1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KAYBETTİKLERİMİZ VE YENİDEN BULABİLECEKLERİMİZ İÇİN
KAYBETTİKLERİMİZ  VE YENİDEN BULABİLECEKLERİMİZ İÇİN

KAYBETTİKLERİMİZ VE YENİDEN BULABİLECEKLERİMİZ İÇİN

Hayatın insanı tokatladığı bazı başa çıkılmaz zamanlar vardır: Sevdiğin birinin ölüm haberini aldığın, ihanete uğradığın, hiç beklemediğin birinden zalimce bir tavır gördüğün, paranın çalındığı, özel hatırası olan değerli bir mücevheri kaybettiğin, özel

A+A-

 

 

 

Hayatın insanı tokatladığı bazı başa çıkılmaz zamanlar vardır: Sevdiğin birinin ölüm haberini aldığın, ihanete uğradığın,  hiç beklemediğin birinden zalimce bir tavır gördüğün, paranın çalındığı, özel hatırası olan  değerli bir mücevheri kaybettiğin, özel anılar taşıyan bir nesneyi düşürüp kırdığın,  ve şu an aklıma gelmeyen benzeri durumlar... Hayatın acıtan anlarıdır bunlar. Yapabileceğin fazla bir şey yoktur. Birileriyle konuşmak biraz hafifletir belki kalbin ağırlığını. Böyle zamanlarda gösterdiğin metanet ve direnç önemlidir. Hayatın verdiği bir sınavı geçmek gibidir.

İçinin acısıyla baş başa kalırsın bazen. Başkalarıyla paylaşıp onların da canını sıkmak istemezsin. Oysa seni seven birinin samimi kederi, bakışlarıyla, sarılışıyla vereceği teselli ,yeniden hatırlatacaktır dünyanın o kadar da kötü bir yer olmadığını. Başı beladan kurtulmayan insanlar vardır. Bir kez ortaya çıkan kötü enerji,  zincirleme aksaklıklar getirebilir hayata... Biraz da o kötü enerjiye yenik düşmekle ilgilidir bu... Bu nedenle gitmeli insan başını omzuna dayayabileceği güzel enerjili arkadaşlara...

Acıtan sırları olan insanlar, içlerini delip geçen anıların yüküyle yorgun düşüp hastalanırlar. Acılara katlanabilmek için kendi kalplerini katılaştırırlar. Kendilerini suçlayarak kahrolurlar. Oysa her şey, her hata insana dairdir. Bizi hatalarımızla da sevebilecek güzel  insanlar vardır dünyada... Bazen ulaşamayız belki onlara, yanlış kişilerle ilişki kurarız. Ama oradadırlar ve mümkündür onları bulmamız...

Gerçek dostlar bulmak zordur elbette. Virginia Woolf bir başka insanı anlamanın imkansızlığından söz eder. Kendimizi bile çözemeyiz çoğu zaman. Zamanın açtığı derin bir kuyudur insanın içi. İyileşmemiş yaralar, travmalar hortlayıp durur dokunulunca. Yine de insanın insana ulaştığı paha biçilmez anlar vardır. Kendini güvenle bir başkasına teslim ettiğin anlar...

Hayat, içindeki acı-tatlı anlarla güzeldir sonuçta. Birilerinin hoyratlığı, bencillikle verdiği zulüm, ışığı keser sadece. Ama ışık oradadır hep. Elbet sarsılır insan aldığı darbelerle. Sana doğru gelen bir şiddete duyarsız kalamazsın. Ama biraz da zorluklarla nasıl baş edeceğin değil midir seni değerli kılan?

Kırılmaların da derecesi vardır kuşkusuz. Çok büyük kırılmalar ortalığı darmaduman eden fay hatları gibidir. Ufak sarsıntılarsa kendine getirir insanı. Hayattaki tehlikeleri anımsatır. Sevmek ve güven duymak önemlidir yine de. Bazen senin iyiliğin, üstüne doğru gelmekte olan kötülüğün önünü keser. Işığın sana yumrukla gelenin gözünü kamaştırır. Söylediğin sözler yalan dağlarını yerle bir eder.

Hayattaki en büyük güvenliğin kendinsindir. Her şey gelebilir başına. Her türlü zulümle karşılaşabileceğini kabullenmelisin önce ve hazır olmalısın buna... Hem de yapayalnızmışsın gibi... Tek başına yenmeye hazır olmalısın canavarları. Başkaları da yardımına koşacaktır elbet. Ama tek başına hazır olmak iyidir yine de. Başkalarını da sen getireceksindir sonuçta. Dostluğu da yardımı da hak etmen gerekir öncelikle.

Atina’da uluslar arası bir kadın toplantısındaydık. Şarkılar söyleyip eğlendiğimiz güzel bir geceydi. Tunuslu bir kadın film yönetmeni  Hindistan’da öğrendiği bir dansı sergilemek istediğini söylemişti. “Kaybettiklerimiz ve yeniden bulabileceklerimiz için yapılan bir dans bu” demişti. O an içime dolan ışığı unutamıyorum. Kaybettiklerimizi yeniden bulabileceğimiz umudu kanımı coşturmuştu birden... Kaybettiklerimiz için yas tutmak yerine onları yeniden bulabileceğimizi hayal etmek daha anlamlı değil  mi? Belki yitirdiğimiz bir sevgiliyle yeniden bir araya gelemeyeceğiz ama oradaki duyguyu bir başkasında yeniden bulmamız mümkündür. Belki bizi kırıp giden bir arkadaşla ilişkimizi tamir edemeyeceğiz ama onunla yaşadığımız güzel zamanları bir başkasında bulabileceğiz. Kim bilir, daha bile güzellerini belki de...

İçimin paramparça olduğu bir günde yazıyorum bu yazıyı... Yitirdiklerimi ve yeniden bulabileceklerimi kutladığım bir dans yapar gibi sözcüklerle...

Şu an önümde dağlar olsa da onların ardında güzel günler olduğunu biliyorum. Tutkumun gücüyle aşabilirim ancak o dağları. İçimde pırıl pırıl bir şey taşıyorum. Başkalarıyla paylaşmaya hazır olduğum sevgi dolu bir kalp... Çekirdeklerini dünyaya yayabileceğim bir elma... Böyle mutsuzken bile ne mutlu bana...

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1707 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler