1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Kayıp” Fuat Mulla Salih toprağa verildi… 2
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Kayıp” Fuat Mulla Salih toprağa verildi… 2

A+A-

ULUS IRKAD’IN ANLATTIKLARI

Baf konusundaki araştırmalarıyla tanınan Ulus Irkad ise, o günlerde bizimle şu bilgileri paylaşmıştı:
 

***  Temmuz 1967’de 8 tane Baflı Kıbrıslıtürk öldürüldü, bunlardan dün fotoğraflarını yayımladığınız 5 tanesi ise “kayıp” edildi. Ayyanili Gazi Değirmenci ile Osman Değirmenci, Aydoğanlı Kemal Mustafa Mehmet, Ayyorgili Durmuş Mithat, Baflı İlker Bekir, Kuklalı Coşkun Hasan, Yalyalı İzzet Remzi ve Poli Hirsofulu Vasfi Kamil öldürüldü. Mehmet Ziba, Fuat Mulla Salih, Ali Hüseyin, Şefik Şükrü ve Şükrü Redif ise “kayıp” edildi. Ali Hüseyin ve Mehmet Ziba, Yeroşibu’dan alındı.
 

***  Stemili Andrea’nın Koloni köyündeki Kıbrıslıtürkler’e ateş açarak bir genci öldürmesi ve bazı Kıbrıslıtürkler’i yaralaması ardından, bizimkiler “intikam” için Susuz yolunu kestiler. Bir taksiciyi durdurdular. Bu taksici Baflı idi ve Kıbrıslıtürkler’e yakın bir komünist idi. Yolcusu ise Celocera köyünden hamile bir kadın ve 21 yaşındaki oğlu idi. Bu Kıbrıslırum kadın, Baf hastanesine, doğum yapmaya gitmekteydi.

***  Bu Rum kadın, taksiyi durduranlara yalvarmış, “Karnımdaki çocuğa acımıyorsanız, geride bıraktığım altı çocuğum daha var” demiş. Ama onları o gece öldürdüler. Ertesi günü ise Kasaba’da Rumlar bulabildikleri Kıbrıslıtürkler’i tutukladılar, çarşının içinde onları tartakladılar. Sonuçta Baf bölgesinden adını saydığım 8 Baflı Kıbrıslıtürk öldürüldü, 5 Kıbrıslıtürk ise “kayıp” oldu.

***  Çarşıda kahvecilik yapan bir Kıbrıslırum kadın, Kıbrıslıtürk istihbaratını uyarmış ve ‘Türkleri çarşıya bırakmayın çünkü onları alacaklar’ demiş ancak bu kadının verdiği bilgiyi bizimkiler ciddiye almamışlar ve insanların çarşıya gitmesini önlemek için herhangi bir önlem almamışlar.

***  O günlerin Baf’ında Kıbrıslıtürk yöneticilerin, hamile bir Rum kadının öldürülmesiyle birlikte Rumlar’ın hemen tepki göstereceğini bilmemeleri imkansızdır. Etraf Rum köyü kaynıyordu, yani bu işin arkası gelecekti. Bir de ilginç olan, Baf’taki çatışmalarda gerek 63-64 olaylarında, gerekse 67’deki bu olayda, bizzat Yorgacis’in Baf’ta olması ve harekatı idare etmesiydi.

RECEP GÜRLER’İN SÖYLEDİKLERİ

Babası Ali Hüseyin “kayıp” olan Recep Gürler ise bizlerle şu bilgileri paylaştı:

***  Babam Ali Hüseyin, Mehmet Mehdi Ziba’yla ortaktı. Bir van arabacıkları vardı ve sebze alıp satarlardı.

***  24 Temmuz 1967’de Yeşilova’ya yani eski adıyla Mandirya’ya giderek sebze almışlardı. Geriye dönüşte Yeroşibu’da “kayıp” oldular.

***  Nuri Sılay’ın sözünü ettiği Vasiliko bölgesi Yeroşibu’ya çok yakındır. Vasiliko bölgesi, Baf’taki eski Rum devlet hastanesinin hemen arkasındadır. Hatta bu yer, İngiliz Komiseri Green’in adıyla da anılır. İngiliz Komiseri Green, emekli olduktan sonra, buraya bir ikametgah yaptırmıştı ve Baflılar, Vasiliko bölgesini “Green’in yeri” diye anardı...”

İşte bunlar 2007 yılında bu sayfalarda yayımladıklarımızdı…

BİR BAŞKA KIBRISLIRUM OKURUMUZUN ANLATTIKLARI…

Bir Kıbrıslırum okurumuz da daha sonra, şu bilgileri paylaşmış ve biz de bunları aynı sayfalarda yayımlamıştık:
“Baf’ın Mutallo bölgesinde yaşayan, yedi çocuk sahibi Fuat adlı Kıbrıslıtürk’le ilgili bildiklerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Fuat çok iyi bir insandı. Demircilik yapıyordu. Bir demirci dükkanı vardı. 1967 yılının Temmuz ayı sonlarında kaçırılarak “kayıp” edilmişti.

Demirci Fuat, iki fanatik Kıbrıslırum tarafından kaçırılmıştı. O günlerde Fuat, bir depoyu tamir ediyordu. Bir zamanlar, benim motosikletimi de tamir etmişti Demirci Fuat.

Demirci Fuat’ın kaçırılmasını gören iki Kıbrıslırum vardı, bunlardan birisi, Demirci Fuat’ın dükkanının karşısında dükkanı bulunan bir akrabamdır. Kaçırma olayını gören ikinci şahıs ise, yine aynı sokakta sandalyecilik yapan bir Kıbrıslırum’un yanında çırak olarak çalışan bir başka tanıdığımdır.

İki fanatik Kıbrıslırum, Demirci Fuat’ı kaçırmak üzere tekyoldan gelmişlerdi, bir BMW sürüyorlardı. Bu BMW, L. adlı bir kadın tarafından satın alınmıştı, bu kadın çok zengin bir kadındı. BMW’yu kullananlardan birisi de herhalde bu kadının arkadaşlarından birisi idi.  Zaten o BMW’yu L.’nın  bu adam için satın almış olduğu anlatılmakta idi... Bu kadının ailesinin Lefkoşa’nın ortasında da malları vardır.

Fuat’ı kaçıranların ikisi de BMW’nun arka koltuğuna binmişler, ortalarına da Fuat’ı oturtmuşlardı. Fakat sonra ne kadar ahmak davrandıklarını anlamışlardı çünkü her ikisi de kaçıracakları Fuat’ı ortalarına alıp arabanın arkasına bindikleri için, BMW’yu sürecek olan birisi yoktu. Bunun üzerine bir tanesi arabadan inip sürücü koltuğuna kurulmuş ve BMW’yu sürerek oradan hızla uzaklaşmışlardı.

Bana sandalyeci çırağının anlattığına göre, onu Baf civarında öldürdükleri zaman, üç gün süreyle gömülmeden, öldürüldüğü noktada kalmıştı. Onu öldürmüş oldukları yerin “Fones” olarak bilinen bölge olduğu anlatılıyor. Ancak daha sonra bilinmeyen bir noktaya gömülmüştü.

Onları kaçıranlar Baf’ın Steni köyünden, daha sonra EOKA-B’ye de katılacak olan N. ile A. idi. Size söylediğim gibi, Demirci Fuat’ın bu iki fanatik Kıbrıslırum tarafından kaçırılmasında iki tane görgü şahidi mevcuttur.”
Bu Kıbrıslırum okurumuza paylaştığı bu değerli bilgiler için sonsuz teşekkürler... Kıbrıslırum okurumuzun sözünü ettiği Demirci Fuat, 25 Temmuz 1967’de kaçırılan Fuat Mulla Salih adlı “kayıp” Kıbrıslıtürk olmalı. Aynı tarihte Baf’ta başka Kıbrıslıtürkler de kaçırılarak “kayıp” edilmişti...  Fuat Mulla Salih, 1918 doğumlu idi ve kaçırıldığı zaman 49 yaşında idi ve 11 çocuğu vardı.

Konuyla ilgili olarak konuştuğumuz Fuat Mulla Salih’in oğlu Hakan Demirkan da, kendilerinin bildiği kadarıyla, babaları Baf’ta hırdavatçı M.’nin dükkanının önünden B. adlı elektrikçi dükkanı olan bir Kıbrıslırum tarafından kaçırılmış.”

“Kayıp” Fuat Mulla Salih’in ailesine başsağlığı diliyor, acılarını paylaşıyoruz. Bu arada bize “kayıp” Fuat Mulla Salih’ten geride kalanların bulunmasına yardımcı olan iyi yürekli Kıbrıslırum okurlarımıza sonsuz teşekkürler… Kayıplar Komitesi’ne de göstermiş olduğumuz Konia’daki olası gömü yerini kazma kararı aldıkları için, kazıda emeği geçen arkeologlarımıza ve diğer çalışanlara da sonsuz teşekkürler…

Bu yazı toplam 1472 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar