1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KARAR AÇIKLANDI
KARAR AÇIKLANDI

KARAR AÇIKLANDI

Anayasa Mahkemesi’nin, Bakanlar Kurulu’nun “Lefkoşa Belediye Başkanı ve meclis üyelerinin 90 gün zorunlu izne çıkarılmasına” ilişkin Yasa Gücünde Kararname ile ilgili kararı açıklandı. Anayasa Mahkemesi, LTB ile ilgili Yasa Gücünd

A+A-

 

 

Anayasa Mahkemesi’nin, Bakanlar Kurulu’nun “Lefkoşa Belediye Başkanı ve meclis üyelerinin 90 gün zorunlu izne çıkarılmasına” ilişkin Yasa Gücünde Kararname ile ilgili kararı açıklandı.

Anayasa Mahkemesi, LTB ile ilgili Yasa Gücünde Kararname’yi, Anayasa’nın 112’nci maddesine aykırı buldu. Mahkeme, Yasa Gücünde Kararname’nin yürütmesini durdurdu.

Nevvar Nolan başkanlığında Şafak Öneri, Narin F. Şefik, Ahmet Kalkan ve Hüseyin Besimoğlu’ndan oluşan Anayasa Mahkemesi, bugün saat 15.00’de Bakanlar Kurulu’nun “Lefkoşa Belediye Başkanı ve meclis üyelerinin 90 gün zorunlu izne çıkarılmasına” ilişkin Yasa Gücünde Kararname ile ilgili kararını açıklandı.

Mahkemede, CTP/BG’nin Avukatı Ezer Özsoy, TDP’nin Avukatı Boysan Boyra, davalı Bakanlar Kurulu’nun Avukatı Feyzi Hansel, Başsavcılık adına da Başsavcı Yardımcısı Muavini Behiç Öztürk hazır bulundu.

Başbakanlık Müsteşarı Hüda Aksoy, CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, Genel Sekreter Asım Akansoy ve TDP Genel Sekreteri Cemal Özyiğit de salonda kararı dinleyenler arasındaydı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Nevvar Nolan, CTP/BG ile TDP ayrı ayrı Anayasa Mahkemesi’ne ara emri (yürütmeyi durdurma) başvurusu ile Bakanlar Kurulu’nun Yasa Gücünde Kararnamesi gerekçelerini ve ardından da mahkemenin kararını okudu.

Yasa Gücünde Kararname’nin Anayasa’nın 112’nci maddesi ile doğrudan ilgili göründüğünü belirten Nolan, Bakanlar Kurulu’nun ekonomik konularda ivedilik olması halinde Yasa Gücünde Kararname çıkarabileceğini ancak bu kararnamenin de Meclise sunularak 90 gün içinde yasalaşması gerektiğine dikkat çekti.

Yasa Gücünde Kararname’nin yeni mali yükler getirmeyip, kişilerin hak ve özgürlüklerini de kısıtlamaması gerektiğini kaydeden Nolan, Lefkoşa Belediyesi’ndeki gelişmelerin 1-2 gün içerisinde olmadığını aylarca öncesinden krizin geldiğinin görüldüğünü, bu konunun Meclis’e götürülmesi için zaman olmasına karşın Yasa Gücünde Kararname çıkarılmasının 112’nci maddeye aykırı olduğunu ifade etti.

Nolan, konunun meclise götürülmüş olması halinde üretilecek çarenin birkaç ay gecikebileceğini ancak Anayasa’ya aykırılığın da önlenmiş olacağını belirtti.

Yasa Gücünde Kararname ile seçimle gelen Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerinin siyasal hak ve özgürlüklerinin de kısıtlandığını kaydeden Nolan, bunların Anayasa’nın 112’nci maddesine aykırı olduğunu belirtti.

Nolan, Anayasa Mahkemesi’nin Yürütmeyi de durdurma kararı aldığını ifade etti.

YORGANCIOĞLU

CTP/BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu mahkeme çıkışında kararı değerlendirerek, “UBP Hükümeti’nin bilmem kaçıncı kez Anayasayı ayaklar altına alarak LTB’de seçilmiş insanları Yasa Gücünde Kararname ile 90 gün süreli görevlerinden uzaklaştırılmasını Anayasa Mahkemesi Anayasaya açık bir şekilde aykırı olması nedeniyle yürütmeyi durdurma kararı aldı” dedi.

Bunun ilk günden yürüttükleri hukuksal mücadele, toplum, Anayasa ve demokratikleşme adına bir zafer olduğunu vurgulayan Yorgancıoğlu, “Bizim için önemli olan Anayasa ve yasaların üstünlüğüdür. Kimin geri döneceği ikincil bir öneme sahiptir” ifadesini kullandı.

Belediye’yi yönetme konumundaki Belediye Başkanı’nın üyesi olduğu UBP’nin yıllardan beri tüm ikazlara rağmen hiçbir tedbir almadan ürettikleri sonucun ortada olduğuna dikkat çeken Yorgancıoğlu, Cemal Bulutoğluları’nın istifa edip demokratik bir seçimle yeni bir belediye başkanının önünü açması gerektiğini savundu.

Sayıştay raporlarının açık ve net olduğunu belirten Yorgancıoğlu, “Bizler CTP/BG olarak bunun seçimle temizleneceğini düşünmemiz en doğal sonuçtur. Ama iş bununla da bitmiyor. LTB’nin bugün içinde bulunduğu ekonomik koşullar biraz daha büyük ölçekte gözlenirse ülkenin de içinde bulunduğu ekonomik koşulların bire bir aynısıdır” dedi.

Yorgancıoğlu, sadece Bulutoğluları değil, UBP Hükümeti’nin de istifa ederek toplumun önünü açması gerektiğini ileri sürdü.

CTP/BG’nin özellikle yerel yönetimlerdeki deneyimlerini de kullanarak, Lefkoşa’yı Lefkoşalılara yakışır, Kıbrıs Türk halkın dünyada temsil etmeye yakışır bir noktaya getirmek için başkent belediyesini ve ülkeyi yönetmeye talip olduğunu belirtti.

ÖZYİĞİT

TDP Genel Sekreteri Cemal Özyiğit ise, bir demokrasi ayıbının Anayasa Mahkemesi kararıyla önlendiğini belirtti.

UBP’nin sivil darbe girişiminin önlendiğini savunan Özyiğit, ülke demokrasisi adına karardan mutluluk duyduğunu söyledi.

TDP’nin Merkez Yönetim Kurulu’nun toplanarak bu konuda daha sonra açıklama yapacağını belirten Özyiğit, Anayasa Mahkemesi başkanının kararı okurken üzerinde durduğu konunun bu konuda düzenlemenin Cumhuriyet Meclisi’nde yapılması olduğuna işaret etti.

TDP olarak Cumhuriyet Meclisi’ni defalarca araştırma önergesi vererek, LTB konuda genel görüşme çağrısı yaptığına dikkat çeken Özyiğit, UBP’nin bunun gündeme dahi alınmasını reddettiğini söyledi.

Meclis’te UBPnin meşru bir çoğunluğu bulunmadığını savunan Özyiğit, “Bu nedenle Cumhuriyet Meclisi seçimlerinin de yenilenmesi kaçınılmazdır” dedi.

Bakanlar Kurulu kararının ardından 10 milletvekili ile olağanüstü meclis toplantısı çağrısı yaptıklarını da anlatan Özyiğit, o toplantının da UBP’nin katılmaması nedeniyle yapılamadığını hatırlattı.

Özyiğit, “Enine boyuna bu konunun konuşulacağı tek yer Cumhuriyet Meclisi’dir. Olağanüstü toplantı çağrımız devam etmektedir. Derhal Meclis toplanmalı, konu enine boyuna tartışılmalı, yasal düzenlemeler yapılmalı, Lefkoşalının beklediği doğru kararlar üretilip doğru adımlar atılmalı” dedi.

Karar öncesinde Lefkoşa Belediyesi’nde yapılanlarla ilgili ciddi itirazları bulunduğunu, bunların 2010’dan önceki yerel seçimlerden öncesine dayandığını ifade eden Özyiğit, 7 Nisan 2010’da Başbakan Derviş Eroğlu başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında alınan 10 milyon sterlin borçlanma kararı ardından TDP olarak Sayıştay, Başsavcılık ve Başbakanlık Denetleme Kurulu’nu görev çağırdıklarını ancak bunların görevlerini yapmadığını ileri sürdü.

Daha sonra bir süreç yaşandığını, Lefkoşa halkının mağdur edildiğini savunan Özyiğit, bu konuları sürekli gündeme getirip uyarılarda bulunmalarına rağmen hükümetçe dikkate alınmadığını iddia etti.

Özyiğit, “LTB’de o günler geri dönülmesine iznimiz yoktur. Cumhuriyet Meclisi biran önce toplanarak gerekli yasal düzenlemeyi yapmalı” dedi.

OLAYIN GELİŞİMİ

Bakanlar Kurulu’nun 4 Temmuz’da çıkardığı Yasa Gücündeki Kararname’yle ilgili olarak Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP/BG) ile Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) ayrı ayrı Anayasa Mahkemesi’ne ara emri (yürütmeyi durdurma) başvurusu yapmıştı.

CTP/BG ile TDP tarafından ayrı ayrı yapılan başvuralar daha sonra birleştirilmiş ve Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz Cuma günkü duruşmada tarafları dinlemişti.

 

 


 CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu’nun konu ile ilgili değerlendirmesi şöyle;

ADALET YERİNİ BULDU, ŞİMDİ SIRA SEÇİMDE 

Bugün, UBP’nin darbeci ve entrikacı anlayışı, kendi kişisel ve partisel menfaatlerini toplum menfaatlerinin önüne koyma anlayışı açığa çıkmış ve bir kez daha mahkum edilmiştir. UBP’nin, Cemal Bulutoğluları tarafından Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşanan hukuksuzlukları, yasa dışılıkları, açıklanamaz karanlık ilişkileri denetlemek bir yana görmezden gelmesi ve buna UBP’li  belediye meclis üyeleri kanalıyla destek vererek yarattığı balon ellerinde patlayıp sönmüştür. Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yine Cemal Bulutoğluları aracılığıyla uygulanan aşırı savurgan,  hesapsız-kitapsız, vizyonsuz ve popülist politikaları, cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde seçim mezesi yapan siyasi rantçı UBP’nin arabası demokrasi ve hukukun üstünlüğünün duvarına toslamıştır.

Lefkoşa Türk Belediyesi’nde uzun süredir devam eden kaos, belediye çalışanlarının ödenemez hale gelmesiyle iflas noktasına gelmiş, Cemal Bulutoğluları’na ve onun destekçilerine hiçbir güven kalmamıştır. Lefkoşa’nın pisliğinin ancak bir seçimle temizlenmesi noktasına gelinmişken ve Sayıştay raporlarında açıkça belirtilen yasadışılıklar ve işlenen suçlar ortaya çıkmışken, yapılması gereken savcılık ve polis tarafından başlatılan soruşturmanın hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasını sağlayıp, hukuksal sürecin işletilmesiyle güven ortamının yeniden sağlanmasıydı. Bunlar yapıldığı takdirde ancak demokratik sistemin çarkları içerisinde adalet gerçekleşmiş olur ve dağ gibi yığılmış olan Lefkoşa’nın çöpleri yanında siyasi kirliliklerin de temizlenmesinin yolu açılmış olurdu.

UBP ve İrsen Küçük, son cumhurbaşkanlığı seçiminde belediye kaynaklarının seçimde kullanıldığı iddialarını örtbas etmek ve UBP kurultayını kazanmak için ortalığı temizleyip rakiplerini etkisizleştirmek amacıyla hareket emektedir. Hakkında soruşturmaların sürdüğü Cemal Bulutoğluları’na “dönüşün muhteşem olacak” vaadiyle hukuk sürecinin işletilmeyeceği sözünü vererek desteğini alma niyetiyle demokrasi tarihimiz açısından utanç verici bir sivil darbe gerçekleştirilmiştir.  Bu darbeyle, bir anda birkaç kuş vurabileceğini zanneden UBP ve İrsen Küçük, hukuk sistemini ve demokrasi anlayışını yok sayarak, yol alabileceklerini zannetmişler ve her zamanki gibi sadece yakını gören anlayışlarının ve vizyonsuzluklarının kurbanı olmuşlardır.

Bugün Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararla, demokrasinin ve hukukun üstünlüğü bir kez daha teyit edilerek korunmuştur. Sivil bir darbeye karşı alınan bu sonuç, demokrasinin kirletilemeyeceğinin,  hukuk ve adalet sistemimizin siyasi amaçlara alet edilemeyeceğinin ifadesi olarak kabul edilmelidir.   UBP ve İrsen Küçük de umarız bu mesajı almıştır. Ancak gözünü kara bürümüş, iktidar ve koltuktan başka hiçbir şey görmeyen bu anlayıştan bir şey beklemek hayaldir. Kendi kişiliği gibi, toplumsal kişiliğimizin de yerle bir edilmesine gıkını çıkarmayan, koltukta oturma adına toplumsal kimliğimizin ve kültürümüzün değiştirilmesi çabalarına destek çıkan bu anlayıştan halkımız adına duyarlılık beklemek mümkün değildir.

UBP’nin,  Cemal Bulutuğluları’yla birlikte, Lefkoşa’dan başlayıp bütün adaya yaydıkları yasa dışılık, rantçılık ve günübirlikçi popülist anlayışların, demokrasimiz ve  halkımızın engin ve derin kararlılığıyla süpürülüp temizlenmesinin zamanı gelmiştir. Önce Cemal Bulutoğluları gidecektir. Demokrasinin, hukukun ve Lefkoşa’nın önünü açmak için derhal istifa etmelidir. İstifa etmediği takdirde yargılandıktan sonra zaten gidecektir. Toplumun ve Lefkoşa’nın önünü açmanın, birikmiş siyasi kirliliklerin temizlenmesinin başka yolu yoktur.  Sonra da, Cemal Bulutoğluları’nı kucağına alan, ona suç ortaklığı yapan ve destek olan UBP ve İrsen Küçük gidecektir. Demokratik sistem ve halkımızın iradesi, kimliğini, kültürünü yok etmek isteyenlere karşı hiçbir zaman boyun eğmemiş ve eğmeyecektir. Tarihten gelen derin algısıyla halkımız, demokratik yollarla kimliğine ve kültürüne sahip çıkacak, bunun için kendisine düşen sorumluluğu yerine getirecektir. 

CTP-BG olarak bizler, demokrasinin, insan haklarının, kimliğimizin, kültürümüzün katıksız savunucuları olarak, yerel yönetimlerdeki başarılı deneyimlerimizle Lefkoşa’yı halkımıza yaraşır ve bizleri uluslararası alanda yüz akımızla temsil edecek bir başkent yapmaya talibiz. Lefkoşa’dan başlayarak atıkları da, tüm adaya yayılmış siyasi çöpleri ve kirliliği de toplayıp temizlemeye, ülkemizin demokratik ilkelerden milim sapmadan, sürdürülebilir ekonomik, sosyal, kültürel gelişimini sağlayıp dünyada kabul gören saygın bir yere getirmeye kararlıyız.

 

 

 

Bu haber toplam 1720 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler