1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Kaçak emlakçılık önlenmeli
Kaçak emlakçılık önlenmeli

Kaçak emlakçılık önlenmeli

EKONOMİ SOHBETLERİ

A+A-

 

 

 

 

EKONOMİ SOHBETLERİ

 

         Bu hafta çeşitli yönleriyle emlak konusunu ele alıyoruz... Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur, emlak fiyatlarının ülkemizde neden düşmediğine açıklık getiriyor... En büyük sorunu kaçak emlakçılık olarak niteleyen Sungur, 2007 yılında çıkarılan yasanın tadil edilerek emlakçılık sektörüne disiplin getirilmesini istiyor. Alınan mali tedbirler konusunda ise Sungur’un önerisi sivil toplum örgütlerinin daha fazla dinlenmesi...

 

Kaçak emlakçılık önlenmeli

 

Dilek ÖNCÜL

 

  • Yenidüzen: Emlakçılar Birliği ne zaman, hangi amaçla kuruldu?
  • Hasan Sungur: Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği 1989’da kuruldu aslında ama geçmiş süreçte kayıtlar bulunamadı. Bundan dolayı biz 2007 yılında birliğin kaydını yaptık yeniden. Birliğin kuruluş amacına gelince... Bir ülkede kaçak emlakçılık, emlakçılık sektörüne çok büyük bir zarar verir. Kaçak emlakçılığın önüne geçebilmek amacıyla 17 Nisan 2007 tarihinde bir yasa yapıldı. Bu yasada Kurucu Komisyona girme temsiliyeti Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği’ne verildi. Ancak yasa çalışıyor mu diye sorarsanız, hayır, yasa çalışmıyor. Özellikle geçmiş hükümet döneminde çıkmış bir yasa idi. Geçmiş hükümet de çalışmadığını fark etti ve yasada bir tadilat önerisi verildi. Tabii hükümet değiştikten sonra gelen hükümet bu tadilata öncelik vermedi ve yasa kadük oldu. Bugün Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Yasası çalışmaz durumdadır ve KKTC ciddi bir kaçak emlakçılık sorunu ile karşı karşıyadır. Bir an önce en kötü ihtimalle geçmiş hükümetin vermiş olduğu tadilat yasasını alıp hükümetin üzerinde çalışıp emlakçılık sektörünü disiplin altına sokması lazım. Bunu yapmadığı takdirde sektör ciddi bir yara alacak.

 

“2004 YILI EMLAK AÇISINDAN KIBRIS’TA BİR MİLADTIR...”

 

·        YD: Son yıllarda Emlak fiyatları ne durumda?

·        Sungur: 2004 yılı Kıbrıs’ta bir miladtır. 2004 ile bugün arasında %300’e yakın bir zam geldi. Ama son iki yılda herhangi bir artış gelmedi. Yani 2004-2010 arası çok zam geldi emlağa. Mağusa’da bir artış yok ancak özellikle Girne ve Lefkoşa’da 2004 yılından sonra ciddi bir fiyat artışı oldu. Hatta bazı bölgelerde 2004’ten sonra 1’e 10 fiyat artışları oldu. Mesela eskiden Esentepe’de 100 sterline yer alabilirdiniz, bugün 15 bin sterlinin altında bulamazsınız. 2010 yılı ile 2012 arasında fiyatlar düşmedi ama bir artış tırmanması da olmadı. Emlak fiyatlarındaki artışın nedenine gelince; Adalarda en kıymetli şey topraktır.

 

·        YD: Geçtiğimiz günlerde Kuzey Kıbrıs’ta Yatırım Forumu toplandı. Ülkedeki yatırım koşulları ne durumda? Forumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

·        Sungur: Ülkedeki yatırım koşulları iyi. Ama bu Foruma ne Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği ne de Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası çağrılmadı. Ülkeye gelecek olanlar ne yatırım yapacaksa yapsın arazi ihtiyacı vardır. Arazi ihtiyacı olacak olan bir yatırımcı grubunun ilk temasta olması gereken grup Emlakçılardır. Siz eğer o ülkenin Emlakçılar Birliği’ni çağırmazsanız o toplantı ne derece başarılı olur. Kötü niyet olduğuna inanmıyorum ama bir başarısızlık ürünüdür bu, başka da bir şey değil. Bir ülkeye yatırım yapmaya gelecek kişinin ilk sorduğu şey emlak fiyatları, ikinci sorduğu şey ise işçi fiyatlarıdır. Eğer Emlak fiyatlarını konuşacaksa Emlakçılar Birliği ile konuşur; işçi fiyatlarını konuşacaksa İşverenler Sendikası ile konuşur. Foruma ikisi birden çağrılmamıştır. Bir tek Müteahhitler Birliği çağrılmıştır, bu da bizi çok mutlu etmiştir. Bu, forumun iyi hazırlanmamış olduğunun bir yansımasıdır yoksa başka bir kötü niyet yoktur. Daha iyi hazırlanabilirdi. Bu insanlara stant kurmak yerine örgütlere çağrı yapılmalıydı ve bu insanlar örgütlerle temasa geçmeliydi.

 

“AMBARGOLAR KKTC’DE BİR TEK SEKTÖRÜN ÖNÜNÜ KESEMEDİ; İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN...”

 

·        YD: Arazi alım-satımında en çok ilgi gösteren ülkelerin başında Türkiye, Rusya ve İran geliyor... Ancak Rusya Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin Rus vatandaşlarını uyaran bir açıklaması oldu geçenlerde; Kuzey’den mal satın almalarının Ruslar için ciddi bir tehlike oluşturacağı yönünde açıklamalar yapıldı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

·        Sungur: O yetkili başka bir şey daha demiş onu da ben söyleyim size. Demiş ki hapislik cezası da var alırsanız. Bu yasa takribi olarak bundan 6-7 yıl önce Güney’de geçmiş bir yasa. Eğer Güney’de 6-7 yıl önce geçmiş olan bir yasa bugün Rus yetkililer tarafından gündeme getiriliyorsa, demek ki bir rahatsızlık yaşıyor bu insanlar gelişmelerden dolayı. Yani bu neye benzer, meyveli ağaç taşlanır. KKTC’de fiyatı düşmeyen tek şey emlak, arazi farkındaysanız. Hiç düşmüyor. Düşmediği zaman da şu geliyor; Rum ambargo yaptı, turizmi sekteledi, ekonomiyi, sanayiyi sekteledi. Rum ambargo yaptı ve birçok sıkıntılar yarattı bize. Ama bir tek şeyin önünü kesemediler; inşaat sektörünün. Güney’den bazı yabancılar orda mutlu olmadıkları için ordaki evlerini satıyorlar. İyi bir paraya satıyorlar ve yarı parası ile gelip bu tarafta çok daha lüks ev yaptırabiliyorlar. Ev almıyor, ev yaptırıyor... Bundan dolayı KKTC’deki inşaat sektörünün önünü kesmeye çalışıyorlar. Bu açıklama pek bir anlam ifade etmez. Zaten bilinen bir şeyi bir daha söylemiş oldular. Bu yasanın geçtiği zaman KKTC’de inşaat patlamalarının olduğu zamandı. Dikkat etmeye değmez demiyorum ama şunu diyorum size, geç kalmış bir açıklamadır. Ve pek de bizim taraftan ilgi görmeyecek bu açıklama.

 

“2007 YILINDA EMLAKÇILIKLA İLGİLİ ÇIKAN YASA TADİL EDİLEREK EMLAKÇILIK SEKTÖRÜ DİSİPLİN ALTINA ALINMALI”

 

·        YD: Emlakçıların sorunları neler ve bu konuda hükümetten beklentiniz ne?

·        Sungur: Emlakçıların en büyük sorunu... Tek bir sorun söyleyim size; Kıbrıs’taki kaçak emlakçılığın önüne geçilmeli ve Kıbrıs’taki emlakçılıkla ilgili 17/4/2007 tarihli yasa tadil edilerek emlakçılık sektörüne disiplin getirilmeli.

 

 


 

“Hükümetle STÖler arasında kopukluk var... Sivil Toplumla Devlet Bütünleşmeli...”

 

 

·        YD: Ülke ekonomisini nasıl yorumlarsınız... Alınan mali tedbirler ve uygulanan protokol sizce yerinde mi?

·        Sungur: Başarılı olsun veya olmasın biz her türlü empozeye karşıyız. Bize onu yapın, bunu yapın, şunu yapın diye gelen bir kurallar çerçevesine karşıyız. Ancak şu vardır, hükümetin almış olduğu tedbirleri destekliyormusunuz derseniz; çok ilginçtir aslında aldığı tedbirleri ben daha tam anlayamadım. Bir sürü yasa geçti ama bu yasaların yeteri kadar tartışılmadan geçirildiğini düşünüyorum. O bakımdan bu konuda ben size olumlu veya olumsuz bir şey söyleyemiyorum, zaman gösterecek. Ama örnek verebilirim size. Kira yasası geçti ama kira yasası geçerken şöyle bir madde de geçti; kiracı isterse sözleşmenin sona ermesini beklemeden kirayı düşürmek için mahkemeye başvurabilir, kiralayan da isterse kirayı artırmak için sözleşmenin bitiminden önce mahkemeye başvurabilir. Böyle bir şey olamaz. O zaman sözleşmeyi niye yapıyoruz. Yani bu çok ilginçtir. Hatta bu Komisyon’da biz de bulunduk ve dedik ki gerek yok bunu yapmaya, direkt sözleşme geçerli olsun, bu durumda sözleşmenin geçerliliği yok. Anladığım kadarıyla ya bizim ciddi bir bilgilendirmeye ihtiyacımız var veya yapanların yaptıklarını ciddi bir incelemeye ihtiyacı var. Ama her halükarda bugünlerde pek mutlu olduğumuz söylenemez. Yani ilk defa KKTC’de sivil toplum ile hükümet arasında bir kopukluk yaşanıyor. Çünkü geçmiş dönemlerde mesela Başbakanlık minimum 15 günde bir sivil toplumu toplardı, tartışırdı. Masaya ciddi bilgiler konurdu ve ciddi bir şekilde harmanlama yapılırdı orda. Bugün bir yerde sivil toplumla hükümet arasında bir kopukluk var gibi. Biz bir Emlakçılar Birliği yasası ile ilgili sıkıntılarımızı, Lefkoşa Emirnamesi ile ilgili sıkıntılarımızı dahi gidip tartışacak bir makam bulamıyoruz karşımızda. Lefkoşa Master Planı gündemde ama bizimle tartışılmadan geçiyor bu. Başka kesimler de çokluk bilmiyor.Yani bence bir yerde çok daha büyük bir açıklık politikası olması gerekir KKTC’de. Benim temennim sivil toplumla devletin bütünleşmesi.

 

 


 

 

bir cümleyle

 

Ekonomi: Bütünleşme ile canlanabilir

Para: Bankalar ve alınamayan krediler

Borsa: Koptuk

Döviz: Türk Parası dövizi yendi

Hükümet: Güçlü, kendi içinde kavga etmeyen

Ticaret Odası: Görevini yapıyor

Medya: Paparazziler... Yasa ile sağlıklı hale getirilmeli

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 725 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler