1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Kentteki 'yaban' hayat…
Kentteki yaban hayat…

Kentteki 'yaban' hayat…

Kentteki 'yaban' hayat…

A+A-

Mert ÖZDAĞ

Lefkoşa’da  boyu boyuna uzanan “Kanlı Dere”…
Mağusa’da kentle iç içe geçmiş sulak alanlar…
“Arsa” yapılmış araziler…
Ve Girne’de bir zamanlar “dağ” olan siteler, evler, villalar…
Kent ve doğa iç içe geçmiş…
Kimi yabani türler de bu kaçınılmaz durum karşısında 'yeni düzene' uyum sağlamışlar…
Önceki gün Aktay Elektrikçi Facebook'ta paylaştı, 2 turaç Gönyeli sokaklarında geziyorlardı…
Turaç, yabani bir tür…
Hatta 'çok korkak' olduğu bilinir.
Ancak su kaynaklarının tüketilmesi, arazilerin evlerle dolması ne yazık ki, yabani olan bu türün kentlerin sokaklarına inmesine neden olmuş…
Askerdeyken hatırlıyorum, ara bölgede yaşayan hayvan türlerini…
Mesela bir tilki vardı, geceleri ara bölgeden kuzeye geçer, çöpleri karıştırır, biz de bu sesleri dinlerdik.
Gün ağarırken bizim tilki geldiği yerden yine Amazon Ormanı'nı andıran 'ara' bölgeye geçerdi.
Her gece izlerdik.
Neler vardı ki o Yeşil Hat'ta…
Tilkiler, keklikler, tavşanlar, kirpiler, kuş türleri…

 ***

Diğer yandan kentlerdeki ağaçlarda çoğalan fassa kuşları da dikkat çekici sayılarda yer etti.
“Doğal yaşamda bu kadar fassa yok” diyen avcı sayısı az değil…
Fassalar da kentlere yerleşmiş…
Gönyeli Barajı’ndan çıkan ve Lefkoşa Fuar alanı yakınlarında önü kesilen bir dere yatağı var.
Dikkat ederseniz göreceksiniz.
Gönyeli Çemberi'nin kuzey doğusunda önü kesilmiş, fuar binası ve ana yol bariyer olmuş.
Eğer sessizce yanaşırsanız, o bölgede de ilginç yabani hayvanların yaşadığını göreceksiniz.
Geçtiğimiz günlerde ana yolda bir kuşun koştuğunu gördüm.
Kamyonlardan yola dökülen yemleri yemeğe çalışıyordu.
Araçların arasında birkaç yem tanesi yutabilmek için mücadele ediyordu.
Dikkat ettim, 'su tavuğu' diye bilinen bir türdü. (Common moorhen / Gallinula chloropus)
Kentin neredeyse içindeki sulak alandan yola kadar ilerlemişti.
Diğer yandan 2012 kışında bir göleti andıran Sanayi Bölgesi’ndeki su birikintisi de çeşitli kuş türlerini ağırlamıştı.
Benim izleyebildiğim kadarıyla beyaz balıkçıl, su tavuğu, yeşilbaş ördek, cılıbıt türleri, mahmuzlu kız kuşu, sakarmeke ve çeşitli ötücü kuşlar bölgede konaklamıştı.
Yağışların az olması nedeniyle Lefkoşa Sanayi’deki bu güzel sulak alan bu yıl kuru kaldığı için hiçbir kuş türünün bölgeye uğramadığını gördüm.
Bu da bir başka 'kent içinde yaban hayat' olarak gündeme gelmişti.
Buna benzer örnekler çoğaltılabilir.
Eminim diğer kentlerde de yaban hayatta görmeye alıştığımız türleri sokaklarda görenler olmuştur.
Bu manzara bize bazı 'uyarılar' yapıyor, hiç kuşkusuz…
Doğa bize, doğal alanları yok ettiğimizi ve buna bağlı olarak yabani hayvanların kentlerimize inmek zorunda kaldığını, çığlık atarcasına anlatmaya çalışıyor.
Çöpleri karıştıran tilki, anayolda yemleyen su tavuğu, kentlerdeki kirpiler, su kuşları ve diğerleri…
Hepsi doğanın birer parçası…
Hepsi doğanın ta kendisi…
Kent ve insana birer uyarı yapıyorlar: Biz buradayız, yok etme bizi!

Bu haber toplam 309 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 163. Sayısı

Adres Kıbrıs 163. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler