1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Karar-2-
Karar-2-

Karar-2-

Ben bir karar aldım diye tekrarladı Emir… Ne kararı diye yine birlikte sordular Salih ve Sevinç… Ben buradan ayrılıyorum. Biz de sabahleyin gidiyoruz işte… Yok, yani bu ülkeden gidiyorum. ………………&#

A+A-

 

 

Ben bir karar aldım diye tekrarladı Emir…

Ne kararı diye yine birlikte sordular Salih ve Sevinç…

Ben buradan ayrılıyorum.

Biz de sabahleyin gidiyoruz işte…

Yok, yani bu ülkeden gidiyorum.

…………………..

Bir süreliğine sessizlik.

Nasıl yani?

Basbayağı… Yurt dışına gidiyorum. Bir süredir size söylemek için fırsat arıyordum zaten…

Nerden çıktı bu şimdi, bir sorun mu var yoksa?

Yok, yok bir sorun yok ama biraz değişiklik yapmak istiyorum hayatımda…

Bu değişikliği yapmak isterken bize niye danışmadın peki…

Biz sana bişey mi yaptık?

Bu fikrini neden daha önce öğrenmedik?

Neden gitmeye karar verdiğinde öğrendik?

Ayrımız, gayrımız neydi? Bu değişikliği beraber arasaydık!...

Bize neden bunu yapıyorsun şimdi?

Sorular birbirine karışmıştı, kimin ne sorduğu belli değildi. Zaten Emir de sorunun kimden geldiğinin farkında değildi… Sadece soruyu yakalayıp ona yanıt yetiştirmek derdindeydi.

Sizi de endişelendirmek istemedim, benim için kendi hayatınızı değiştirmenizi istemedim.

Hani bizim için sen, ben, o yoktu!.. Hani hepimiz birdik!..

Bırakın yaa böyle lafları!..

Emir sen çok farklılaştın… Zaten son zamanlarda tamam değildin ama bu gece daha bir farklı oldun. Gecenin içine ettin.

Sadece gece olsa neyse… Ben bütün hayatımın içine ettim.

Gitme o zaman, niye gidiyorsun. Sorun neyse söyle beraber çözelim.

***

Bütün gece konuştular, tartıştılar, Emir’i sorguladı Salih ve Sevinç ama Emir neden yurt dışına gitmek istediğinin gerçek nedenini söylemedi.

Tartışmanın ve sabahı etmenin yorgunluğuyla geç uyanan üç arkadaş öğleden sonra ancak dağ evinden çıkabildiler.

Evlerine geldiklerinde üç gün birbirleriyle, daha doğrusu ne Emir diğerleriyle, ne de diğerleri Emir’le görüşmediler.

Ancak üçüncü günün sonunda uçak alanında uğurlamaya gittiklerinde görüştü üçlü… Ne kadar üzgün, ne kadar kızgın olsalar da onu yalnız yollayamazlardı. Gittiler, kucakladılar, ağladılar, tekrar sormak isterken ağızlarını elleriyle kapadı Emir. Uçağa bindi ve gitti.

***

Dünyanın bir ülkesinde, belki İngiltere’de, belki Amerika’da, belki Uzak Doğu’da bir yerde, amcasının oğlunun restoranında muhasebe işlerini yapmaya başladı Emir…

Geride bıraktığı çocukluk arkadaşları Salih ve Sevinç’le sanal ortamda görüşüyorlar. Ama o geçmişe göre belki her gün, her saat görüşmelerini beklersiniz ancak öyle olmadı. Arada bir… Bu görüşmeler de uzun sürmüyor. Hal, hatır sorulur, ardından hemen özellikle Emir sohbeti bitirir.

***

Bu ayrılık sürecinde oldukça zorlandı Emir… Bu kadar olacağını tahmin etmiyordu. Birkaç kez kız arkadaş edindi, unutmaya çalıştı, gayret etti ama her seferinde de istediği gibi sürdüremedi ilişkilerini… Ya kendi bitirdi ya da hayata olumsuzluğu yüzünden sevgilisi bitirdi ilişkiyi…

Olmadı, yapamadı.

Bir ilişkide sonuca da yaklaşmıştı oysa… Bağlanmışlardı, ilerlemeye karar vermişlerdi hatta oluşan gebeliği de sonucu getiremedikleri için sonlandırmışlardı. (Demek ki Türkiye’de değilmiş Emir, yoksa Tayyip abisi engel olurdu kürtaja!..)

***

Bu denemeden sonra epeyce bozulmuştu Emir, hatta o ülkeden de başka bir ülkeye gitti. Amca oğlunu da bırakıp başka diyarlara yelken açtı. Bir ülkede de kalmadı, elindeki parayla gidebileceği yere kadar gitti. Para olmadığı yerde de öylesine yaşadı… Gün çalıştı gün yedi, bazen de aç yatıp aç kalktı…

Döndü yine ilk gittiği yere… Amca oğlunun yanına… Önce tekrar kucak açmak istemedi amca oğlu… Ya yeniden bırakıp giderse diye… Ama daha sonra dayanamadı, aldı yine… Oturttu yine hesapların başına… Daha önce yanında, aynı evde kalmalarına rağmen, bu kez daha rahat etsin ucuz bir yer kiraladı ona… Tek başına kaldı bir süre… Zaten yemekler de restorandan yeniyor. Öyle bir sorun da yok.

Aradan, yani arkadaşlarının yanından ayrılmasından, memleketinden uzaklaşmasından sonra üç yıl kadar bir süre geçmişti artık…

Arada Salih ve Sevinç’in internet üzerindeki yoklamalarını yanıtsız bırakıyor veya görmemiş gibi davranıyordu. Telefon aramalarında ise ‘yokum’ dedirtiyordu.

***

Böyle yaparak hem kendi kafasının rahat, hem de çocukluk arkadaşlarının huzurlu kalmalarını sağlamaya çalışıyordu aklınca…

Ama kendi aklıncaydı bu… O hiç bakmadığı internet yoklamalarına bir gün bakmaya karar verdi.

Salih ve Sevinç’ten ortak, kısa bir mesaj vardı;

“Biz evlendik, mutluyuz.”

Mesajın yanında da gülücüklere boğulmuş düğün fotoğrafları…    

 

-Bitti-

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 662 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler