1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İstenirse çocuk, istenirse müzik…
İstenirse çocuk, istenirse müzik…

İstenirse çocuk, istenirse müzik…

Aniden her yer kararmıştı. Gecenin karanlığı evlere ve sokaklara yayılmıştı birden… Alışık olmadıkları bir durum yaşanıyordu, mahallede, kentte… Nedeni bilinmeyen bir karanlık vardı her yerde… Elektrikler gitmiş, böyle bir duruma hazır

A+A-

 

 

 

Aniden her yer kararmıştı.

Gecenin karanlığı evlere ve sokaklara yayılmıştı birden… Alışık olmadıkları bir durum yaşanıyordu, mahallede, kentte…

Nedeni bilinmeyen bir karanlık vardı her yerde… Elektrikler gitmiş, böyle bir duruma hazırlıklı olmadıkları için de mumdan başka bir aydınlatıcı yoktu. Belki birkaç da fener…

***

Telefonlar çalıştı bir süre… Herkes birbirini aradı, sordu;

Sizde de gitti mi elektrikler?

Gitti. Başkalarını da aradık, onlarda da gitti.

Galiba kentte yok, öbür uçtakiler de elektrik olmadığını söylüyorlar.

***

Çok şaşkındı herkes… Şimdi bu elektriksizlikte ne yapılırdı? Ne televizyon var, ne bilgisayar, ne gidilecek bir ortam, ne gezilecek bir yer… En iyisi yatağa girmekti herhalde… Yeni de evlilerdi, çocuk da henüz yoktu, belki fırsattı… Belki böyle bir gecenin meyvesi olacaktı çocukları…

***

“İyi” dediler, “neden olmasın! hade…” derken kapı çaldı, karşıdaki komşular, yandakiler çıkageldiler.

Napıyorsunuz, bizim canımız sıkıldı, size gelelim dedik.

İyi yaptınız dediler ama komşuların çok da iyi yapmadıkları açıktı.

Nasıl geçecek bu saatler şimdi…

Biz de bilmiyoruz, gelin terasa çıkalım, biraz laflarız.

İyi, çıkalım hadi…

***

Çıktılar terasa… İki-üç tane mum yaktılar, bir de şarap açtılar. Oradan buradan sohbet devam ederken gitarı aldı içeriden ev sahibi… Gitarın telleri biraz tozlanmıştı ama yine sesi güzel çıkıyordu.

Gitarın tellerinin sesine sesler karıştı. Şarkılar, türküler…

Mahalleden sesleri duyanlar geldi. Teras dolmuş taşmış, bahçenin giriş kapısına kadar kalabalık ya yerlere oturmuş, ya da bir taş, bir duvar üstü bulmuşsa yerleşmişti.

***

Güzel, hatta harika bir gece oluyordu. Her telden geliyordu şarkılar… Sesine kim güveniyorsa söylüyordu, diğerleri eşlik ediyordu. Gitar iki, üç olmuş, başka biri evdeki kemanını almış gelmişti. Araya tef de giriyordu bazen… Saatler ilerlemiş ama kimse ilerleyen saatin farkında değildi. Ertesi gün iş günüydü, gidip yatmak gerekiyordu. Saatin farkına varılınca istemeye istemeye adım attı ayaklar evlere doğru…

***

Ertesi akşam sanki herkes anlaşmış gibi aynı yerde buluştular. Bunu aklı kesmeyen ise kalabalığı görünce geldi yine… Bu kez daha da tedarikliydiler. Hem müzik aletleri hem de içecek ve atıştırmalık açısından… Yine saatler sürdü bu olay… Bu kez ertesi gün hafta sonu olduğu için daha da uzadı. Kimse ne televizyon istedi o akşam, ne bilgisayar, ne de başka bir şey… Çalmak, söylemek ve biraz da içmek…

***

Sabahın ilk ışıkları dağıttı onları… Bütün gün mahalle sessizdi çünkü neredeyse herkes tüm gün uyumuştu. İki gecenin tadı herkesin damağında kalmıştı… Bu geceleri devam ettirmek gerekliydi. Bir araya geldiler, konuştular. Bundan böyle her ay bir gece mahalledeki birinin evinde sırayla toplanacaklardı. Bunu da yaptılar… Ondan sonraki aylar hep öyle yaptılar. Mahallenin ışıkları tümden kapandı, bir ev bütün mahalleyi topladı… Mumlar daha da çoğaldı, evin, bahçenin her tarafı mum doldu.

Çaldılar, söylediler, unutulmaz geceler yaşadılar. Sohbet de ettiler, birbirlerini daha iyi tanıdılar. Daha önce sadece ‘merhaba’ dedikleri veya hiç seslenmedikleri insan şimdi en yakınları olmuştu. Unutulmuş duyguları tekrar yaşadılar, tekrar insan olmanın dayanılmaz hazzını aldılar.

***

Aradan dokuz ay geçti… O kentin hastanelerindeki doğum oranı oldukça arttı. Doğum oranının kontrol altına alındığı mahalle, istediklerinde çocuk, istediklerinde müzik yapmaya devam ettiler.

 

(Bu yazıdan sonra umarım birileri de yanlış anlayıp sürekli elektrikleri kesmez!!!)      

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 860 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler