1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KALKINMA PLÂNI
KALKINMA PLÂNI

KALKINMA PLÂNI

Küreselleşme sürecinde birtakım yeni mekanizmalar, kurallar ortaya çıkıyor. Bunlardan en önemlisi fikri mülkiyetlere ilişkin kurallardır. Bu ideolojinin içerisinde, bazı şeyler kendi içinde anlamsız dereceye varacak şekilde bir fetişizme dönüşmüştür: şir

A+A-

 

 

 

Küreselleşme sürecinde birtakım yeni mekanizmalar, kurallar ortaya çıkıyor.  Bunlardan en önemlisi fikri mülkiyetlere ilişkin kurallardır.
Bu ideolojinin içerisinde, bazı şeyler kendi içinde anlamsız dereceye varacak şekilde bir fetişizme dönüşmüştür: şirket yöneticileri MBA mezunu olmalı, herkes kısa dönemli karlara yönelmeli, devlet küçülmeli, özelleştirme yapılmalı, vs .....!


DEĞİŞİMİN ANATOMİSİ
Bana göre değişimin sosyolojiden gelmesi önemlidir. Çünkü toplumun kalbine nüfuz edecek perspektif bütünlüğü ve teorik anlayış bu disiplin içerisinde vardır.

Ne yazık ki, AKP'li ekonomistler ve Kıbrıs'taki uzantıları, Kıbrıs Türk Toplumuna yaklaşım metodu olarak rakamlara boğulmuş dar bir disipliner kısmi bir açıklama ve anlamayı getirmişlerdir.

Oysa ki, toplumsal gerçeklik tasviri, rakamsal bir ekonomi anlayışı değildir. Toplumsal gerçeklik tasviri, toplumsal mekanizmaların bütünselliğinin bütünsel işleyişini kavrayıp, muhtemel etkiler üzerinde düşünebilmeyi gerektirir.
Yani, neden sorusuna cevap verebilmeniz için, sadece bir kesiti değil, filmin tamamını seyretmeniz gerekir.

EKONOMİNİN ANATOMİSİ
Küreselleşmenin hazır teorik çerçevesini aktarmakla ve çevirmekle, tamamen anlamsız konferanslar düzenlemekle, aktüeli mümkün olduğu kadar canlı tutmaya yarayan faaliyetler içerisinde kalkınma planları ortaya çıkarılamaz.

Yapılması gereken, Kıbrıslı Türklerin yapısal ve örüntüleşmiş bir takım özelliklerinin farkına varıp, toplumsal genetik de diyebileceğimiz geldiğimiz bir geçmişimizin rakamlarla ifade edilebilecek bir mekanizma olmadığının anlaşılarak bir kalkınma planını oluşturma insiyatifini ortaya koymaktır.
Kalkınma planları ekonominin anatomisi gibidir.

ESKİ PARADİGMA ÇÖKMÜŞTÜR
Hangi paradigma içerisinde çözüm getirdiğiniz önemlidir.
Ekonomide kaynakları kısıtlı arzu ve istekleri kısıtsız kabul eden paradigma çökmüştür.
Dolayısı ile bunun üzerine kurgulanacak bütün ekonomik tanımlar ve hesaplar da daha başından çökecektir.
Borca dayalı para sistemi dediğimiz paradigmanın sorunları çözmesi mümkün değildir çünkü sorunları üreten kendisidir.

Adadaki esnaf, zanaatkar, memur, işçi, köylü ve tüm toplum canla başla çalışmasına rağmen sürekli borç içerisinde yüzmektedirler.
Mazbataların haddi hesabı tutulamamaktadır.
Ama nerede yanlış yapıldığını izah edebilen yoktur!

Topluma,  " başka alternatif yok" diyen "ortodoks ekonomistler" öğrenilmiş çaresizliği aşılamıştır.
Kıbrıs Türkü bir avuç rantiyeciye gün be gün borçlandırılarak esir haline getiriliyor.
Paranın sahibi kimse memleketin sahibi de odur!
Neticede tüm paradigmalar dönüp dolaşır, gelir para sistemine dayanır. Alternatif bir sistem ya da paradigma ortaya koymak elzemdir...

 

 

 

Bu haber toplam 758 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler