1. YAZARLAR

  2. İbrahim Özejder

  3. Kadınlar Hakları Direniş ve Bir Film: ‘SUFFRAGETE’
İbrahim Özejder

İbrahim Özejder

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadınlar Hakları Direniş ve Bir Film: ‘SUFFRAGETE’

A+A-

 

• Avrupa medyası direnişçi geçmişi hatırlatıyor

9 Mayıs ‘Avrupa günü’ dolayısıyla geçen haftaki yazımızda ‘yaşlı kıta’ya yönelik çarpık yaklaşımları ortaya koymaya çalıştık. Özellikle bugünkü refah düzeyinin, Avrupa’daki direnişçi geçmişin algılanmasını engellediğini vugulamıştık.

Özgürlükler ve haklar dünyanın bazı ülkelerine ‘gökten zembille’ indirilmiş olabilir. Ama Avrupa’da öyle olmadı; uzun ve çileli mücadeleler sonunda ‘söke söke’ elde edildi.

Avrupa medyasının da hakkını vermek gerekiyor, mücadeleci geçmişin hafızalardan silinmemesi amacıyla çok iyi şeyler yapıyorlar.  İşte müthiş bir İngiliz filmi: Suffragete. İngiliz kadınlarının eşit seçme ve seçilme hakkı elde etmek amacıyla yıllar süren mücadelesinin ‘dramatik’ öyküsü.

İngiltere’de yakın tarihte, 12 Ekim 2015’te gösterime giren film, tarihi bir dönemi anlatıyor. 1912 İngiltere’sinde çamaşırhane işçisi Maud Watts olay örgüsünün merkezindedir. O günlerde kadınların seçme seçilme hakkı mücadelesi giderek yükselmektedir. Radikal feminizmin öncülerinden Emmeline Pankhurst filmde geri planda yer alıyor ve ünlü oyuncu Meryl Streep tarafından canlandırılıyor.

Suffragete, Avrupa’yı, direnişi, kadın hakları mücadelesini daha iyi anlamak için önemli bir film.

 

-----------------------------------------------------

Basın Özgürlüğü Düzeyimiz % 43

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gününde, basın özgürlüğünün neresinde olduğumuzu sorgulamaya çalıştık. Okur temsilcisi sayfasında 10 soruluk bir anket yayınlamaktaki amacımız, basın özgürlüğünün, yasalardan öte farklı boyutlar taşıdığını vurgulamaktı.

Bazı okurlarımız sorularla ilgili düşüncelerini ilettiler, bazıları ise soruların cevaplarını benden öğrenmek istediler. Yanıtlarımı bu sayfadan da yayınlamakta yarar olduğunu düşündüm.

ANKET SORULARI VE YANITLARI

1. KKTC’de yasal düzenlemeler, “yargıçların iyi niyetine” ihtiyaç kalmadan basın özgürlüğününü güvenceye alan unsurların yüzde kaçını içeriyor?
Cevap 1: Anayasamız fena değil, yasalarda ise ciddi sorunlar var. Çağdaş bir basın yasası yok. (% 70)

2. Gazetecilerin, üzerlerinde sınırlama hissetmeden ve “güçlülerin” müdahalesi olmadan, başlarına birşey geleceğinden korkmadan, dokunulmaz konular, tabular, kırmızı çizgilerle manevra alanı daraltılmadan, haberlerini sadece mesleki değerlere göre yapabilme yüzdesi kaçtır?
Cevap 2: Kamu ve özel medya toplamında (% 30)

3. KKTC yasalarına göre gazetecilerin “haber kaynağını açıklamama hakkı”nın olmadığı, yani bilgi kaynağını açıklamayan gazetecinin suçlu durumuna düşeceği koşullarda; bu önemli güvenceden yoksun medyamızda halktan gizlenmek istenen bilgi ve belgelerin açığa çıkma yüzdesi kaçtır?
Cevap 3: (%30)

4. Basınla ilgili yargı kararlarının yüzde kaçı basın özgürlüğünün ruhuna uygun alınmıştır?
Cevap 4: 30 yıl öncesine göre daha yargımız daha olumlu. (% 75)

5. Gazeteciler haber ve bilgiye ne kadar rahat ulaşabiliyor? Bu konuda özellikle kamu görevlilerinden ne oranda yardım görüyor? Bilgi Edinme Hakkı Yasası ne kadar işe yarıyor?
Cevap 5: (% 40)

6. Basın İş Yasası’na rağmen gazetecilerin iş güvencesi ne düzeydedir? Medya sahipleri, gazetecilerin editoryal bağımsızlığına ne derecede uyuyor?
Cevap 6:  Manzara çok kötü (% 20)

7. Haber ve düşünce açıklamaları yüzünden gazetecilere dava açılmaması ve “hapiste gazeteci bulunmaması” dünyada basın özgürlüğünün en önemli kriterlerindendir. Bu açıdan KKTC’nin olumluluk yüzdesi kaçtır?
Cevap 7: Olumluluk son zamanlarda ciddi oranda yükseldi. (% 95)

8. “Bazıları, bazı şeylerin bazı yerlerde yayınlanmasını istemez. İşte o şeylere haber diyoruz.” (John KEANE, Siyaset Bilimi Profesörü); “Gazetecilik, birilerinin yayınlanmasını istemediği haberleri yazmaktır; gerisi halkla ilişkilerdir” (George ORWELL). Medyamızda yayınlanan haberlerin yüzde kaçı halkla ilişkiler olmayıp, Keane ve Orwell’ın tanımına uygundur?
Cevap 8: Durum kötü. (% 20)

9.  Siyaset ve siyasetçi camiasında yaygın geçerliliği olan, “Basın özgür olsun benim olsun” yaklaşımı ötesinde, basın özgürlüğünü karşıtları dahil herkes için de bir hak olarak ilkeli biçimde savunan ve uygulayanlar ile “benim ekranda görünmem ve örgütümün açıklamalarının yayınlanması basının özgür olduğunu gösteriyor” anlayışının ötesinde, basın özgürlüğünü toplumsal bir hak olarak algılayan, kendi sesi değil de çok sesliliği öne çıkaran, bunun için mücadele eden sendika ve sivil toplum yöneticilerinin oranı yüzde kaçtır?
Cevap 9: Kötü. Son yıllarda hafif bir ilerleme oldu. (% 30)

10. Demokrasi, çoğunluğa değil azınlığa verilen haklarla ölçülüyorsa; basın çoğulcu demokrasinin vazgeçilmez unsuru ise; azınlık grup, siyasetçi veya toplumsal unsurların, farklı yaşam biçimlerine sahip olanların düşünce, açıklama ve eylemlerinin, çok izlenen, çok okunan medyamızda yer bulma yüzdesi kaçtır?
Cevap 10: Kötü. (% 20)
Ortalama: % 43

Bu yazı toplam 1409 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar