1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kayıplar konusunda skandal iddiası...'
Kayıplar konusunda skandal iddiası...

'Kayıplar konusunda skandal iddiası...'

Lefkoşa, 26 Şubat 12(T.A.K): Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi ile Kıbrıs Genetik Enstitüsü arasında yaşanan anlaşmazlık ve bunun sonucunda kayıpların kimliklerinin tespitinden sorumlu BM’nin UNDP programının yeni ihaleye çıkmasının arkasında, pek çok

A+A-

KATHIMERİNİ

 

 

 

Lefkoşa, 26 Şubat 12(T.A.K): Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi ile Kıbrıs Genetik Enstitüsü arasında yaşanan anlaşmazlık ve bunun sonucunda kayıpların kimliklerinin tespitinden sorumlu BM’nin UNDP programının yeni ihaleye çıkmasının arkasında, pek çok soruna dayalı bir skandal olduğu, kimlik tespitleri konusunda yaşanan gecikmelerin sorumlusunun ise Genetik Enstitüsü değil Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi olduğu iddia edildi.

Kathimerini gazetesi “Kayıplar Konusunda Açık Skandal – Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Kötü İdaresi ve Organizasyon Eksikliği Yüzünden Kazı ve Kimlik Tespiti Programının Sonu” başlıkları altında geniş yer verdiği haberinde, kayıp kimliklerinin tespiti programının başarısızlığından Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’ni sorumlu tuttu.

 

1995 KAYIPTAN AİLELERE TESLİM EDİLENLER SADECE 314       

 

Gazete, yaklaşık yedi yıl önce göreve başlayan Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’ne, bugüne kadar 1495 Kıbrıslı Rum ve 502 Kıbrıslı Türk olmak üzere toplam 1995 kayıp davasının verildiğini ancak Komitenin bugüne kadar geçen yedi yılda, kazılarda çıkarılarak Komitenin Antropoloji Laboratuarında beklemede bulunan 838 kayıp kalıntısından sadece 314’ünü (253 Kıbrıslı Rum, 61 Kıbrıslı Türk) ailelere teslim edebildiğini yazdı.

Buna göre, 524 kayıp kalıntısının (70’i Kıbrıslı Türk) Komitenin laboratuarında kimlik tespiti yapılmak üzere beklediğini belirten gazete, Komitenin son raporu temel alındığında ise, antropolojik analizleri yapılmış olan 169 kalıntının ise, kimlik tespiti yapılabilmesi için Enstitüye gönderilmeleri gerekirken bunun bilinmeyen bir sebepten ötürü yapılmadığını öne sürdü.

Gazete, Enstitüye gönderilen ve kimlik tespitleri yapılarak Komiteye geri gönderilen on kadar kalıntının da Komitenin raflarında beklemede olduğunu, bu kalıntıların neden ailelere verilmediklerinin de bilinmediğini vurguladı.

Komitenin Kıbrıs Genetik Enstitüsüne en son kemik örneklerini Mayıs 2011 tarihinde göndermiş olduğunu belirten gazete, bu bilgiler ışığında yaklaşık 200 ailenin kayıplarının kemiklerini teslim alabilecekken, Komitenin tutumu sebebiyle bunun gerçekleşmediğini savundu.

Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’nin bu çalışma hızıyla, kayıpların kimlik tespiti işlemlerinin ancak 2050 yılında tamamlanabileceği yorumunda bulunan gazete, tüm bu gecikmelerin temelinde, kayıplar programından sorumlu UNDP’nin Komiteyi hiçbir şekilde denetlememesi olduğunu iddia etti.

Gazete, UNDP’nin ne hangi Kıbrıslı Rum ya da Kıbrıslı Türk arkeologların işe alındıklarını, ne kimin ne kadar çalışıp ek mesai aldığını ne de hangi kazı aletlerinin kiralandığını denetlemediğini öne sürerken Antropoloji Laboratuarının iş yükünü kaldıramamasından ötürü gecikmeler yaşandığının ortaya çıkacağını anlayan Komitenin suçu Rum Genetik Enstitüsüne atmaya karar verdiğini iddia etti.

Bu çerçevede 2011 sonbaharında Rum basınında Enstitünün sürecin gecikmesinden sorumlu olduğuna dair haberlerin çıkmaya başladığını belirten gazete, kayıp kemiklerinin kimlik tespitlerinde yaşanan sorunun Enstitünün UNDP’yle ilgili sözleşmeyi imzalamaması olmadığını, aksine Enstitünün pek çok kez, kendisine sunulan şartlarla birlikte sözleşmeyi imzalamayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirdiğini savundu.

Bu iddialar üzerine Enstitü Yönetim Kurulu’nun 22 Şubat 2012 tarihinde bir basın açıklaması yapacağını duyurduğun ancak daha sonra bu basın açıklamasının, Enstitü ile Komite arasında ortaya konan uzlaşı çabalarını baltalayacağı gerekçesiyle iptal edildiğini hatırlatan gazete, Enstitünün kendini savunmasına yegane engelin, konuya ilgilenen ve “Komitenin Enstitüye el atarak istediği gibi yönetme planlarını gizleyen” Yorgos Yakovu’nun açığa çıkmaması için Rum hükümeti tarafından yapılan baskı olduğunu iddia etti.

Gazete, Yakovu’nun Komite’nin Kıbrıs Rum üyesi olan ve yakın geçmişte görevinden istifa eden İlias Yeorgiyadis ile yakın dostluk ilişkisi içerisinde bulunduğunu da hatırlattı.

 

BOSNA’DAKİ LABORATUARLA ANLAŞMA

Gazete, Kıbrıs Genetik Enstitüsünün üç ay öncesinden Komiteyle anlaşma imzalamayı kabul ettiğini duyurmasına karşın Komitenin bu duyurulara “kulaklarını kapamasının” sebebinin, Bosna Hersek’te görev yapan bir Amerikan laboratuarıyla anlaşmaya varılması olduğunu da iddia etti.

Habere göre söz konusu laboratuar Komite’den taahhüt almış durumda.

(TAK Ajansı Rumca Haber Bülteni’nden – 26.2.2012)

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 948 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler