1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kar hikayesi
Kar hikayesi

Kar hikayesi

Mutlu bir çifttiler. Evlilikleri henüz yeni sayılırdı. İki yıl önce evlenmişlerdi. Bazen erken biten bir dönemdir cicim ayları, bazen daha uzun sürer. Ayşe ile Ali için de uzun süren bir cicim ayları dönemi yaşanıyordu. Henüz yeni tanışmış gibiydiler.

A+A-

 

 

Mutlu bir çifttiler.

Evlilikleri henüz yeni sayılırdı. İki yıl önce evlenmişlerdi.

Bazen erken biten bir dönemdir cicim ayları, bazen daha uzun sürer.

Ayşe ile Ali için de uzun süren bir cicim ayları dönemi yaşanıyordu.

Henüz yeni tanışmış gibiydiler.

Birbirlerine kur yapmalar, sürpriz hediyeler almak ve sürpriz programlar yapmak hala devam ediyordu.

***

Tanışmaları da biraz sürpriz olmuştu. Belki de değildi, kurmaca olabilirdi.

Bir mağazada tanışmışlardı.

Ayşe üzerine denediği elbiseyi görmek için ayna önünde bir o yana bir bu yana dönüyor, yakışıp yakışmadığına, üzerinde güzel durup durmadığına bakıyordu.

“Tam size göre” diye bir ses geldi birkaç metre öteden…

Ali, onu uzunca bir süredir izliyordu.

Ayşe’nin elbise provasını bir süre izledikten sonra fikrini söylemek zamanı gelmişti.

O da öyle yaptı.

Ayşe’nin hoşuna gitmişti birilerinin fikrini söylemesi ama biraz da korkmuştu açıkçası.

***

Tanışmaları böyleydi.

Önce çekingen davranan Ayşe, Ali’nin ısrarlı takipleri ve konuşmak talepleriyle yumuşadı ve birliktelik başladı.

***

İşte böyle bir başlangıç ve çok da uzun sürmeyen bir zamandan sonra resmiyet. Evlilikle birlikte belki 2.5 yıllık bir zaman dilimi… Ve az önce sözü edilen sürprizlerden biri daha geldi Ali’den…

Cuma akşamı iş çıkışı eve geldiklerinde “hade hazırlan” dedi Ali.

“Ne hazırlığı?”

“Hafta sonu dağdaki kulübelerden birine rezervasyon yaptım, oraya gidiyoruz.”

Oldukça hızlı hazırlandı Ayşe…

Genelde “kadının hazırlığı uzun sürer” denir ama arabayla üç saatlik yola gidilecekti. Zaman kaybetmemek ve geceye orada devam edebilmek için çabuk çıktılar yola…

***

Dağdaki konaklama yerine vardıklarında yemek zamanıydı. Odalarına yerleştikten sonra hemen yemek salonuna geçtiler. Camın önüne oturdular… Dışarıda gecenin karanlığında lapa lapa yağan kar görüntüsünde kırmızı şarabın tadını aldılar. İçeride yanan şöminedeki odunların çıkardığı seslere karışan birkaç masadaki çiftin hafif gürültüleri vardı.

***

Gece güzel başlayıp güzel gidiyordu. Yan masadaki çiftle göz göze geldiler bir an… Sanki birbirlerini bir yerlerden tanır gibi baktılar ama her iki tarafın da bu tanışıklığı çıkaramadıkları belli oluyordu. Bakışmalardan sonra kendi aralarında fısıltılar geçti ama bakışlar geri dönmedi. Demek ki bir sonuç yoktu bakışlardan sonra ama yemek boyunca birbirlerine birkaç kez bakmadan da duramadılar...

***

Ertesi sabah kahvaltıda yine bakıştılar ama karşılıklı meraklı bakışların sonunda hiçbir konuşma olmadı yine... Ne biri ‘neden bakıyorsunuz’ dedi, ne de diğeri “bir sorun mu var?’ diye sordu.

Hava buz gibi soğuk, etraf bembeyaz ama bu durum öykünün kahramanlarını yürümekten alıkoymadı. Kimi zaman yolda yürüdüler, kimi zaman da ormanın içine daldılar. Ormana daldıklarında hava soğuk da olsa romantik anlar yaşamaktan geri durmadılar.

***

Biraz uzakta hem akşam yemeğinde, hem de kahvaltıda bakıştıkları çifti gördüler. Onlar da romantik zamanlar geçiriyorlardı. Onlar da bakıştıkları çifti fark edince bu kez konuşmak için yaklaştılar.

***

İlk söz diğer taraftan geldi;

Merhaba,

Merhaba…

Kusura bakmayın birkaç kez bakıştık ama konuşamadık. Yanlış anlamaya fırsat vermemek için konuşalım dedik.

İyi ettiniz. Biz de konuşma fırsatı arıyorduk zaten…

Sanki daha önce sizinle tanışıyormuşuz gibi hissettik ama nerden olduğunu bulamadık.

Biz de öyle… Ama biz de bulamadık.

Her neyse… Balayındasınız galiba…

Yok, hayır… İki yıllık evliyiz biz.

Ya! bugün evlenmiş gibisiniz…

Karşılıklı gülüşmeler ve ardından birlikte yürüyüş…

***

Birlikte yürürlerken çok da uzak olmayan bir yerden sanki yardım isteyen bir ses duydular… Ses, derenin içinden geliyordu. Oraya doğru yöneldiler.  

 

-devamı haftaya-

 


 

Kızıma ilham gelmiş;

 

Ne küçük hayallerimiz vardı boş ve anlamsız, ne de çok büyük hayallerimiz vardı imkansız…  İlsu Çağra

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1122 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler