1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kayıplar' Strazburg'ta tartışılıyor...
Kayıplar Strazburgta tartışılıyor...

'Kayıplar' Strazburg'ta tartışılıyor...

Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti, Strazburg’ta Avrupa Konseyi’nde “kayıplar” konusunu tartışıyor. Dördüncü Hükümetlerarası Başvuru çerçevesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava edilmiş bulunan Türkiye ile bazı Kıbrıslıtü

A+A-

 

 

Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti, Strazburg’ta Avrupa Konseyi’nde “kayıplar” konusunu tartışıyor. Dördüncü Hükümetlerarası Başvuru çerçevesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava edilmiş bulunan Türkiye ile bazı Kıbrıslıtürk “kayıp” yakınlarının dava etmiş olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti, “kayıplar” konusunda Kıbrıs’ta ne tür bir “etkili soruşturma” yürütmekte oldukları konusunda Strazburg’a hesap veriyorlar.

Avrupa Konseyi’ne bir sunuş yapan Türkiye, Türkiye’ye karşı dava açmış olan bazı Kıbrıslırum “kayıp” yakınlarının Kıbrıs’ın kuzeyinde polise giderek ifade verdiklerini belirtti ve polisin de bu davalarla ilgili olarak Kıbrıs’ın kuzeyinde 130 kişinin ifadesini aldığını belirtti.

Türkiye’nin Avrupa Konseyi’ne raporunda bir diğer ilginç nokta ise, Kıbrıs’ın kuzeyinde polisin de kendi “kazılarını” başlatmış olduğunu duyurması oldu. Buna göre, Kıbrıs’ın kuzeyinde polis, Kayıplar Komitesi tarafından kazılmış ve bazı Kıbrıslırum “kayıplar”ın bulunmuş olduğu noktalarda, “kendi kazılarını yaparak balistik delil aramaya” karar vermiş. Türkiye’nin raporunda polisin daha şimdiden bir noktada kazı yürütmüş olduğu belirtiliyor.

Yaptığımız araştırmada, polisin yaptığı ve yapmaya devam etmesinin tasarlandığı bu kazılarda herhangi bir arkeolog görevlendirilmiş değil. Polis, olası gömü yerlerinde değil, Kayıplar Komitesi tarafından daha önce kazılmış olan ve “kayıplar”dan geride kalanların bulunmuş olduğu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava konusu edilmiş olan noktalarda kazı yürüttüğü ve yürüteceği anlaşılıyor.

Türkiye’nin raporunda dikkat çekilen bir diğer nokta da, Kıbrıs’ın kuzeyinde polisin, Kıbrıslırum “kayıp” yakınlarına yönelik bir ilan hazırladığı, bu ilanı Kıbrıs’ın güneyindeki gazetelerde yayımlatmaya çalıştığı ancak güneydeki gazetelerin bunu yayımlamaktan kaçındığı yönünde. Türkiye’nin raporunda ayrıca, Türkiye’yi dava etmiş olan bazı Kıbrıslırum “kayıp” yakınlarının, polisin ısrarlı davetlerine karşın, kuzeye geçerek polise ifade vermekten kaçındıkları, ancak üç Kıbrıslırum “kayıp” yakınının polise giderek gönüllü ifade verdikleri belirtiliyor.

Strazburg’ta gerek Türkiye Kıbrıslırum “kayıp” yakınları için, gerekse Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıslıtürk “kayıp” yakınları için “etkili soruşturma” yapmaya çalıştıklarını mahkemeye kanıtlamaya çalışıyor.

Türkiye ayrıca, Karpaz’da yaşayan Kıbrıslırumlar’ın durumu hakkında da Avrupa Konseyi’ne neler yaptığını anlattığı bir rapor sunmuş bulunuyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti ise, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’ye karşı Kıbrıslırum “kayıplar” konusunda almış olduğu kararların uygulanmasını talep ettiği bir rapor sunarak, Erol Mütercimler’in “Satılık Ada Kıbrıs” başlıklı kitabının ekinde bulunan bazı Türkiyeli komutanların 1974’teki görgü tanıklıklarını Avrupa Konseyi’ne sundu.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Konseyi’ne sunuşunda, Kayıplar Komitesi’nin kazılarda kalıntıları bulunan “kayıplar”ın kimliklendirilmesinde yaşanan büyük gecikmelere dikkat çekildi, “kayıplar”ın arandığı süreçte Kıbrıs’taki Türk askeri bölgelerinde kazıların serbestçe yapılamayışının yarattığı sorunları ifade etti.

 

 

 

Bu haber toplam 600 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler