1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kayıplar Komitesi'nin Kıbrıslırum temsilcisi Aristos Aristotelus oldu'
Kayıplar Komitesinin Kıbrıslırum temsilcisi Aristos Aristotelus oldu

'Kayıplar Komitesi'nin Kıbrıslırum temsilcisi Aristos Aristotelus oldu'

HARAVGİ Lefkoşa, 27 Mart 12 (T.A.K): Kıbrıslırum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Aristos Aristotelus’u, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Kıbrıslı Rum temsilcisi olarak atadı. Haravgi gazetesi ve diğer gazeteler, Aristos Aristot

A+A-

 

 

HARAVGİ

 

 

Lefkoşa, 27 Mart 12 (T.A.K): Kıbrıslırum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Aristos Aristotelus’u, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Kıbrıslı Rum temsilcisi olarak atadı.

Haravgi gazetesi ve diğer gazeteler, Aristos Aristotelus’un, eski AKEL milletvekili olduğunu yazdılar.

 

ANLAŞMAZLIK SÜRÜYOR

Gazete aynı haber içerisinde, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi ile Kıbrıs Genetik ve Nöroloji Enstitüsü arasındaki, kayıp kemiklerinin kimlik tespit programına ilişkin anlaşmazlığın hâlâ sürmekte olduğunu bununla birlikte UNDP tarafından bu konuda açılan ihalenin ise sona erdiğini yazdı.

Gazete UNDP tarafından açılan ihalenin 23 Mart tarihinde sona erdiğini anımsattı ve UNDP’nin ihale başvurularını değerlendirmeyi ileriye götüreceğini de yazdı.

Kıbrıslırum Meclisi Göçmenler Komitesi’nin yarın yapılacak olan toplantısında kimlik tespit programına ilişkin gelişmeleri ele alacağını yazan gazete, toplantıya, Kıbrıslırum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu’nun da katılacağını ve anlaşmazlıkların aşılması için Hristofyas tarafından sarf edilen çabaları anlatacağını belirtti.

DİSİ Avrupa Parlamentosu üyesi Eleni Theoharus, Hükümet, Genetik Enstitüsü ve de kayıp yakınlarından, genetik materyallerin yurt dışına gönderilmesini kabul etmemelerini istedi.

(TAK Ajansı Rumca Haber Bülteni’nden – 27.3.2012)

 


 

 

Kayıplar Komitesi’nin yeni üyesi Aristos Aristotelus kimdir?

 

Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum Temsilcisi olarak atanan Aristos Aristotelus 1947 yılında Limasol’da doğdu. Londra’da ekonomi eğitimini tamamladıktan sonra Bradford ve Brüksel’de İdare ve Avrupa Bütünleşmesi alanlarında lisansüstü eğitimi aldı. Atina Üniversitesi’nde Sosyal ve Siyasal Bilimler dalında doktorasını yaptı. AKEL-Sol-Yeni Güçler milletvekili adayı olarak katıldığı 2006 seçimlerinde Limasol’dan milletvekili seçildi. Evli ve iki çocuk babasıdır.

 

 

 


 

BBC

 

“Kandahar'ın ölülerini bulan adam…”

 

Mezarcı Abdül Hakim Afganistan'ın güneyinde Taliban hareketinin ve lideri Molla Muhammed Ömer'in doğum yeri olan Kandahar eyaletinde yeri doldurulamayacak kadar önemli bir iş yapıyor.

Abdül Hakim Taliban militanlarının NATO ve Afgan ordusu ile çatışmalarda ölen savaşçıları güvenip de teslim edebildikleri tek kişi.

Talibanın kontrolündeki topraklarda ölen asker cenazelerini de diğer tarafa götürme işini yine o yapıyor.

Son altı yıl içinde çatışmalar şiddetlendikçe Abdül Hakim de hükümet yetkilileri ile Taliban militanları arasında yüzlerce ceset taşımış.

Bir çok cenaze ise sahibi çıkmadığından öylece gömülmüş.

Beyaz uzun sakalı, beyaz türbanı, geleneksel şalvarı ile Abdül Hakim aileler için yakınlarını beklemenin ve acının ne olduğunu çok iyi biliyor.

Kendisi de sevdiklerinin dönüşünü umarsızca beklemiş ve cenazelerini teslim almış çünkü.

İki oğlu ve damadı Taliban militanları tarafından öldürülmüş ve Abdül Hakim tam 14 uzun ve acılı gün boyunca onların cenazelerini beklemiş.

Şimdi Taliban komutanları bir cenazeleri olduğu zaman ilk onu arıyorlar.

 

Cenaze arabası

Yaptığı işte kullanması için Taliban ona bir mektup vermiş. Hükümet yetkililerinin de güven mektubunu taşıyor. Bunları göstererek Taliban denetimindeki bölgelerle hükümetin kontrolündeki bölgeler arasında sorunsuz bir şekilde gidip gelebiliyor.

Abdül Hakim Taliban'dan aranan bir cenaze bilgisi alır almaz, önce bölge morguna gidiyor. Ölen Taliban savaşçısı oradaysa cenazeyi alıp sarı bir steyşin vagon taksiye atıyor isyancılara götürüyor.

65 yaşındaki Abdül Hakim Taliban'dan böyle bir talebin ilk kez 6 yıl önce geldiğini anlatıyor.

Yerel yetkililere Afgan Kızılay gönüllü kartını gösterip cenazeyi almış.

Hemen ardından Kandahar'ın Zeray bölgesi yetkilileri çatışma alanında ölen 5 hükümet yanlısı savaşçının cenazelerini almasını istemişler, Taliban izin vermiş.

Bu iki olaydan sonra her iki tarafın da güvenini kazanmış.

"Toplam olarak 250 cenazeyi yerine ulaştırdım. 127'si Taliban, 28'i sivil, gerisi de hükümet kuvvetlerinin kayıplarıydı" diyor Abdül Hakim.

Abdül Hakim, bir keresinde üç Amerikan askerinin cenazesini bile aldığını anlatıyor Taliban'dan.

Kendisine Malik Kako lakabıyla da hitabediyor yöre halkı. Malik geleneksel olarak köy ya da bölgede belli kurallardan muaf görülen saygın ihtiyarlara verilen bir lakap.

Ölen Taliban savaşçılarının cenazeleri NATO öncülüğündeki uluslararası güçler ve Afgan hükümet kuvvetleri tarafından Kandahar'ın Mirwais devlet hastanesine teslim ediliyor ve buranın morgunda iki aya kadar muhafazar edilebiliyorlar.

Abdül Hakim "Eğer bir cenazenin sahibi çıkmazsa, götürüp onu Zeray bölgesi mezarlığına gömüyorum" diyor.

Ama ya ölenTaliban savaşçısının ailesi kendisine aylar sonra başvurursa ne olacak?

Abdül Hakim'in buna da sunduğu bir çözüm var. Ölüleri gömmeden önce cep telefonuyla resimlerini çekiyor.

Özellikle de göz ve saç rengi, elbiseleri, taktığı saat, yüzüklerini kayıt altına alıyor. Yüz ya da vücuttaki yara izi ya da tanımlayıcı diğer izleri de.

"Biri kaybolan bir yakınını ya da cenazesini arıyorsa, bana geliyor. Onlara cep telefonumla çektiğim fotoğrafları gösteriyorum. Teşhis ederlerse onları o ölüyü gömdüğüm mezara götürüyorum" diyor.

Abdül Hakim'in anlattığına göre artık Kızılay da ölen ve yakını çıkmayan her ölünün kaydını tutuyor ve tuttuğu bir fotoğrafçıyla görüntü kaydı da alıyormuş.

Abdül Hakim şu ana kadar Kandahar'da sahibi çıkmayan yaklaşık 35 Taliban cenazesini toprağa verdiğini anlatıyor.

Mirwais hastanesi morgunun sorumlusu Muhammed Aslam hangi cenazelerin Taliban hangilerinin sivil olduğuna Afgan polisinin karar verdiğini söylüyor.

"Polis bize hangi cenazelerin Talibana ait olduğunu söylüyor. Biz bilmiyoruz. Onları soğutucuda tutuyoruz. Eğer birisi emniyet müdürlüğünden mektup getirirse cenazeyi veriyoruz, ailesi olsun olmasın" diyor.

Taliban savaşçıları, siviller ve Afgan güvenlik güçleri mensuplarının cenazeleri aynı morgda tutuluyor. Aralarındaki fark hastaneden çıkarılış biçimlerinde.

Bir sivil ya da bir Afgan güvenlik gücü mensubunun cenazesi için ya bir polis, asker ya da ailesinden biri çıkış kağıdını imzalamak zorunda.

Taliban cenazeleri için ise Abdül Hakim'in imzası yeterli.

 

Bekleyişin acısı

Abdül Hakim'in de trajik bir öyküsü var.

İki oğlu ile damadı Şawali Kot bölgesine bir tankerle su taşırken Taliban'ın saldırısına uğramış ve öldürülmüşler.

Beklemenin acısını bildiğini onun için insanlara cenazelerini bulmaları için yardımcı olmaya çalıştığını anlatıyor.

Bir keresinde bir günde tam 14 Taliban savaşçısının cenazesini almış.

Her bir cenazenin gereken saygı gösterilerek toprağa verilmesi gerektiğini, yakınlarını arayanlara onları ölü ya da diri bulmaları için yardım etmenin dini bir vecibe olduğunu söylüyor.

Afganistan 35 yıldır savaş ve çatışma yaşıyor.

Kimsenin yazmadığı, kimsenin anlatmadığı, kimsenin duymadığı bu türden öyle çok insan hikayesi var ki.

(BBC – 27.3.2012)

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 751 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler