1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Karpaz’ın doğal ve kültürel mirası etkilenecek'
Karpaz’ın doğal ve kültürel mirası etkilenecek

'Karpaz’ın doğal ve kültürel mirası etkilenecek'

YDÜ Çevre Eğitimi ve Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Şerife Gündüz, Yedikonuk bölgesinde yapılması planlanan petrol tesisinin çevreye etkilerini Face to Face’e değerlendirdi “Karpaz’ın doğal ve kültürel mirası etkilenece

A+A-

 

 

 

YDÜ Çevre Eğitimi ve Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Şerife Gündüz, Yedikonuk bölgesinde yapılması planlanan petrol tesisinin çevreye etkilerini Face to Face’e değerlendirdi

 

“Karpaz’ın doğal ve kültürel mirası etkilenecek”

 

·        “Yedikonuk’taki tesiste depolanacak olan petrolün dışa dağıtılacağı söyleniyor. Yapılacağı yerin de Doğu Akdeniz’in ortasında olduğunu dikkate aldığımız zaman bunun boyutunun büyük olacağını düşünüyorum”

 

·        “Büyükkonuk’u ekoturizm alanı ilan ederken aynı yere petrol dolum tesisi veya terminali gibi şeyler inşa etmemeniz gerekir”

 

·        “Buralar deniz kaplumbağalarının ve Akdeniz foklarının yumurtlama bölgeleri. Gelecek kaplumbağalar  ve foklar elbette bu trafikten etkilenecektir”

 

·        “Bu bölgede tarım yapılamayacak, çünkü uçan ve sızan petrol bu toprağı kirletecek. Bölgede akifer olmaması gerekir ki söz konusu bölgede akifer de olduğunu biliyoruz”

 

·        “(ÇED’de) Çevreye ve topluma, bölgeye kazandıracakları pozitif bacağın yanında doğaya, insan sağlığına ve bölgeye getireceği negatif etkilerinin net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir”

 

·        “Singapur en zengin ülkelerden biridir. Gerekli tedbirleri alacak, kontrolleri yapacak durumdadır. Bizde memurun maaşları ödenirken bile sorun yaşıyoruz”

 

   YDÜ Çevre Eğitimi ve Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Şerife Gündüz, Lefke bölgesine yapılması planlanan ancak tepkiler ve Çevre Etki Değerlendirme Raporu’nun (ÇED) olumsuz çıkması sonucu Yedikonuk bölgesine yapılması kararlaştırılan petrol tesisinin çevreye geri dönülmez etkileri olacağını belirtti.

   “Önlemek her zaman temizlemekten daha kolaydır” diyen Yard. Doç. Dr. Gündüz, söz konusu tesisin yapılması durumunda bölgedeki biyolojik çeşitliliğin, Karpaz’ın doğal ve kültürel mirasının olumsuz etkileneceğini vurguladı.

   Petrol dolum tesislerinin küçük ölçekli olduğunu ve gelen petrolün ülke içine dağıldığını belirten Yard. Doç. Dr. Gündüz, terminallerin çok büyük ölçekli olduğuna ve gelen petrolün iç piyasaya verilmeden tekrar dışarı dağıltıldığını kaydetti. Yard. Doç. Dr. Gündüz, basına yansıyan haberlere göre Yedikonuk’a yapılacak olan tesisteki petrolün iç piyasaya girmeyeceğine dikkat çekti.

 

TERMİNAL Mİ, DOLUM TESİSİ Mİ?

 

·        Soru: Öncelikle petrol terminali ile petrol dolum tesisi arasındaki farkı açıklar mısınız?

·        Yrd. Doç. Dr. Gündüz: Dolum tesisi küçüktür, gelen petrol ülke içine dağılır ancak terminaller çok büyük ölçeklidir, gelen petrol orada depolanır, iç piyasaya verilmez ve tekrar dışarı dağılır.

 

·        Soru: Basına yansıyan haberlere göre Yedikonuk’a yapılacak olan tesisteki petrol iç piyasaya girmeyecek ve dışa yönelik olacak. Bu durumda oraya petrol dolum tesisi değil, bir terminal yapılacak. Ayrıca oranın Doğu Akdeniz’in ana petrol terminali olmasının planlandığı da alınan duyumlar arasında... Bu konularda sizin bilginiz var mı?

·        Yrd. Doç. Dr. Gündüz: Zaten Yedikonuk’taki tesiste depolanacak olan petrolün dışa dağıtılacağı söyleniyor. Yapılacağı yerin de Doğu Akdeniz’in ortasında  olduğunu dikkate aldığımız zaman bunun boyutunun büyük olacağını düşünüyorum.

 

·        Soru: Bu tür bir tesisin Yedikonuk bölgesinde yapılmasının nasıl sakıncaları vardır?

·        Yrd. Doç. Dr. Gündüz: Bakanlar Kurulu kararına göre bu tesisler Yedikonuk yakınlarında olacak ve Yedikonuk Büyükkonuk’un arkasındadır. Büyükkonuk’u ekoturizm alanı ilan ederken aynı yere petrol dolum tesisi veya terminali gibi şeyler inşa etmemeniz gerekir. Buralar ayrıca deniz kaplumbağalarının ve Akdeniz foklarının yumurtlama bölgeleri. Gelecek kaplumbağalar  ve foklar elbette bu trafikten etkilenecektir.

 

“HEM PETROL TESİSİ HEM MARİNA BİRBİRİYLE NASIL BAĞDAŞACAK?”

 

Bunun yanı sıra o bölgeye Doğu Akdeniz’in en büyük marinası olacağı söylenen bir marina yapılıyor. Orada petrol dolum tesisi veya terminal olursa denizde sürekli tankerler olacak. İkisi nasıl yanyana gelecek, bunlar birbiriyle nasıl bağdaşacak? Yatı ile gelenler petrol taşıyan büyük yük gemileri arsından mı gelip marinaya park yapacak?

 

“SIFIR KAÇAK İMKANSIZ”

 

Petrol dolum tesisi veya terminali yapılacak olan yerin rüzgara açık olmaması lazım çünkü petrol aktarımı sırasında sızıntıların ve kazaların olmaması dikkat edilmesi gereken olayların başında gelmektedir. Rüzgar da bu sızıntılara neden olabilecek kaynaklar arasındadır. Oysa Yedikonuk bölgesinde batı ve kuzey batı rüzgarları var. Petrol gemiden gemiye nakledilecek veya gemi tesise girecek, kilitlenip oraya petrolü boşaltacak veya alacak. Bu aktarımlar sırasında kaçaklar olacak, sıfır kaçak imkansızdır. Petrol yanıcı ve uçucu olduğu için bu gibi durumlarda çok büyük riskler olacak.

 

“BÖLGEDE TARIM YAPILAMAYACAK”

 

Bu tesisin etrafında hiçbirşey olmaması lazım. Bu bölgede tarım yapılamayacak, çünkü uçan ve sızan petrol bu toprağı kirletecek. Bölgede akifer olmaması gerekir ki söz konusu bölgede akifer de olduğunu biliyoruz. Akiferin bölgede oluşu sızıntılardan kaynaklanacak su kirliliğinin de ne boyutlara taşınabileceği konusunda bize bir gösterge olacaktır.

Ayrıca bu tür tesislerin yapılacağı yerlerde depremsellikle ilgili zemin etüdlerini yapmak gerekir. Bu tür tesislerin yerleşim alanlarına yakın olmaması lazım ancak Bakanlar Kurulu kararında belirtilen yer yerleşim alanlarına yakındır.

 

“KARPAZ’IN DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRASI DA ETKİLENECEK”

 

Söz konusu bölge biyolojik çeşitlilik açısından da zengindir, orada flora fauna çalışması da yapıldı. Büyükkonuk Belediye Başkanı o bölgenin kayalık olduğunu ve önemli ekolojik alan olmadığını söyledi ancak kayalar da önemli ekolojik alanlardır. Karpaz’ın kıyılarına Akdeniz fokları gelip yuvalar, Caretta carettalar gelir. Bunları kimse gözardı edemez. Eğer bu tesis yapılırsa bütün biyolojik çeşitlilik etkilenecek ve Karpaz’ın doğal ve kültürel mirası da etkilenecek. O bölgede balıkçılık yapılıyor ve bu tür bir tesisin yapılmasıyla balıkçılık da etkilenecek.

Tankerlerde veya depolarda zaman içinde dip çamurları oluşacak ve yaptığım araştırmalara göre bunların zaman zaman yıkanıp temizlenmesi gerekecek. Bu atık sular nereye aktarılacak, su nereden temin edilecek atıklar nasıl bertaraf edilecek?

 

“BÖLGEYE YENİ BİR TAŞOCAĞI MI AÇILACAK?”

 

Petrol dolum tesisi veya terminali yapılırken çok büyük miktarda harfiyat da gerekecek. Dolgu ve harfiyat malzemesi nereden alınacak? O bölgeye yeni bir taşocağı mı açılacak? İstihdam olacak deniyor ancak bu teknik bir iştir ve bunu yapacak olan şirket muhtemelen kendi ekibiyle gelecek. Bu çevresel riski çok yüksek olan bir yatırımdır. Değerlendirilmesi kısa sürede gerçekleştirilmesi beklenemez. Yapılacak olan yatırımın iyice araştırılması tarafsız bir şekilde teknik elemanlarla değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

ÇED RAPORU...

 

·        Soru: ÇED ile ilgili değerlendirmede bulunabilir miyiz?

·        Yrd. Doç. Dr. Gündüz: Lefke Bölgesi’nde yapılacak olan tesisin ÇED’inde bir çok eksik mevcuttu. Bu alan için hazırlanacak ÇED’in çok detaylı, açık olması gerekmektedir. Özellikle denizle ilgili araştırmaların, jeolojik araştırmaların, kıyı araştırmalarının yapılması gerekmektedir. Kısaca çevreye ve topluma, bölgeye kazandıracakları pozitif bacağın yanında doğaya, insan sağlığına ve bölgeye getireceği negatif etkilerinin net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.

 

“GENELDE DIŞTAN GELEN YATIRIMLARDA BİZE BİR KATKI OLMUYOR”

 

·        Soru: Bu tesis yapılmasın mı?

·        Yrd. Doç. Dr. Gündüz: Bu kadar büyük bir tesise gerek yok. Genelde dıştan gelen yatırımlarda bize bir katkı olmuyor. Eğer bunun ekonomik katkısı bize yansımayacaksa “biz neden bu riski alıyoruz” diye kendi kendime soruyorum. Ülkemizin ekonomisine yılda ne kadar katkısı olacak? Zaten Kalecik’te bir petrol dolum tesisi var, biliyorsunuz zaman zaman basına da yansıyor orayla ilgili gerekli tedbirler alınmıyor. Mevcut olan tesisin sadece ülke içerisine yönelik oluşu ve küçük sayılabilecek bir tesis oluşunu göz önünde bulundurduğumuzda, çevresel analiz değerlendirmeleri takip edilmiyor oluşu ve çevreye oluşturduğu kirlilikle ilgili de tedbirler alınmıyorken, kurulacak olan yeni tesisin takibi ile ilgili birçok soru işareti kafamızda oluşabiliyor.

Oluşabilecek kaza durumlarını hiç düşünmek bile istemiyorum. Çünkü petrolle ilgili kazalardan sonra oluşacak kirliliğin temizlenmesi çok zor ve çevresel koşullara bağlı olarak da belli yerlerde imkansızdır. Yakın zamanda meydana gelen Meksika örneği de mevcut, şu anda çalışmalar hala devam etmekte. Önlemek her zaman temizlemekten daha kolaydır.

 

“DENETİMİ VE YAPTIRIMI NASIL OLACAK?”

 

·        Soru:  Singapur ve Dubai’de benzer tesisler olduğu söyleniyor ve “biz neden yapamayalım” deniyor...

·        Yrd. Doç. Dr. Gündüz: Singapur en zengin ülkelerden biridir. Gerekli tedbirleri alacak, kontrolleri yapacak durumdadır. Bizde memurun maaşları ödenirken bile sorun yaşıyoruz. Üstelik sürekli yetki karmaşası yaşanan bir ülkedeyiz. Sorumlulukların kime ait olduğu her zaman tartışmaya açık. Bu büyüklükteki bir tesisin takibi nasıl yapılacak? Her adım para, kontrol ve teknik destek isteyecek, kontroller nasıl yapılacak? Bu tür petrol tesisleri hem yapımda, hem de kullanımda çok büyük titizlik gerektirir ve devletin denetimi önemlidir. Bu konuda yeterli donanıma ve imkana sahip olduğumuzu düşünmüyorum. Bunların denetimi ve yaptırımı nasıl olacak?

 

·        Soru: Mağusa ve Karpaz arasından karada doğalgaz ve petrol araması yapılması da gündemde. Sizce bu bir tesadüf müdür?

·        Yrd. Doç. Dr. Gündüz: Benim de bu konuda şüphelerim var. Tesadüf gibi durmuyor. Önceden planlanmış gibi görünüyor. Bu şeffaflık olması gereken bir konu.

 

“GEZEGENİN DOĞAL KAPASİTESİ AŞILIYOR”

 

·        Soru: Genel olarak dünyada çevre sorunları artıyor. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?

·        Yrd. Doç. Dr. Gündüz: Tarihçiler 1950’lerde dünya nüfusu 2.5 milyarken, 2000 yıllarının başında bu rakamın 6 milyara ulaşmasını, ekonominin 20’inci yüzyılın son yarısına kadar 7 kat büyümesini heyecan verici olarak değerlendirmişlerdi ama sonuçta ileriye yönelik bu heyecan verici hadise hüsrana dönüşüyor. Gezegenin doğal kapasitesi aşılıyor ve doğal kaynaklarımız yetersiz kalıyor. Çevre uzmanları yıllardır, bu kullanımlar devam ederse dünyanın başının bir gün belaya gireceğini söylüyorlar. Gıda stoklarında yıllardır tüketim üretimi aşarken dünya tahıl stokları otuz yılın en düşük düzeyine geriledi. Dünyanın çoğu ülkesinde suya olan talep yeraltı sularının ve nehirlerin sürdürülebilir verimini aşıyor.    ,

Ülkemizin boğuşmakta olduğu başlıca sorunlar arasında su kaynaklarının azalması, kuraklık ve tuzluluk oranlarındaki artışı, düzensiz yapılaşma, çöp ve çöplükler, kanalizasyon ve arıtma sistemleri yetersizliği, taş ocakları, termik santraller ve bunların oluşturduğu toprak, su ve hava kirliliği var. Ülkemizde siyasi rantlar ve çıkarlar ön planda olmakla birlikte, “Kirleten öder” prensibi ile harekete geçmek gerekmektedir. Çevreyi kirletenin, yanına kalmaması gerekmektedir. Şu anda anlık olarak alınan kararlar ülkemizi dönüşü olmayan yanlışlara sürüklemektedir.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2079 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler