1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kayıpların kimlik tespit programıyla ilgili anlaşmazlık devam ediyor'
Kayıpların kimlik tespit programıyla ilgili anlaşmazlık devam ediyor

'Kayıpların kimlik tespit programıyla ilgili anlaşmazlık devam ediyor'

Lefkoşa, 15 Mayıs 2012 (T.A.K): Kayıpların kimlik tespiti programının Kıbrıs’ta kalması için gerçekleştirilmekte olan temasların; BM’nin üst kademelerine kadar ulaştığı ifade edildi. Elde ettiği bilgilere dayanarak, bunun, programın Kıbrıs

A+A-

 

 

 

Lefkoşa, 15 Mayıs 2012 (T.A.K): Kayıpların kimlik tespiti programının Kıbrıs’ta kalması için gerçekleştirilmekte olan temasların; BM’nin üst kademelerine kadar ulaştığı ifade edildi.

Elde ettiği bilgilere dayanarak, bunun, programın Kıbrıs’ta kalması ümitlerinin sönmemesinin sebebi olduğunu yazan Fileleftheros, UNDP’nin, programın yurt dışında devam etmesi için çıkılan ihalede galip gelmiş olduğu söz edilen firmayla temaslarda bulunmasına rağmen; ihalenin verilmediğini kaydetti.

UNDP ile Nöroloji ve Genetik Enstitüsü arasındaki temasların devam etmekte olduğunu yazan gazete, Genetik Enstitüsünün, programın Kıbrıs’ta kalması için bazı ödünler vermeye ikna edildiğini belirtti.

Elindeki bilgilere dayanarak, çözüme kavuşturulması gerekecek olan sorunlardan birinin, Genetik Enstitüsünün, ilan edilen ve uluslararası anlamda da yürürlükte olan uluslararası ihalenin içerisinde yer alan prototipe akreditasyonu olduğunu ifade eden gazete, Genetik Enstitüsü’nün BM’nin gereksinimleri temelinde akredite olmuş olmamasının; BM tarafından istenen çalışmayı yapamayacağı anlamına gelmediğini vurguladı.

BM’nin, bilimsel anlamda Genetik Enstitüsü’ne karşı çıkmadığını belirten gazete, BM’nin, bugüne kadarki işbirliği aynı zamanda akreditasyon işlemlerinin sürmesinden dolayı, Genetik Enstitüsü’ne; kendisinden talep edilen akreditasyonu alması için zaman kredisi vermeye hazır olduğunun göründüğünü ekledi.

Haberde, Genetik Enstitüsü’nün akreditasyonu konusunun, daha önce Kıbrıslırum Meclisi’nde de gündeme geldiği ifade edildi.

Dönemin “Tüm Kıbrıs Beyan Edilmemiş Esirler ve Kayıp Yakınları Komitesi” Sekreteri Nikos Sergidis tarafından, konunun Meclis’te gündeme getirildiğini kaydeden gazete, Sergidis’in Genetik Enstitüsü’nün tanınmıyor olduğunu ifade ettiğini anımsattı.

Komitenin o dönemki başkanı Nikos Theodosiyu’nun ise, aynı toplantıda Enstitü’nün akreditasyon sürecinde olduğunu söylediğini anımsatan gazete, ancak Enstitü’nün şu an akredite olmuş olmadığını yineledi.

Akreditasyon koşulunun, Genetik Enstitüsü’nün seçimine ilişkin olarak, 1 Kasım 2011’de ilan edilen uluslararası ihalelerde yer aldığını yazan gazete, Enstitü’nün bununla ilgili olarak, 17 Kasım’da bilgilendirildiğini belirtti.

Enstitü’nün Meclis’te ortaya koyduğu görüşe göre, Enstitü’nün aynı gün içerisinde, 19 Ekim’de öngörülen anlaşmanın artık masada olmadığı konusunda bilgilendirildiğini kaydeden gazete, 13 Şubat 2012 tarihinde ise UNDP’nin Genetik Enstitüsü’nün Yönetim Kurulu’nun karşısına yeni bir sözleşmeyle çıktığını ifade etti.

Bu sözleşmede, Enstitü’nün kayıp yakınlarıyla ilgili kişisel bilgi arşivini teslim etmeye çağrılmakta olduğu bir madde bulunduğunu kaydeden gazete, 25 Mart’ta ise UNDP temsilcisinin Enstitü’nün yapısı, hiyerarşisi ve kimlik tespiti programında yer almakta olan kişilerin isimleri ve biyografileri hakkında bilgilendirilmek istediğini ifade etti.

Bu talebin, UNDP’nin çıktığı ihalenin maddelerinin içerisinde yer aldığını kaydeden gazete, Enstitü’nün UNDP’nin bu talebini; Adli Genetik Laboratuarı’nın müdürü olan Dr. Marios Kariolu’nun kimlik tespiti programından uzaklaştırılması çabası olarak algıladığını ekledi.

(FİLELEFTHEROS’tan aktaran TAK Ajansı Rumca Haber Bülteni – 15.5.2012)

 


 

 

FILELEFTHEROS

 

“Diyarbakır’da bulunan toplu mezar konusunda Theoharus’tan suçlama...”

 

Lefkoşa, 15 Mayıs 2012 (T.A.K): Kıbrıslırum Ana Muhalefet DİSİ partisi ile Avrupa Halk Partisinin AP’deki milletvekillerinden Eleni Theoharus’a göre “Türkler Diyarbakır’da bulunan 38 iskeletle ilgili tüm gerçeği söylemiyor.”

Fileleftheros’un haberine göre, Theoharus’un basın bürosundan yapılan açıklamada, “Türk makamlarına göre, Diyarbakır bölgesinde bulunan ve Kıbrıslı Rum kayıplara ait olduklarına dair şüpheler bulunan iskeletlerin, 100 yaşında olduğu” belirtiliyor.

Theoharus’un konuyla ilgili sorusu üzerine, Avrupa Komisyonu tarafından kendisine yazılı bir yanıt verildiğini belirten gazete, Avrupa Komisyonu’nun yanıtının; 38 iskeletin kafatası ve kemiklerini incelemiş olan Türkiye Adli Tıp Hizmetlerinin söylediklerine atıfta bulunmakta olduğunu belirtti.

Türk makamlarının, bulunmuş olan kalıntıların “en az 100 yıl toprak altında kalmalarıyla bağlantılı olarak, morfolojik değişikliklere maruz kaldıklarını savunmakta olduğunu” kaydeden gazete, Avrupa Komisyonu’nun ise yanıtında Türkiye’yi; Kıbrıs’taki Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çabalarını desteklemeye devam etmesi yönünde teşvik etmekte olduğunu ifade etti.

Gazeteye göre Theoharus ise açıklamasında, Türk makamlarının bulunan iskeletlere bağımsız bilim adamları tarafından inceleme yapılmasına izin vermediği sürece, “Türklerin bariz nedenlerden dolayı bütün gerçeği söylemediklerinin savunulabileceğini” ileri sürdü.

(FİLELEFTHEROS’tan aktaran TAK Ajansı Rumca Haber Bülteni – 15.5.2012)

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 619 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler