1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Kayıplarımız için bir özür dilenmesini bekliyoruz…” 2
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Kayıplarımız için bir özür dilenmesini bekliyoruz…” 2

A+A-

 


Komikebirli (Büyükkonuk) olan Hristina Pavlu Solomi Patça’yla Mary Afxentiu röportaj yaparak 10 Mart 2016 tarihli PARİKİAKİ’de yayımladı.

Röportajı Rumca’dan İngilizce’ye Hristina, İngilizce’den Türkçe’ye de biz çevirdik. Röportajın devamı özetle şöyle:

“Bu girişim öncesinde Uludağ ve Spiros bir televizyon programına katılarak Spiros’un babasının gömü yeri hakkında nasıl bilgi topladıklarını anlatmışlar. Bu programda, başka gömü yerleri hakkında bilgi sahibi olanların Sevgül’ü araması için çağrıda bulunmuşlar…

Hristina, “Başlangıçta şaşırmıştım, nasıl ilerlemem gerektiğini kestiremiyordum” diyor. “Sonra Sevgül’ü aradım ve o günden bu yana bu konuda hep birlikteyiz. İşte Kıbrısıtürkler’den bulmacanın eksik parçalarını tamamlayan bilgiler böyle akmaya başlamıştı… Eftagomi ile Komikebir/Galatya arasında bulunan Apelandro bölgesinde altı Komikebirli, altı da Eftagomili’nin gömü yeri hakkında bilgiler ortaya çıkmıştı böylece… Daha sonra Sevgül’ün yayımladığı öyküleri okuyup onu arayanlar sayesinde Livadya’da (Sazlıköy) bir kuyuda yakın akrabam Antonis’ten geride kalanların bulunmasını sağladık…”

Sevgül Uludağ, kayıp yakınlarının öykülerini kaleme alıp yayımladıkça, kayıplarla ilgili bilgiler de akmaya devam ediyor… İşte bu nedenle Hristina, en küçük bir ayrıntı bilen kişileri telefonu kaldırıp bu gazeteciyi aramaya çağırıyor…

“Bizim tek umudumuz da budur… Sade yurttaşlar… İnsanlar Kıbrıs konusunu insani bir konu olarak görmeye çalışırlarsa, işte o zaman bir çözüm bulacağız. Birbirimizi kabul edeceğiz ve böylece birlikte yaşayabileceğiz…”

“Birlikte Başarabiliriz” grubunun üyeleri hiçbir mali destek olmaksızın, pek çok şey başarılabileceğini kanıtladılar. Başkalarının onlarca yıldır başaramadığını, kendi kişisel çıkarları olmaksızın yaptıkları çalışmalar sayesinde başarmış bulunuyorlar. İnsanların bildiklerini paylaşması, gelecek kuşaklar için daha iyi bir gelecek yaratmak amacıyla her iki toplumdan kayıp yakınlarını bir araya getirmek ve acılarının ortak olduğunu kanıtlamak…

Gerçeklerin ışığında, tarihi unutmadan, nefret, düşmanlık ve fanatizm hislerine kapılmadan yapıyorlar bunu… Çok güzel etkinlikler ortaya koyuyorlar – mesela her iki toplumdan kayıp yakınlarının anlattığı öyküleri resmeden her iki toplumdan ressamların resim sergisi gibi… Kalplerindeki dikenli telleri söküp atmayı, birbirlerini anlamayı ve elele ilerlemeyi başardılar… “Böylesi bir olanağı bize daha önce kimsecikler tanımadıydı” diye konuşuyor Hristina…

BİR ÖZÜR BEKLEMEK…

Kayıplar konusu hiç kuşkusuz Kıbrıs sorununun en trajik yönüdür ve bir çözüm bulmada önemli bir rolü vardır çünkü her iki toplumu da birleştiren bir konudur. Ancak Hristina’nın da işaret ettiği gibi, bu suçları işlemiş olan ve herkesin bildiği şahıslar, sembolik de olsa bir özür dilemiyor…

“Benim için tatmin edici olacak olan onları mahkemeye vermek değildir, yaptıklarından ötürü özür dilemeleridir. Sanırım kalbimi rahatlatacak olan teş şey budur. Bana şöyle diyebilirler, “Bilir misin Hristina, o günlerde gençtik, yanlış yönlendirildik, özür dilerim… Pişmanım…” Ben sadece Kıbrıslıtürkler’den bahsetmiyorum, “bizimkiler”den de bahsediyorum. Biliyoruz ki bu işlere bulaşmış bazı Kıbrıslırumlar, hiçbir utanç belirtisi göstermeksizin hala aramızda dolaşıyorlar. Nasıl çözüm isteriz ve başkalarından ne bekleriz? Biz ilk adımı attık mı? Önce bunu kendimiz yapalım ve sonra başkalarından bir şeyler bekleyelim… Ancak o zaman bir anlamı olur” diye konuşuyor Hristina.”

 

DEVAM EDECEK

Bu yazı toplam 749 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar