1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Karakuşi bir albüm mü? Bu da nereden çıktı şimdi?
Karakuşi bir albüm mü? Bu da nereden çıktı şimdi?

Karakuşi bir albüm mü? Bu da nereden çıktı şimdi?

Şimdi bu da nerden çıktı? diyeceksiniz. Başkent’in sokakları çöp yığınlarıyla, kuzeyin birçok karayolu köstebek yuvası gibi deliklerle doluyken, bazı kesimlerin maaşları ödenemezken, siyasetçiler hala daha atıp tutarken, ağaçlar katledilirken, Kıbrı

A+A-

 

 

Şimdi bu da nerden çıktı? diyeceksiniz. Başkent’in sokakları çöp yığınlarıyla, kuzeyin birçok karayolu köstebek yuvası gibi deliklerle doluyken, bazı kesimlerin maaşları ödenemezken, siyasetçiler hala daha atıp tutarken, ağaçlar katledilirken, Kıbrıslı Türklerin yaşamının parçası olmayan konular ve yaşam tarzları dayatılmaya çalışılırken. En basit söylemle Kıbrıslı Türklerin gündemleri başkayken, bu da nerden çıktı. Dünyadan izole yaşamanın sonuçlarını en acısıyla yaşarken toplum, sanatın ve sanatçının vay haline. Tüm bu sıkıntılar yaşanırken, bu ortamdan yararlanıp gelir sağlayan kesimler de yok değildir. Kıbrıslı Türklerin senelerdir yaşamlarındaki eksikliğini hissettikleri orjinal dedikleri marka ürünlere ulaşmaları, şimdilerde daha kolay olsa da (çoğunlukla Güney Kıbrıs ve Türkiye) bu yaşam şeklinin hayatın bir parçası olması, hala daha gündemde değil.  Dünyadaki müzik üreticilerinin ve ürünlerinin kısacası sanat ürünlerinin de  başına gelenler, Kıbrısın Kuzeyi’ndeki bu izole yaşamın bir parçası olabilir mi? Herkes biliyor bunu ama ses çıkaran konuyu öne çıkaran  yok gibi. Sinema olsun müzik olsun, bu sanat üretimlerinin Kıbrıs’ın Kuzeyi’ndeki sunumu hiç de etik görünmüyor doğrusu. Etik olunmaması bir yana, yasal haklardan da uzak ve uluslararası hukuk kurallarına da uymayan bir sunuş olabilir mi sizce? Şimdi diyeceksiniz ki, böyle uzun uzadıya yazmaya gerek yok, kısa bir başlıkla bu konu gündeme getirilebilir. Evet doğrudur ama katı bir anlatımla yola çıkmak doğru değil çünkü, bu konudaki yasal düzenlemeler üzgünüm ki ne devletin, ne de hükümetin gündeminde şimdilik yok. Halkın gündeminde mi peki? Şu anda bu durumdan etkilenen sadece sanatçılar görünüyor. Ya sizce? Yani alan memnun, satan memnun olunca herşey normalmiş gibi bir görüntü çıkmıyor mu ortaya? Özellikle, Amerika Hollywood’taki sinema şirketlerinin başta olmak üzere, Avrupa’daki sinema prodüksiyonlarının dev bütçelerle üretildiğinin ve bu üretimin karşılığı olarak bir bedeli olduğunun, Kıbrıslı Türk tüketiciler tarafından bilindiği de bir gerçek mi acaba? Kıta devletlerinin tümünde müzik üretiminde daha farklı bir yol izlenmiyor. Pahalı olan sanat üretiminin tüketiciler tarafından izlenmesi ve dinlenmesinin bir bedeli mutlaka ve mutlaka var. Hatırlayacaksınız, bizdeki bazı özel kanalların daha film sinemada vizyondayken, bu filmi yayınlamalarının üzerinden çok da uzun bir zaman geçmiş değil. Genelde bazı teknikler kullanılarak sinemada çekilen bu gösterimlerin, toplum tarafından izlenmesi gayet normal sayılıyordu. Uydu yayınlarına geçildikten sonraki sunum ise, tamamen değişti ya da değişmek zorunda kaldı. Yani anlatmak istediğim dünyadan kopuk olmayan bir sisteme geçildiği taktirde, bu yaşam tarzının toplum tarafından da benimsendiği gerçeği. Kıbrıslı Türk TV kanallarında (özel ya da devlet) sinema filmlerinin yok denecek kadar az ya da hiç olmamasını buna bağlayabiliriz. Kıbrıslı Türk bir tv kanalda en son ne zaman kaliteli ve büyük bütçeli bir sinema filmi izlediğinizi bir sorun kendinize. Ya da müzik kliplerinden en son ne zaman seyrettiğinizi. Bunun için değil mi ki, aynı insanların kanal kanal gezmeleri ve aynı konuları farklı başlangıçlarla  daha daha önümüze koymaları, hayatımızın bir parçası olmuş. Kanalların tümü haber ve sohbet programlarıyla işin özetiyle ucuz programlarla tüketiciye ulaşıyor. Uydu yayıncılığı sayesinde bu hukuk dışı yayın sorunun kendiliğine çözüldüğü konusunda görüşler hiç de az değil. DVD ve VCD  kaydı ile tüketiciye sunulan ürünler ise, hala daha bu yasal zeminden uzak, dünyanın tüketiciye sunum şekli ve sisteminden uzak anlayışla Kıbrıslı Türk tüketicilere sunuluyor. Aslında bu konu çok karmaşık. Diyeceksiniz ki, günümüzün teknolojisinde ve internet dünyasında albümmüş, dvd’miş, vcd’miş, zamanı geçiyor bunların artık. Elbette ama, Kıbrıs’ın Kuzeyi’ndeki yasal boşluklar hala daha devam ediyor ve bu yasal boşluklardan fırsat bilinerek haksız yere para kazanan insanlar herşeye rağmen kazanmaya devam ediyorlar. İşte, bu dünyadan izole yaşam ve bunu fırsat bilinerek kurulan yasadışı kazanç şekli, ülkemiz sanatçılarının da üretiminde sorunlar yumağı oluşmasına baş etken oluyor. Amerika, Avrupa ve Türkiye’de kaydı yapılıp ülkemizde yasal , (dünyada yasadışı) şeklindeki sunulan  üretimlere bakış açısı, kendi müzik üretimcilerimize çok çok zarar vermekte ve tüm sanat üretimi motivasyonunu ortadan kaldırmaktadır. Konunun özeti bir anlatımla böyle. Konunun yasal boyutunu ise bir sonraki haftaya bırakalım. Bu arada, bilgileriyle destek olmak isteyenlere de zaman tanımış oluruz. Konu burada bitirilemeyecek kadar önemli yani. Kalın sağlıcakla.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 788 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler