1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KAŞİF’İN ZAFERİ
KAŞİF’İN ZAFERİ

KAŞİF’İN ZAFERİ

UBP cephesinde yaşananlar ülke siyaseti açısından ibret verici. Dahası bu ülkede siyasetin aslında nasıl yapıldığına dair önemli bir işaret. UBP bu ülkenin en örgütlü, en eski siyasi partilerinden. Ülkede siyasi ahlakı yönlendiren bir gücü var. O yüzden

A+A-

 

UBP cephesinde yaşananlar ülke siyaseti açısından ibret verici.

Dahası bu ülkede siyasetin aslında nasıl yapıldığına dair önemli bir işaret.

UBP bu ülkenin en örgütlü, en eski siyasi partilerinden. Ülkede siyasi ahlakı yönlendiren bir gücü var. O yüzden bugün örgüt seçimi bile yapamayacak kadar birbirinin gırtlağına yapışan partililer, bu ülkenin seçmen profili içinde de hatırı sayılır yer tutan bir kitle.

Bu kavgalar hizmet yarışı kavgası değil.

Kendi partilisi ile polislik olan partililer, üzgünüm ama bu ülkede oy kullanırken, siyasete yön verirken de topluma değil, kendine hizmet edecek, kendine verecek olan lehine oy kullanıyor.

O yüzden bu kurultay sürecinde kılıçlar bu kadar çekilmiş ve tansiyon bu kadar yükselmişken, kazananın bunun karşılığını ödemesi de o kadar zor olacak.

Her şeye rağmen UBP Mağusa İlçe Başkanlığı seçimini bir kadının alması siyasi kültür açısından inatla olumlu olarak değerlendirmek istediğim bir sonuç. Zira, muhtemelen ya ilk ya da ender kadın ilçe başkanlarından biri, Afet Özcafer. 

Ve bir sağ partiden seçilmesi de ayrıca olumlu. En azından normal şartlarda. Ama zaten kendisi de bu zaferini Kaşif’e atfederek, seçim ortamının normal olamadığını ortaya koydu.

Keşke şartlar daha normal olabilseydi…

Ne var ki, Mağusa İlçe Başkanlığı seçimi çok da normal şartlarda yapılmadı. Ahmet Kaşif’in son derece güçlü olduğu, dahası Eroğlu’nun kalesi olarak bilinen Mağusa’da, Eroğlu ve Kaşif cephesinin desteklediği bir adayın kazanacağı kesindi.

Ve seçim beklenildiği gibi açık farkla Kaşif cephesinin hanesine yazıldı. Bu da Kaşif taraftarlarına büyük bir moral üstünlük kazandırdı.

Bunu öngören Başbakan İrsen Küçük ise, bu seçimde meydanı kolay bırakmadı.

Son ana kadar Mağusa’da Sunat Atun’un adaylığı netlik kazanmadı. “Parti tüzüğü engel oluyor” dendiği anda, Bakanlıktan istifasını veren Atun’un adalığı parti yetkili organlarında reddedilirken, istifası da Başbakan tarafından kabul edilmedi. Oysa ilk fırsatta görevden alacağı ilk bakanlardan biri Sunat Atun, Başbakan’ın.

Son anda bir hamleyle aday olan Özcafer seçimi aldı ama en rahat seçim alanı, Kaşif için son ana kadar büyük bir mücadele verilerek alınmış oldu.

İrsen Küçük için bu kurultay varlıkla yokluk arasında verilen bir mücadele. O yüzden can havliyle çırpınır gibi çırpınıyor.

Bu çırpınış da beraberinde kelleler götürüyor.

Sadece bakanlar görevden alınmıyor. Artık sıra müdürlere geldi.

Bir olağan kurultay daha şimdiden, iki bakan ile iki müdürün görevden alınmasına, bir bakanın istifasına mal oldu. Daha yenilerinin olacağı bekleniyor.

UBP’nin kurultayı çok uzun zaman önce parti içi bir mesele olmaktan çıktı. Artık toplum için vahamete dönüşmüş bir şey.

 Çünkü, kendi partilisine çektiren bir Başbakan bu seçimi alırsa, Cumhurbaşkanlığı için yarışacak.

Kendi partilisi içinde adaleti sağlayamayan bir zihniyetin toplum geneline nasıl bakacağını varın siz hayal edin.

Bir olağan ilçe seçimini onca rüşvet ve vaatle, çıkarla elde etmeye çalışan bir zihniyetin, bugüne kadar yaptıklarını bir kenara bırakın, bundan sonra genel ve yerel seçimler için neler yapabileceğini de düşünün.

Kendi iç demokrasisini hazmedememiş, kendi içinde uzlaşamayan bu partililer ilk seçimde oy kullanacak.

Toplumun genel iradesi üzerinde rol oynayacak.

Gazete manşetlerinde birbirinin gırtlağındaki bu partililer bu ülkenin seçmeni.

O yüzden UBP içinde yaşanan mücadelenin içeriğine baktıkça, seçim sistemi ve partilerin yapılanması için ciddi bir reform yapılmadan, siyasetin bu topluma hizmet veremeyeceğini bir kez daha anlıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 805 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler