1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk çalışanları örgütleniyor…
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk çalışanları örgütleniyor…

A+A-

Kayıp Şahıslar Komitesi Çalışanları Sendikası’nın kuruluşu için Sendikalar Mukayyitliği’ne başvuru yaptılar…

Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk çalışanları örgütlenmek için bir adım atarak dün, Sendikalar Mukayyitliği’ne “Kayıp Şahıslar Komitesi Çalışanları Sendikası KŞK-SEN”in kuruluşu için başvurdular.

Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslırum çalışanları yıllardır sendikalaşmış durumda iken, Kıbrıslıtürk çalışanlar sendikasız olarak çalışmaktaydı.

kayip.jpg

Kayıp Şahıslar Komitesi Çalışanları Sendikası adına yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Bizler Kayıp Şahıslar Komitesi Çalışanları olarak 2006 yılında başlayan “Genel Kazı Kimlik Tespiti ve Kalıntıların İadesi Projesi”ni Kıbrıs’ın kuzeyinde yürüten Kıbrıslı Türk Üye Ofisi’nde hizmet alımı statüsünde çalışmaktayız. Kıbrıslı Türk Üye Ofisi’nin yasal bir statüsü bulunmadığından sözleşmelerimizi projeyi hem maddi hem manevi  hem de politik olarak destekleyen Cumhurbaşkanı ile imzalamaktayız.

Kayıplar konusu ülkemiz için oldukça hassas, insani ve önemli bir konudur. Kayıp yakınlarının yıllarca yaşadığı belirsizliği ve acılı bekleme halini onlarla yakından deneyimliyoruz. Bu acılı bekleyişi sonlandırabilmek, ailelere ziyaret edebilecekleri, çiçek koyabilecekleri bir mezara kavuşturabilmek için haftalarca, aylarca ip uçlarını takip ederek araştırmalar yapıp, sıcakta, soğukta, kuyu içinde, mağarada, dağlarda kazılar yürüterek, laboratuvarda analizler yaparak, kayıplarımızın hayattaki yakınları ile birlikte kenetlenerek çalışmaktayız. Biliyoruz ki, bu küçücük adada huzur ve barış dolu bir yaşam ancak kayıplarımızın bulunması ile sağlıklı şekilde yaşanacaktır. Yıllardır bu bilinçle ve özveri ile çalışmayı kendimize hedef edindik.

Bizler, yürüttüğümüz çalışmalar ile anılmaktan gurur duymaktayız. Ancak son dönemde çalışmalarımız dışında farklı konularla basında yer almak bizleri üzmüştür. Ne kadar artış aldığımızla ilgilenenleri bu ülke için daha verimli olacak üretimlerde bulunmaya davet ederiz. Bizler, hem kamuda hem özelde her çalışanın sendikalı olması ve emek mücadelesinde haklarını savunacak sendikalaşmanın son derece gerekli olduğuna inanan insanlarız. Bizler, 2006 yılından itibaren çeşitli zamanlarda kamuda örgütlü bir sendikaya üye olabilmek için girişimlerde bulunduk. Her seferinde üretilen çeşitli gerekçelerle, sendikalı olamadık. Kişisel ilişkilerle emek mücadelesi yürütmeye çalışanlara sendikacılığın nasıl yapılmaması gerektiğini hem bizlere hem de bu ülkedeki diğer emekçilere gösterdikleri ve bugün bizleri yeni bir yola çıkmaya yönelttikleri için teşekkür ederiz.

Bugün, Sendikalar Mukayyidi’ne kayıt için başvurduğumuz “Kayıp Şahıslar Komitesi Çalışanları Sendikası” bizler için yeni bir umut olmuştur. Kayıp Şahıslar Komitesi çalışanlarının başta hizmet alımı, statüsü ve özlük hakları gibi sorunları bulunmaktadır. Son örneği; Ocak maaşlarının 8 Şubat’ta ödenmesidir. Bunlarla mücadele verebilmek, mevcut durumumuzu iyileştirmek, statümüzü belirlemek için çalışacağız. Temennimiz ülkemizdeki tüm kayıpların en kısa sürede bulunmasıdır. “Genel Kazı Kimlik Tespiti ve Kalıntıların İadesi Projesi” bir projedir ve bir gün sona erecektir. Kayıp Şahıslar Komitesi Çalışanları Sendikası, bu projede yıllardır deneyim biriktirmiş, farklı alanlarda uzmanlaşmış emekçilerimizin, proje sonrasında ülkemize fayda sağlayacak birimlerde çalışması için mücadele verecektir.  Kayıp Şahıslar Komitesi Çalışanları Sendikası, kayıpların bulunması ve kayıplar konusunu görünür kılmak ve insani boyutunu anlatmak için çeşitli çalışmalar, kampanyalar düzenleyecek, girişimlerde bulunacaktır.”

Bizler de YENİDÜZEN olarak Kayıplar Komitesi çalışanlarının sendikalaşma girişimini alkışlıyor, “Hayırlısı olsun, çok kolay gelsin” diyoruz.


 

BASINDAN GÜNCEL

AKEL Mağusa eski bölge sekreteri ve şimdiki AKEL Merkez Komitesi Politbüro Üyesi Nikos Yuannu, “Voice of the Island”ın sorularını yanıtladı:

 

“İki liderin de ateşe benzin dökmeyi bırakması gerek!”

Hatice KERLO

AKEL’in Mağusa eski bölge sekreteri ve şimdiki AKEL Merkez Komitesi Politbüro üyesi aynı zamanda Mali Başkanı Nikos Yuannu, Voice of the Island’a konuştu.  Yuannu, Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırumların yakınlaşması için yapmış olduğu eylemleri, uzun yıllar boyunca parti olarak hedeflerini, CTP ve diğer ilerici partilerle birlikte, iki toplumu yakınlaştırmak adına yaptıkları çalışmaları anlattı.

akel.jpg

Kıbrıslıtürkler ile güçlü arkadaşlıklar kuran, kendi çapında ve AKEL üyesi olarak da Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırumların arasındaki ilişkilerin sağlamlaşmasında katkı da bulunan Nikos Yuannu’yla röportaj şöyle:

Soru: Siz ve AKEL müzakereler hakkında ne düşünüyorsunuz? Son yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Nikos Yuannu
: İki liderin olumsuzlukla sonuçlanan son görüşmenin gelişmelerinin ardından, bugün zor bir gündür. Fakat umuyoruz ki iki lider müzakerelere devam edecekler, çünkü iki tarafta bulunan milliyetçilik unsurlarından etkilenmemeleri gerekiyor. Cesaret gerekiyor, şu an suçlama zamanı değil. Bu mesajın her ne kadar Kıbrıslıtürk lidere ulaşması gerekiyorsa aynı şekilde Anastasiadis beyefendiye de ulaşması gerekiyor. İki taraf arasında var olan anlaşmazlıkların en kısa zamanda giderilmesi ve tekrardan müzakerelerin başlaması gerekiyor.

İki toplumun iki ayrı bölgede, eşit politik ve siyasi haklara sahip olduğu bir Federal yapıyı kayıtsız ve şartsız bir şekilde destekliyoruz. Güvenlik konusunun iki toplum arasında anlayışla karşılanması gerekiyor. 1963, 1967 ve 1974 yılların da çok zor dönemler geçirdik. Şahsen ben Kıbrıs konusunun çözümüne yakın olduğumuzu düşünüyorum. Hristofyas ve Talat tarafından birçok yakınlaşmalar olmuştu ayrıca devamında Anastasiadis ve Akıncı tarafından da bu yakınlaşmalar da devam etmiştir.

10 yıllık ilerlemeye eşit denecek kadar, 2016 yılında ve devamında birçok ilerlemeler olmuştur. Artık son döneme geldiğimizi söyleyebilirim. Bazı farklılıklar var. Ama bunları aşabilmek için de iyi niyet gerekiyor. Biz parti olarak iktidarda olmadığımız halde, her şekilde durumu kurtarmak adına olaylara katkı koymaya çalışıyoruz ki anlaşma konusunda artık bizi ilgilendiren konularda bir yere varalım diye. Bizim açımızdan dönüşümlü başkanlığa olumlu baktığımızı biliyorsunuz. Fakat olacak olan dönüşümlülük oy ağırlıklı ve çapraz olması gerekiyor yani hem Kıbrıslıtürkler hem de Kıbrıslırumlar oy kullanabilmeli.

Böylece ben de Kıbrıslıtürk Cumhurbaşkanının veya Başbakanın kim olduğunu seçebileyim. Aynı hakka bir Kıbrıslırum için Kıbrıslıtürk de sahip olacaktır yani seçme hakkına sahip olacaktırlar. Hristofyas ile Talat’ın sunmuş oldukları bunlardı. Bu yolla geçmişin problemlerini geride bırakacağız. Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum birlikte oy kullanacaklar, seçme hakkına sahip olacaklar. Kıbrıslıtürk, Kıbrıslırumlara görüşlerini bildirerek seçim kampanyası yapabilecek aynı şekilde de Kıbrıslırum Kıbrıslıtürklere. Bu durum bir zaman sonra ayrımcılığı engelleyecek ve toplumlara adamızın geleceğine daha iyi bakabilmelerini sağlayacak.

Görünen o ki Kıbrıslıtürkler ile aramızda bizleri ayırabilecek önemli unsurlar yoktur. Bizi ayıranlar ve çözümü istemeyenler aynı dili konuşuyorlar. Bir tanesi ENOSİS’i diğeri TAKSİM isteyenlerdir. Amaçları Kıbrıs’ın ikiye ayrılmış olarak kalmasıdır. Fakat biz Kıbrıs’ın ikiye ayrılmış olarak kalmasını istemiyoruz, bizim istediğimiz Kıbrıs sorununu çözmektir ki ileriki nesillerin daha iyi bir gelecekleri olması için. Asker olmasını istemiyoruz, serbest dolaşım olmasını istiyoruz, her kim nereye istiyorsa evini oraya inşa edebilsin, nerede istiyorsa orada çalışabilsin, piyasada nereden istiyorsa orada ticaretini yapabilsin ve bugün var olan sınırlandırmalar olmasın. Bugüne kadar görüşmelerde bunlar görüşüldü ve bunların kaybolmaması gerekiyor çünkü bunlar kaybolursa beraberlerinde umut da kaybolur.

Soru: ELAM konusunun görüşmeleri engelleyeceğini veya daha fazlası sonlandırabileceğine inanıyor musunuz?
Nikos Yuannu:
Gerçek şu ki meclisin bu kararı bizleri geriye götürdü. AKEL bu duruma itiraz eden tek partiydi. Bu karar yanlış olduğu kadar, zamansız ve tehlikeliydi. Bu durum ELAM’ın açıkça hedefleri olduğunun göstergesiydi. Maalesef ki başka partiler de gerek bilinçli, gerekse bilinçsiz olarak ELAM’ın bu tuzağına düştüler. Bu akılsızca davranan kişileri kısıtlamak yerine yaptıklarını kutlamak için onlara fırsat verdik maalesef. Ayrıca Demokratik Parti’nin de onları desteklemeleri konusunu halen daha anlamış değilim. Umarım bu yapmış oldukları hareketin Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile alakası yoktur. Kıbrıslıtürk tarafının tepkilerini bir yere kadar anlıyorum, fakat Kıbrıslıtürk lider tarafından da aşırı açıklamalar yapıldığını düşünüyorum ki bu durum yapılan çabalara yardımcı olmaz. İki liderin de “ateşe benzin dökmeyi bırakması” ve anlaşmanın yolunu bulmaları gerekiyor.

Soru: Sizce şu an ne yapılmalı?
Nikos Yuannu
: Şu anki olmazsa olmaz olan, bir şekilde bir yol bulunup, müzakerelere geri dönülmesi ve askıda kalan konuların çözülmesi gerekiyor. Söylediğim gibi bizi ayıran pek bir şey olmasa da, yine olan şeyler vardır.  Kıbrıslıları ilgilendiren güven ve garantörlük konularını ki üçüncü kişileri de dâhil olduğu bu konuların çözümlenmesi gerekiyor.  Liderlerin akıllarında bulundurmaları gereken, savaş isteyenlerin varlığı değil de barış isteyen bir toplumun var olduğudur.

Soru: Son olarak Kıbrıslılara mesajınız var mı?
Nikos Yuannu:
Sizleri bu girişiminizden dolayı tebrik ediyorum çünkü bu tip girişimlere ihtiyacımız vardır. Kıbrıs halkının sesi hem Kıbrıslıtürklerin, hem de Kıbrıslırumların sesine ihtiyaç vardır. İnternet üzerinden “sınır” olmadığından dolayı toplumları daha da yakınlaştırabilir. Tabii ki bizim istediğimiz toplumların sadece internet vasıtasıyla yakınlaşmaları değil aynı zamanda gerçek hayatta da bire bir yakınlaşmalarını istiyoruz.

(VOICE OF THE ISLAND – Hatice KERLO – 22.2.2017)

 

Bu yazı toplam 840 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar