1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. Karpuz, gonyak, kebap!
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Karpuz, gonyak, kebap!

A+A-

Şunun şurasında yaza ne kaldı ki.
Bilemedin birkaç ay.
Hafif ada esintisi…
Püfür püfür.
İnce kumaşlı giysiler.
Kıbrıs'ın naif Mayıs'ı ve sonrası…
'Tatil planları' gündeme gelir önce, sonra sosyal medya tatil fotoğrafları ile dolmaya başlar.
Ercan’daki uçağın önündeki selfiler yağar ardı ardına.
-“Hadi biz kaçtık!”
-“Prag bir başka!”
-“Barcelona, senin gibisi yok” der orta halliler.
Daha varlıklı olanların uzak doğu, ya da Amerika pozlarındaki asalet dağıtır sosyal medyada…
Meclis de tatile girer mesela.
Mahkemeler de!

Adada kalanlar için deniz mevsimi açılır.
Karpaz hatırlanır!
Ve karpuz!
Yavaş yavaş gündemden uzaklaşır insanlar.
Daha ‘hafif’ olur her şey.
Ruhumuz da…
Hani şimdi haberlerden okuduğunuz "kritik günler" geride kalır artık.
Pek de kritik kesmez bizim milleti artık.
Ada insanı için yaz, her şeyin % 50 randımanla çalışmasıdır!
Hani klasik hemen çözümcülerin "çözüme çok az kaldı" sözleri de yetmez artık insanları buna inandırmaya…
Gerçek olsa da bile!
"Çok sıcak yahu hava" birinci gündem maddesidir artık.
"Phuket çok güzel, siz nereye gittiniz, gideceksiniz"dir artık sohbet konuları.
Rehavet vardır, rahatlama vardır, gonyak vardır, kebabın denize girmiş hali vardır artık gündemde…
Yazda devrim de yapmaz bizim solcular, 1 Mayıs’ta mangal dumanı tüter, faşistlerimiz bile kıpırdamaz, tören alanına değil şahinler, serçeler bile gitmez.

"Dur yahu bu sıcaklar geçsin"dir en fazla işiteceğin söz.
Ya da “Ne sıcak yahu bu sene”…
İşte tam da bu günlerin arifesindeyiz şimdi.                                                     

                                                                                     *  *  *

Türkiye'ye bakıyorum, medyası, TV'leri, gazeteleri siyasetçisi şimdiden "Afrin operasyonu" havasına girmiş.
"Savaş" birinci gündem şimdi.
Binali Yıldırım da zamanında söyledi zaten "Kıbrıs sorunundan daha önemli gündemimiz var bizim”
Tam da dediği gibi adamın.
Bu yıl içinde kadar Türkiye'den radikal bir hareket beklemek çok saflık değil midir?
Hani bu "Afrin" tantanası içinde bir “Kıbrıs anlaşması” çok mu hayalcidir?

Elbette!
Yazda peki?
Yukarda yazdım.
Nisan'dan sonrası rehavettir artık.
Karpuz kabuğu tadındadır ada insanı.
Ve Nicos amcanın yazlık uykuları da başlar artık.
Sonrasında ne mi olur?
Diğer çöken süreçlerden sonra ne olduysa o!
Adına kimsenin “çöktü” demediği sürecin yeniden başlaması adına “liderler yemek yiyecek” gündemi başlar!

MARAŞ pazarlıkları başlar belki, ama laf ola!
ERCAN'ı uluslararası uçuşlara açacağız naraları duyulur, sağdan soldan.
Yeni BARİKATLAR gündeme gelir az az, ama açılmaz!
"İZOLASYONLAR kalksın" der birileri!
MAĞUSA LİMANI gündem olur. Vs. Vs. Vs.
Sığınacak limanlara yelken açar tekneler!
20 Temmuz “kutlanır”, 15 Kasım kutsanır!
Evin içinde kalırız, bir elimizde süpürge diğerinde kürek!
Ancak davulun ağırlığı öne eğer boynumuzu!

Gazeteler bunları yazar, bunları gündeme getirmek zorunda kalır.
Siz bunları okurken Kermiya'daki sırada geçen sürede hiçbir azalma olmaz.
Ada insanı büyük meselesini çözmek için zaman harcarken küçüklerine kalmaz takati zira.
Yıllarca yazılan, yıllarca söylenenlerin bir adım bile ileriye gidemediği günleri yaşar, yaşlanırız.
Baksanıza "güven yaratacağı" söylenen önlemlere, hangisi yol aldı ki?
Hadi, biri, birkaçı yol aldı diyelim, nerede o yaratılacak "güven"?
Şimdi tıkanan "görüşmeler" var ya.
Bir nihayete varmalı artık.
Eğer bundan da bir sonuç çıkmazsa (ki umarım artık bir sonuç çıkar) devam edecek bu film.
Yeni versiyonları çıkacak!
Yine yemek yiyecek liderler, yine umutlanacağız!

Ama devam edecek.
Ve bizler yaşlanmaya, “süreç” uzamaya, “çözüm yanaşmaya” devam edecek.
Hiç, ama hiç bitmeyecek.
Çözüm ve entegrasyon tadında geçecek günler…
Ve bu süreç daha çok "kahraman" siyasetçiler, daha çok "büyük" gazeteciler, daha çok "önemli" uzmanlar yaratacak.
Yazda ne mi yapacağım?
Karpuz, gonyak, kebap!

 

 

Bu yazı toplam 853 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar