1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. KADINLARIN BARIŞ SÜRECİNE KATILIMINA DİKKAT ÇEKİLDİ
KADINLARIN BARIŞ SÜRECİNE KATILIMINA DİKKAT ÇEKİLDİ

KADINLARIN BARIŞ SÜRECİNE KATILIMINA DİKKAT ÇEKİLDİ

Kıbrıs 2015 İnisiyatifi,31 Ekim tarihini kadınların Kıbrıs’taki barış sürecine katılması için oldukça önemli bir fırsat olarak gördüğünü belirtti.

A+A-

 

 

Kıbrıs 2015 İnisiyatifi, dün bir bildiri yayınlayarak, 31 Ekim tarihini kadınların Kıbrıs’taki barış sürecine katılması ve dolayısıyla karar vericiler olarak kapasitelerinin artırılması fikrinin kamuoyu tarafından savunulması için oldukça önemli bir fırsat olarak gördüğünü belirtti.

31 Ekim’in, Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ‘Kadınlar, Barış ve Güvenlik’ konularında hazırlamış olduğu 1325 sayılı kararın kabul edilmesinin 12. Yıldönümü olduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi:

“31 Ekim 2000 tarihinde, BMGK kadınların çatışma sonrası yeniden yapılanma, kendi ülkelerine geri dönmesi ve yerleştirilmesi sürecindeki ihtiyaçlarını kapsayan bir cinsiyet perspektifinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

BMGK 1325 numaralı kararı kadınların, görüşmelere hem karar verme hem de diplomatik seviyede etkin katılımının sağlanması, ayni zamanda barışı koruma ve rehabilitasyon sürecinde daha belirgin görevlerin verilmesi için tüm ülkelere yapılan küresel bir çağrıdır. Bu bağlamda, Kıbrıs 2015 BMGK 1325 numaralı kararının Kıbrıs’taki resmi müzakere çerçevesine dahil edilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.

2010 yılında, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon Kıbrıs’taki İyi Niyet Misyonu ile ilgili hazırlamış olduğu raporunda kadınların barış sürecine katılımını desteklemesini sağlayacak projelerin yürütülmesini önermiştir (S/2010/238). Daha sonra ise, barış sürecinde müzakere edilen konular üzerinde cinsiyet eşitliğini temel alan öneriler yapılması için çağrılar yapılmıştır (S/2010/603, par 43).

2013 yılında yapılacak olan Kıbrıs Rum cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından, resmi görüşmelerin yeniden başlayacağı beklentisiyle, çeşitli örgütler 1325 sayılı kararın Kıbrıs’ta nasıl uygulanabileceği üzerinde fikir alışverişinde bulunmaktadırlar.

 

SONRAKİ ADIMLAR NE OLMALI?

Kıbrıs 2015 müzakereler çerçevesinde bir Ulusal Eylem Planı’nın (UEP) resmi olarak kabul edilmesini ve uygulanmasını önermektedir:

• Resmi müzakere sürecine dahil edilmek üzere ‘Cinsiyet Perspektifi ve Temsiliyeti Çalışma Grubu’nun kurulması.

• Çalışma Grubu’nun her iki taraf için de bağlayıcı olan bir Ulusal Eylem Planı (UEP) hazırlaması.

• Ulusal Eylem Planı’nın uygulanmasına yönelik karşılıklı yükümlülükler gereğince, Çalışma Grubu’na her iki toplum tarafından mali kaynak sağlanması.

• Bu kaynaklar kullanılarak, Çalışma Grubu’nun sivil toplum örgütleri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla UEP hedefleri ve sonuçlarının detaylandırabileceği bir platform görevi görmesi.

• UEP’ın ortak mali kaynaklar kullanılarak projelendirilmesi amacıyla, liderler ve sivil toplum örgütleri tarafından belirlenecek bir ortak yönetim kurulunun kurulması.

• 1325 sayılı kararda belirtilen uluslararası dayanışma ve koordinasyon gereğince, Çalışma Grubu’nun Avrupa Birliği (AB) İlişkileri Çalışma Grubu’nun yeniden canlandırılması ve ‘Cinsiyet Perspektifi ve Temsiliyeti Çalışma Grubu ile yakın koordinasyon içinde olması. Bu şekilde, UEP’ın uluslararası normlara uygunluğunun sağlanması.

• UEP’ın hayata geçirilmesi için denetimin sağlanması ve önceden belirlenmiş amaçların, daha net hedefler haline getirilmesi.

• Çalışma Grubu heyetinin yönetim kuruluna yıllık rapor sunma yükümlülüğünün olması.

Yukarıda belirtilen maddeler, Kıbrıs 2015 tarafından ‘Kadınların barış sürecine katılımı’ üzerine hazırlanan bir ‘siyasi yol haritası’nın temel özetidir. Kullandığı katılımcı metodoloji gereğince, Kıbrıs 2015 İnisiyatifi bu yol haritasının hazırlanması sürecinde her iki toplumdan da bir grup önemli araştırmacı ile istişare ederek, onların bilgi birikimleri ve tecrübelerini dikkate almış ve bu şekilde her iki toplum liderleri için öneriler hazırlanmıştır.

Ayrıca, Kıbrıs 2015 tarafından yapılan kamuoyu araştırmaları barış süreci ile ilgili konuların her cinsiyet tarafından nasıl algılandığı hususunda önemli farklılıklar olduğunu göstermektedir. Tarafların beklentileri ve korkularının yanı sıra, temel çözüm çerçevesinin nasıl değerlendirildiği konusunda önemli farklılıklar vardır. Ayrıca, yapılan kamuoyu anketlerinin ortaya koyduğu bir

diğer önemli bulgu ise her iki toplumda da kadınların barış süreci konusunda önemli ölçüde daha az bilgiye sahip olmasıdır.

Dolayısıyla, zaten yasal olarak uygulanması zorunlu olan BMGK 1325 numaralı karar, kadınların Kıbrıs barış sürecine dahil edilmesine duyulan ihtiyacı net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, UEP’ın oluşturulması ve uygulamaya konması, toplumlararası ilişkileri kısa vadede değiştiremeyebilir; fakat mutlaka yeni anlayışları harekete geçirerek, sürdürülebilir bir gelecek ve sürdürülebilir barış için hayati önem taşıyan demokratikleşmeyi ve katılımcı süreçleri destekleyecektir.”

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 550 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler