1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Kayıp yakınlarının genetik materyalleri, Enstitü’ye ait değil'
Kayıp yakınlarının genetik materyalleri, Enstitü’ye ait değil

'Kayıp yakınlarının genetik materyalleri, Enstitü’ye ait değil'

FİLELEFTHEROS gazetesi “Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü”nün, kayıp yakınlarının genetik materyalleri üzerinde çalışma imtiyazını kaybettiği ve kayıp yakınlarının genetik materyallerinin; Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti ile BM Kalkınma Program

A+A-

 

 

 

 

FİLELEFTHEROS gazetesi DNA testlerindeki aksamalarla ilgili yayınlarına devam ediyor... Kıbrıslırum Kişisel Bilgilerin Korunması Komiseri Yannos Daniilidis:

 

“Kayıp yakınlarının genetik materyalleri, Enstitü’ye ait değil...”

 

FİLELEFTHEROS gazetesi “Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü”nün, kayıp yakınlarının genetik materyalleri üzerinde çalışma imtiyazını kaybettiği ve kayıp yakınlarının genetik materyallerinin; Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti ile BM Kalkınma Programı (UNDP)’ye ait olduğunu” iddia etti.

Rumca gazetelerden Fileleftheros; “Genetik Enstitüsüne Şamar... Uzman Görüşü: Kayıp Yakınlarının Genetik Materyalleri Enstitüye Ait Değil” başlıklarıyla yayımladığı haberinde, Kıbrıslırum Kişisel Bilgilerin Korunması Komiseri Yannos Daniilidis’in “uzman” görüşüne yer verdi ve bu “uzman” görüşü temel alındığında; “enstitünün kişisel verileri muhafaza edemeyeceği gibi bunları tasarrufunda bulunduramayacağını, silemeyeceğini veya bunları yok edemeyeceğini” ileri sürdü.

BM ile Nöroloji ve Genetik Enstitüsü’nün, aralarındaki işbirliğini devam ettirmek için ilgili anlaşmayı imzalamamaları durumunda; kimlik tespiti projesinin başka bir kuruma devredilebileceğini yazan gazete, enstitünün, BM’nin; kimlik tespitlerine devam edilmesi için sözleşme imzalanması çağrısına yanıt vermeye karar verdiği zaman, BM’nin bundan vazgeçtiğinden şikâyetçi olduğunu anımsattı.

Yaşanan bu anlaşmazlık sonucunda, BM’nin; kayıp kalıntılarına kimlik tespiti yapılması için uluslararası bir ihaleye çıkılması olasılığını gözden geçirdiğini anımsatan gazete, bunun kayıp yakınlarının kişisel bilgilerinin “Kıbrıs elinden çıkacağı” anlamına geldiğini kaydetti.

“Kayıp yakınlarının kişisel bilgilerinin bilimsel bir işleme tabi tutulacağını ve bunlardan kimin faydalandığının bir önemi olmayacağını” iddia eden gazete, “çünkü bunun Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti ve BM ile işbirliği yapmakta olan bilimsel bir kurumdan ibaret olacağını” ekledi.

Kayıp yakınlarının DNA örneklerinin mülkiyeti ve konuyla ilgili farklı görüşlerin, Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetini, Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu aracılığıyla konuyla ilgili bir uzman görüşü almaya sevk ettiğini belirten gazete, Kıbrıslırum Kişisel Bilgilerin Korunması Komiseri Yannos Daniilidis’ten kayıp yakınlarının genetik materyallerini kimin yönetebileceği konusunda görüş alındığını ifade etti.

“Uzman” görüşüne dayanarak, enstitünün Kıbrıs Cumhuriyeti  hükümetiyle kayıpların kimlik tespitinin devam etmesi amacıyla veri bankası oluşturulması için; kayıp yakınlarından genetik materyaller alınmaya başlanması konusunda sözleşme yaptığını kaydeden gazete, daha sonra üç üyeye sahip Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’nin oluşturulduğunu ve komitenin; kazı ve kimlik tespitini üstlenme konusunda yetkilendirildiğini anımsattı.

Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’nin, BM Kalkınma Programına (UNDP) bağlı olduğunu ve UNDP ile enstitü arasında 31 Aralık 2010 tarihinde sona eren bir sözleşme yapıldığını kaydeden gazete, Kıbrıslırum Kişisel Bilgilerin Korunması Komiseri Yannos Daniilidis’in uzman görüşünde kısaca şunların yazdığını belirtti:

“1. Kişisel bilgiler üzerindeki çalışma yöntemini belirlemek için, yasal ve somut bir etkisi bulunmayan bir kurum; bu konudan sorumlu olarak kabul edilemez.

2. Nöroloji ve Genetik Enstitüsü, bir sorumlu (Kıbrıs Cumhuriyeti ve UNDP) hesabına faaliyet gösterir ve proje yetkisi sona erdiği zaman; kişisel veriler üzerinde çalışma yapmaya devam edemez.

3. Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti ile Nöroloji ve Genetik Enstitüsü arasındaki sözleşmeye dayalı ilişki sona erdiği takdirde, enstitünün kişisel veriler üzerinde çalışma hakkı yoktur. O halde, kişisel veriler üzerinde çalışma hakkı, sadece sorumlu olan taraf; bir diğer ifadeyle Kıbrıs Cumhuriyeti ve/veya sorumlu taraf hesabına faaliyet gösteren kurum tarafından devam ettirilebilir.

4. Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi, kayıpların akıbetinin araştırılmasıyla ilgili sorumluluğa sahiptir. Komitenin bağlı olduğu UNDP, bu amaca yönelik olarak, projenin uygulanmasını Nöroloji ve Genetik Enstitüsü’ne devretti. Bu nedenle, UNDP de; enstitü bankasında bulunan kayıp yakınlarına ait genetik materyallerden sorumlu olarak görülüyor.”

Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’yle (UNFCYP) bir anlaşma yaptığını yazan gazete, UNDP’nin de bir BM programı olduğunu anımsattı.

Kişisel veriler üzerinde çalışma yapılması amacı ve yöntemi konusunda; Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti ile UNFICYP ve UNDP’nin birlikte karar verdiklerini kaydeden gazete, dolayısıyla bu durumda, projeden sorumlu olan tarafın Kıbrıslırum tarafı ve UNDP olduğunu yazdı.

Haberde, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’nin ise ayrı bir varlık olduğu ifade edildi.

(TAK Ajansı’nın Rumca Haber Bülteni’nden – 14.2.2012)

 

 


Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üyesi Gülden Plümer Küçük, sorularımızı yanıtladı:

 

“Süreci hızlandırmaya çalışıyoruz...”

 

Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üyesi Gülden Plümer Küçük, “kayıplar”dan geride kalanlara DNA testlerini yürütmekle görevli Genetik Enstitüsü’yle BM arasındaki anlaşmazlıkları konu alan FİLELEFTHEROS gazetesinin dünkü ve önceki günkü yayınlarına ilişkin sorularımızı yanıtlarken, “Süreci hızlandırmaya çalışıyoruz” dedi.

Gülden Plümer Küçük, bu konuda şöyle konuştu:

“Kayıp Şahıslar Komitesi olarak biz üyeler, projenin hızlandırılması için konsensüs kararıyla bazı önlemler aldık. Bu önlemleri konsensüs çerçevesinde uyguluyoruz. Kayıp Şahıslar Komitesi, DNA testleriyle ilgili olarak projenin adada kalmasını tercih ediyor. Bu önlemleri almamızın en önemli nedeni, hem Kıbrıslıtürk, hem de Kıbrıslırum kayıp ailelerinin beklentilerinin yükselmesi, haklı olarak bizden daha hareket etmemizi istemeleridir, tabii bir de bu projeye bağışta bulunan ülkeler de projenin daha etkili biçimde çalışmasını istiyor. Şu anda Kıbrıs adasında çalışmayı tercih ederiz. Genetik Enstitüsü’yle ilgili anlaşma masadadır. Henüz süreç tükenmedi. Kayıp Şahıslar Komitesi olarak, adamızdaki kaynakların en iyi şekilde kullanılmasından yanayız. Biz, uluslararası standart ve uluslararası yasalarla hareket eden bir kurumuz, bu konuda çok titiz davranmaktayız. Bu iş de, uluslararası kurallara göre yapılacak. Bizim uluslararası danışmanlarımız vardır, bu uluslararası danışmanlarımıza danışarak bu hızlandırmayı yapmaya çalışıyoruz. Kayıp Şahıslar Komitesi’ne göre doğruluk, güvenilirlik ve standartların yüksek olması esastır. Elbette ailelerin ihtiyaçlarını en hızlı şekilde karşılamak da vazifemizdir.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 909 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler