nı mesken tutan gençler, tampon bölgesinin tam ortasında bir çadır kent kurmuş durumda. BM’nin göz yumduğu etkinliğin amacı, 2008’den bu yana yayalara açık olan bu sokağı iki halkın kültürlerinin kesiştiği yer hâline getirmek. Gençlerin ne güneyin ne de kuzeyin siyasetine inancı bulunuyor. Burada müzakerelerin başarılı olacağına inanan yok. Gençler, politikacıların Ada’nın birleşmesiyle ilgilenmediğini, zira bölünmüşlüğün onlara sağladığı güçten feragat etmeyi istemeyeceklerini düşünüyorlar.

 

 

Bu haber toplam 577 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler