1. YAZARLAR

  2. Hasan Yıkıcı

  3. Kendi cümlelerinde hapsolanlar...
Hasan Yıkıcı

Hasan Yıkıcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Kendi cümlelerinde hapsolanlar...

A+A-

Kendi cümlelerinde hapsolanlar, her şeyi bilenler, her şeyi bildiğini dayatanlar, bildiği her şeyi dayatanlar, ağızlarından çıkan her sözcükte karşısındakini yok etmek isteyenler, kelimelerden birer esaret cumhuriyeti inşa edenler, kendi esaret cumhuriyetlerinde kendi kendilerinin tutsak-efendisi olanlar, kendilerinden farklılaşan sesleri yok sayanlar, susturmak isteyenler, ezberledikleri notaların dışında ayrı bir nota basılmasına tahammül bile edemeyenler, kendi seslerinde sağır olanlar, başkasının müziğini gürültü ile boğanlar, en özgürlükçü olanlar, kendilerinin özgürlükçülüğüne toz kondurmayanlar, tozsuz, kirsiz ve steril yaşamlarında bir birlerini poh pohlamaktan arta kalan zamanda, kendilerini poh pohlamayanların üzerine içlerindeki küçük faşisti kusanlar, içindeki zehri kusanlar, zehir olanlar, kendi küçük iktidarlarından zehirlenenler, zehirli kusmuklarını lenger lenger etrafa yayanlar, kendi fanuslarında nefessizliğe bağışıklık kazananlar, oksijene alerjik reaksiyon geliştirenler, fanusun dışında bir hayat tahayyül edemeyenler, fanusu kırmaktan korkanlar, fanusun içindeki alışkanlıkların tekrarından ibaret yaşamlar arzulayanlar, fanus haline dönüşenler, alışkanlıklar içinde arzularını kaybedenler, kaybedenler, kaybettiklerine dayanarak konuşanlar, başka bir dünya arzusunu kendi dünyalarının suniliğinde söndürenler, benliklerini dünyanın ve evrenin ve galaksilerin ve tüm sonlu sonsuz, ezeli ve ebedi yaşamların merkezinde konumlandıranlar, tüm öteki olasılıkların, tüm başkaların ve tüm kendi dışındaki 'imkansız doğruların', söz konusu bile olamaz yaşamları, dünyanın merkezindeki kutsal egoların vıcık vıcıklığında boğanlar, karşıtı olmadan, karşıtlıklar yaratmadan var-olamayanlar, paranoyak zihinlerde yaratılmış düşmanların karşıtı olarak kendi var-olamamalarını kuranlar, karşıtına anti-faşist, kendisinde küçük faşist olanlar, “Dinle Küçük Adam” kitabından altını yapıp kendisinden farklılaşana, fanusundan kaçana, ötekini tahayyül edebilene faşist olanlar, sol gösterip sağ yaşayanlar, gerçeklerden yana gözüküp yalanın suyuna dalanlar, yanıp da ışıldayamayanlar, gözlerindeki ateşi sahteliğin karanlığı ile değiştirenler, yüreklerinde bir kez bile ateşi hissedemeyenler, bir kez bile yanmayanlar, bir kez bile yanmamalarına rağmen her zaman karşısındakini yakıp yok etmek isteyenler, yüreklerinde bir kez bile ateşi hissetmeyip kendilerini en büyük ateş taşıyıcısı olarak sunanlar, parlamayanlar, yanmayanlar, yanılmayanlar, susmak nedir bilmeyenler, yüksek sesle konuşanlar, bağıranlar, bağırarak konuşanlar, böğürenler, içindeki katılaşmış kötülük çiçeklerini dokundukları her yere bırakanlar, dokundukları her yeri kurutanlar, kuruyanlar, tütmeyenler, parlamayanlar, ışığını kaybedenler, kendilerini gölgelere hapsedenler, koruyup kolladıkları küçük faşiste söz geçiremeyenler, küçük bir faşistin dış sesi olanlar, sesleri giderek uğultulu hale gelenler, ifadeleri bozulurken ağızları da eğrilip bükülenler, yürekleri katılaşanlar, başkasının gözüne bakamayanlar, başkasının gözünden hayata bakamayanlar, lügatlarında empati olmayanlar, olsa bile laf ola, sayfa dola maksat 'cici' görünmek için kullananlar, sırf görünmek için varolanlar, varoluşlarını kimlik denen kapalı, havasız, rutubetli ve hayaletlerle dolu nostalji odalarına gömenler, gömüldükleri varoluşlardan havasız, rutubetli ve hayaletlerle dolu düşünceler saçanlar, felçli düşüncelerde sıkışıp kalanlar, felçli düşüncelerinden kurtulamayanlar, felçliler, saçtıkları havasız, rutubetli ve hayaletlerle dolu düşüncelerle kısır döngülerde dönenler, köşeyi dönenler ama hiç köşeyi dönmemiş gibi yalan söyleyenler, yalanlar söyleyenler ama hiç yalanlar söylemiş gibi kendisini masum, mağrur ve mağdur pazarlayanlar, -mış gibilerin gömleğini üzerlerine geçirenler, üzerlerine geçirdikleri gömleklerin içinde şişip şişip patlayanlar, hınçtan buruşmuş, nefretten pörsümüş ve kimselerin dokunamayacağı sarsılmaz doğrularının katılaştırdığı kibir fışkıran suratlarına maske geçirenler, mağduriyet maskeleri, yok oluş maskeleri, göz yaşı maskeleri, saflık ve temizlik maskeleri, 'tek doğru benim' maskeleri, en çok da özgürlük ve devrim maskeleri geçirenler, maskelerin ardında sahiciliğini yitirenler, yitirilen sahiciliklerin yerini 'ben bilirimciliklerle' dolduranlar,  maskelerin karanlığı ardına saklananlar, saklandıkları yerde kendilerini unutanlar, düzeni eleştirirken düzenden nemalanmaya çalışanlar, düzen olanlar, rejime karşı olup rejim içinde yer kapmaya çalışanlar, koluna Che dövmesi işleyip mafyayla flört edenler, eline Che kitabı almayıp paraya tapanlar, işgale karşı olup da işgalin itibarına ortak olanlar, sesini yükselttikçe küçülenler, küçüldükçe herkesleşenler, slogandan öte cümle kuramayanlar, küçük cümleler içinde sıkışıp kalanlar, sıkıştıkları yerde kelimelerde, cümlelerde ve anlamlarda çürüyenler, kelimeleri, cümleleri ve anlamları çürütenler, körelenler, kibrin körlüğüne karışanlar, tahakkümün sınırsızlığını kutsayanlar, sadece ve sadece kendilerine tapanlar, kendi cümlelerinde hapsolanlar...

 

Bu yazı toplam 1956 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar