1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KAVALCI ENVER KAVAZ…
KAVALCI ENVER KAVAZ…

KAVALCI ENVER KAVAZ…

Bandabuliya’nın tek tük kalan eski simalarından, 36 yıldır kavalının sesini çarşıya dinleten bir çınar…

A+A-

Bandabuliya’nın tek tük kalan eski simalarından, 36 yıldır kavalının sesini çarşıya dinleten bir çınar…

 

 

 

Didem MENTEŞ

 

“Türkiye’den gelenler işimizi elimizden aldı, bir tabak yemeğe işi yaparlar” diyor yılların kavalcı ustası Enver Kavaz... 60 yılı aşkın süredir kaval ve zurna yapıp, düğün ve sünnetlerde çalarak hayatını idame ettiren Enver Amca, Belediye Pazarı (Bandabulya’nın) tek tük kalan eski simalarından. 36 yıldır Bandabuliya’nın havasını solumuş, eski kalabalık günlerde nefes verdiği kavalının bir başka ses çıkardığını anlatan bir üstat. İlerleyen yaşına rağmen hala daha dükkânını açarak zurna ve kavallarına hayat vermeyi sürdüren, arada sırada çıkan düğün ya da sünnetlerde zurnasıyla insanları eğlendirmeye devam eden bir çınar. Kıbrıs’ın eski kalabalık ve güzel insanlarının hoş sohbetini arayan bir Kıbrıslı, Enver Kavaz…

 

HEM KAVALCI HEM KEBAPÇI…

Bandabuliya’da zurnasını temizlerken ziyaret ediyorum Enver Amca’yı. Sohbet etmek istediğimi söyleyince “al bir iskemle” diyerek ağırlıyor beni. Yüzüme çok az bakan hem konuşup hem de zurnasını temizleyen Enver Amca, 36 senedir Bandabuliya’nın havasını soluduğunu aktarıyor. 1931 yılında Dali köyünde dünyaya geldiğini söyleyen Enver Kavaz, uzun yıllar çobanlık yaptığını belirtiyor. Babası da çoban olan Enver Amca, kaval ve zurna çalmayı babasından öğreniyor. Çobanlıktan sonra kavalcılığa devam ettiğini ama ardından kebap işine girdiğini anlatıyor. “Garın guzu işkembe satardım ama pis işidi usandım” diyen Enver Amca, sigortadan emekli olduğunu dile getiriyor.

 

“ESKİ İŞLER KALMADI”

Enver Amca, “Babam erken öldü beni öksüz bıraktı. Onun bunun yanında büyüdük. Çobanlık yaptığı sırada kaval çalmayı ondan öğrendim. Sonra salhanede çalışmaya başladım. 23 yıl kebap işi yaptım. Her iki işi de beraber götürdüm. Ama artık eski işler kalmadı. 1983 yılında 3 ayda 200 tane iş yapardım. Hem sünnetlerde hem de düğünlerde zurna çalardım. Şimdi ise 5 tane bile yapmadık. Türkiyeliler karıştı bunun içine bir tabak yemeğe iş yaparlar. Güney Kıbrıs’ta da Romenler iş yapar, Rumlar oturur”

 

AH O ESKİ GÜNLER…

Sohbetine doyulmayan Enver Amca’nın dükkânında bir de misafiri vardı. Güney’den gelen Rum arkadaşı her hafta olduğu gibi dün de ziyaret etmiş Enver Amca’yı. Arkadaşının da Güney’de davulculuk yaptığını söylüyor Enver Amca. Misafirimiz ise konuşmaktan kaçınıyor. Eski günlerin daha güzel ve yaşanır olduğunu içtenlikle aktarıyor Enver Kavaz. Hem dertleniyor hem de ekşi ağacından yaptığı zurnasını tamir etmeye devam ediyor. Enver Amca, kaval ve zurna yapıp çalmaktan memnun olduğunu belirtiyor. Bir saat içinde 1 tane kaval, 20 günde de 1 tane zurna yaptığını söylüyor. Efkalitto ve ekşi ağaçlarının kaval ve zurnaya hayat verdiğini vurguluyor.

 

ŞİRİN DEDİĞİ DALİ KÖYÜNÜ ÖZLÜYOR…

Kıbrıs’ın Güney’indeki Dali köyünde doğduğunu büyük gurur ve mutlulukla yineliyor Enver Amcamız. Gelecek hafta içerisinde Dali’de panayır olacağını, orada stant kurup eskisi gibi kebap satacağını anlatıyor. “Dali Güney’in en şirin kasabasıdır. 1976’dan önce 8 bin nüfusu vardı. Şimdi 17 bin nüfus oldu, nerdeyse Luricina’ya dayandı. O zamanlar ne güzel evim vardı, konak gibiydi. Şimdi Göçmenköy’de otururum. Dr. Küçük verdiydi ama Dali’deki evim gibi hiç olmadı. Dali’de beni sevenler hala daha gelir beni ziyarete. Ben oraya giderim…”

 

VE KAVALIN SESİ…

Son olarak Bandabuliya eski günlerini anıyor Enver Kavaz Amca… O eski kalabalığı insanların hoş sohbetini, yemeleri içmeleri arıyor. Dükkânı rahatça bırakıp gidebildiği, eski selamları anıyor. Tabii 62 yıldır tütün kullanmadığını son 2 yıldır da içkiyi azalttığını aktarıyor. Eski günlerin güzelliğine iç çekerek, “yakışıklı düdükler” dediği kavalına ses veriyor… İnliyor boş koridorları eskimeyen Bandabuliya’nın…  

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 475 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler