1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KAŞİF'TEN 'TAŞRALI' SÖZÜNE YANIT
KAŞİFTEN TAŞRALI SÖZÜNE YANIT

KAŞİF'TEN 'TAŞRALI' SÖZÜNE YANIT

Kaşif, “Küçük’ün kendisine taşralı olarak saldırmasının halk ve siyasetçilerinin çok büyük kesimine hakaret niteliğinde olduğuna” dikkati çekti.

A+A-

 

Ulusal Birlik Genel Başkan Adayı Gazimağusa Milletvekili Ahmet Kaşif, “Başbakan Küçük’ün Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmanın parti tarihine, kaybetme telaşı içindeki bir politikacının doğru olmayan, talihsiz, çirkin bir hezeyanı olarak geçeceğini” belirtti.

         Kaşif, “Küçük’ün kendisine taşralı olarak saldırmasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı ve siyasetçilerinin çok büyük kesimine hakaret niteliğinde olduğuna” dikkati çekti.

         Ahmet Kaşif “kendisinin hiçbir zaman siyasi geçmişini gizleme gereği duymadığını ancak Küçük’ün UBP’den ayrılarak 1984 yılında Toplumsal Atılım Partisi’ni kurduğunu, daha sonra Yeni Doğuş Partisi’ne geçerek, 1990 yılında Demokratik Mücadele Partisi çatısı altında UBP’ye karşı seçime girdiğini, 1994 yılında ise Demokrat Parti’ye geçtikten kısa bir süre sonra UBP’ye geldiğini inkar etmeye çalıştığını” belirtti.

         Ahmet Kaşif, “Küçük’ün UBP’nin 2009 yılında tek başına iktidara gelmesinin ardından kabinede kendisine bakanlık verilmediği için hükümet listesinin sunulması birleşimi için Meclis’e gitmediğini ve UBP’yi yine yarı yolda bıraktığını” da anımsattı.

         Kaşif, “Küçük’ün dünkü konuşmasında sözünü ettiği reklam hortumlamasının doğru olmadığını saptadıklarını, kendilerinin elde ettiği bilgiye göre 2009 ve 2010 yıllarında gerçekleştirilen milletvekilliği, Cumhurbaşkanlığı ve iki kurultayındaki reklam harcamalarının altında o dönemlerin UBP Genel Sekreterleri olarak Nazım Çavuşoğlu ve İrsen Küçük’ün imzaları bulunduğunu, dolayısı ile bir sıkıntı varsa sorumluların bu iki isim olduğunu” ifade etti.

 

 

 

 

         Ahmet Kaşif açıklamasında şunları kaydetti:

         “Bizim partide sevgiyi saygıyı hakim kılmak için yola çıktığımızı söylememizin ne kadar doğru olduğu ve partililerimiz tarafından ne kadar çok benimsendiği Lefkoşa İlçe Kongresi’nde ortaya çıkmıştır.

         Sayın Küçük’ün ilçe kongresinde yaptığı saldırılar prim yapmamış Lefkoşa Halkı’nın Sayın Küçük’ten duyduğu memnuniyetsizlik her noktada kendini göstermiştir.

         Biz ne kadar sevgi ve saygıyı elden bırakmamaya çalışırsak çalışalım Sayın Küçük sinirlendikçe sinirleniyor, baskıyı, tehdidi artırarak Ulusal Birlik Partisi’ni Ulusal Birlik Partisi yapan tüm değerleri kırıp geçiriyor, onlara saldırıyor.

         Sayın Küçük o kadar yanılgı ve yanlış içinde ki benim 2004 yılından bu yana Ulusal Birlik Partisi çatısı altında 2 kez milletvekili seçimlerine girerek Gazimağusa’dan en ön sıralarda milletvekili seçildiğimi, 2009 seçimlerinde UBP Gazimağusa İlçe Başkanı olarak görev yaptığımı, UBP adına Meclis Başkan Yardımcılığı yaptığımı, 2006 yerel seçimleri ile 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde UBP adına aktif görevler üstlendiğimi gözden uzak tutabileceğini” zannediyor.

         Ben UBP’de politikaya başlamadım. 1974 sonrasında Anavatan Türkiye’den gelen kardeşlerimizin oluşturduğu Yeni Doğuş Partisi’nden Kıbrıs doğrumlu bir kişi olarak seçilerek politikaya adım attım. Daha sonra Yeni Doğuş’la Demokrat Parti’nin birleşmesi sonucu Demokrat Partili oldum. Oradan da öteden beridir, KKTC’nin yaşatılıp yüceltilmesi ve Anavatan Türkiye ile iyi ilişkiler kurulması konularında aynı düşündüğüm UBP’ye geçtim.

         Aslen Nergisliliyim ve bir köy çocuğu olmaktan gurur duyarım. Sayın Küçük’ün taşralı diye bana saldırması ne kadar küçük düşündüğünün yeni bir göstergesidir. İki hafta önce Güzelyurt Kongresi’nde Taşpınarlı olduğunu söyleyen Sayın Küçük şimdi bana taşralı diye saldırmakla ne kadar samimiyetsiz olduğunu da sergilemektedir.

         Sayın Küçük’ün beni Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun kanatları altında politika yapmakla suçlamaya çalışması ise gülünçtür ve yine kendisinin geçmişi ile çelişmektedir.

         Sayın Küçük acaba iki yıl önce yapılan UBP Kurultayı’nda neden böyle konuşmuyordu?

         Neden Sayın Eroğlu’na saldırmıyordu?

         Ben öteden beridir Sayın Eroğlu’nun UBP’nin doğal lideri olduğunu ve ona saygı duyduğumuzu söyledim, söylemeye devam ediyorum…Ya kendisi?

         UBP’ye demokrasiyi kendisinin getirdiğini söyleyecek kadar haddini aşan Sayın Küçük her tarafta UBP’liler üzerinde nasıl terör estirdiğini kendisine biat etmeyen 30-40 yıllık UBP’lilere bile nasıl katliam uyguladığını asla dikkatlerden kaçıramaz.

         Sayın Küçük’e soruyoruz; Nasıl olur da bir taraftan yalan yanlış bir  şekilde UBP’yi kötü damgalayarak partimizi bir aile partisi olarak niteliyor, partiyi bundan kurtaracağınızı iddia ediyor ama diğer taraftan da kendi ailesini, çok yakınlarını sürekli delege yazıyor, belirli noktalara getirmeye çalışıyor.

 

 

 

         Sayın Küçük partinin geliri gideri konusunda da halka ve partiliye doğruları söylemiyor. UBP 2002-2012 yılları arasında 2002 Annan Planı süreci,  2003 milletvekilli, 2004 Annan Planı referandumu,  2005 milletvekilliği erken seçimi, 2006 yerel yönetimler seçimleri, 2009 milletvekilliği , 2010 Cumhurbaşkanlığı ve yerel yönetimler seçimleri gibi 7 önemli olayı 13 milletvekili parası ve muhalefet koşullarında göğüslemek zorunda kaldı.

         2009 yılında ise Derviş Eroğlu Genel Başkanlığı’nda gittiğimiz seçimde parti tarihinin en büyük başarılarından biri daha elde edilerek 26 milletvekili çıkarıldı. Bugün partinin 27 milletvekili var ve her milletvekili için 7 bin TL civarı bir para alınıyor. Dolayısı ile eğer partinin parası birikmişse bu Sayın Küçük’ün başarısı değil, konjoktürün getirdiği bir sonuçtur.

         Sayın Küçük reklamcılara fazladan para veridiğini iddia ediyor ama son girilen seçimlerde harcama yetkisinin Sayın Çavuşoğlu ve kendisinde olduğunu unutuyor.

         Daha belirtilecek çok şey var ve önümüzdeki günlerde bunları vatandaşlarımızla paylaşmaya devam edeceğiz.

         Biz sevgi ve saygı ile doğru projeler için UBP’lileri birleştirerek, bütünleştirerek 21 Ekim Kurultayı’ndan başarı ile çıkmak için yolumuzda yürümeye devam edeceğiz.

         Biliyoruz ve görüyoruz ki, çok hem de çok geniş bir kitle bizimle beraber.

UBP küçülmemeli, büyümeli.

“Biz Küçük değil, BÜYÜK DÜŞÜN’üyoruz...”

    

 

 

 

 

Bu haber toplam 669 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler