1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. İsrailli ve Filistinli kadınların ortak barış örgütü: “Women Wage Peace…” 1
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

İsrailli ve Filistinli kadınların ortak barış örgütü: “Women Wage Peace…” 1

A+A-

TARİHLE YÜZLEŞME KONUSUNDA DÜNYANIN BAŞKA BÖLGELERİNDE NELER YAPILIYOR?

İsrailli ve Filistinli kadınların ortak barış örgütünü, bu yılın Ekim ayında haberlerde yer alan ünlü barış yürüyüşlerinden hatırlıyoruz…

“Women Wage Peace” yani “Kadınlar Barış İçin Mücadele Ediyor” diye çevirebileceğimiz bu ortak barış örgütünde, İsrailli ve Filistinli kadınlar ortak işlere imza atıyorlar, tarihle yüzleşme toplantıları gerçekleştiriyorlar, İsrailli Yahudilerle Filistinli Müslümanlar’ın birlikte dua edecekleri bir etkinlik organize ediyorlar…

2014 yılında oluşturulan bu ortak kadın barış hareketinin 8 bin üyesi var – dünyadan da 20 bin civarında destekçileri mevcut.

İnternet sayfalarında kendileriyle ilgili şöyle diyorlar:

***  Bizler Yahudi, Arap ve Dürzi kadınlarız, aramızda dinciler de laikler de var, İsrail ordusunda görev yapıp emekli olmuş olanlar da var, eski Sovyetler Birliği ve Etiopya’dan gelmiş göçmenler de var. Hem ülkenin merkezinden, hem varoşlardanız. Birlikte bizi ayıran şeyler üzerinden değil, bizi birleştiren şeyler üzerinden bir diyalog kurmayı başardık – kadınlar, yurttaşlar, anneler, kızkardeşler, eşler yani kısacası insanlar olarak…

***  2014’ten bu yana 17 bölgesel koordinatör, 21 çalışma grubu ve örgütsel yapı ağı oluşturmayı başardık. Tümüyle gönüllü çalışan aktivistlerimiz, yerel ve bölgesel projeler geliştirerek uluslararası medyanın ilgisini çektiler.

***  Hiyerarşik olmayan bir hareketiz biz, dönüşümlü bir yürütme komitemiz ve 100 üyeli bir denetleme/danışma komitemiz vardır…

***  Yapılan kamuoyu yoklamaları göstermiştir ki İsrail’de de, Batı Şeria’da da her iki nüfus da sonu gelmeyen şiddet sarmalının artık sona ermesini istemektedir çünkü bu şiddet sarmalı gelecekte herhangi bir değişim umudunu yitirmelerine yol açıyor. Biz örgüt olarak böylesi bir çaresizliğe boyun eğmeyi reddediyoruz. Dünyanın başka yerlerinde çözülemeyecek gibi duran pek çok çatışma çözüldüğüne göre, bizdeki çatışma da sona erdirilebilir.

***  Örgütümüzün en önemli hedefi şiddet içermeyen, onurlu, her iki tarafça ve bölgesel olarak da kabul edilebilecek İsrail-Filistin çatışmasında siyasi bir çözüme ulaşmaktır.

***  Bunun için de üç hedefimiz vardır:

  • Sayımızı ve çeşitliliğimizi önemli ölçüde arttırarak kritik eşiğe ulaşmak – böylece hükümet bizi görmezden gelemeyecektir…
  • İsrail hükümetini diplomatik bir anlaşma yapmayı birincil hedefi haline getirmesi için etkilemek
  • Barış sürecine katılacak kadınların sayısını arttırmak.

***  Bunun için de kendimize bir eylem planı yaptık:

  1. Geniş bir siyasi yelpazeden kadınları örgütümüze çekmek için toplantılar, seminerler, halka açık etkinlikler, Liberyalı kadınların uzayıp giden iç savaşı nasıl sona erdirmeyi başardıklarını gösteren “Şeytanı Cehenneme Geri Göndermek” filmin gösterimini yapmak.
  2. Kadınları eğiterek birer barış aktivistine dönüştürmek – bunu da Paylaşılmış bir Geleceği Kurmak çerçevesinde yapmak: farklı gruplardan ve ülkenin her yerinden 500 kadını eğitmek – böylece onlar da kendi topluluklarından kadınları bu harekete katılmaya ikna edebileceklerdir. Eğitimlerde barış ve güvenlik konularında toplumsal cinsiyet bakış açısını getirmekte ve bunun amacı da kadın çevrelerini genişleterek onların seslerini duyurmalarını ve bu alanlarda alınacak kararlarda etkili olmalarını sağlamaktır.
  3. Toplumlarımızın önde gelen şahsiyetlerini, yerel liderleri ve medyayı hedefimize çekmek
  4. Şehirlerde ana caddelerde, Cuma pazarlarında, trafiğin yoğun olduğu yerlerde ve bakanların evleri önünde mesajlarımızı kamuoyuna sürekli eylemlerle taşımak.
  5. Tüm siyasi eğilimlerden politikacılarla görüşmek. Örneğin 50 gün süren paylaşılmış oruç eylemimiz sayesinde Başbakan Benjamin Netanyahu ve Cumhurbaşkanı Abu Mazen bizi kendileriyle buluşmaya davet etmişti geçen yıl.
  6. Amacımızla ilgili makaleler, raporlar ve okur mektupları yayımlamak.
  7. Farklı görüşlerden kadınlar arasında yeniden yakınlaşmak, karşılıklı dinlemek, birbirimizi anlamak ve ortaklıklar oluşturmak için yuvarlak masa toplantıları düzenlemek.
  8. Filistinli kadın liderlerle güçlü bir ilişki kurmak.
  9. YouTube klipleri, Facebook etkinlikleri, kendi web sitemiz, Twitter aracılığıyla internette varlığımızı güçlü biçimde göstermek.
  10.  Kamu alanında büyük çaplı etkinlikler düzenlemek… Örneğin Mart 2015’te Başbakan Netanyahu ABD Kongresi’nde konuşma yaparken, 3 bin üyemiz İsrail meclisine yürüyerek burada alternatif barış konuşmaları yapmış ve her bir meclis üyesine “Barış Sizin Elinizdedir” mesajı sunmuştu. Veya 2015’te Başbakan’ın evi önünde 50 gün süren bir paylaşılmış oruç eylemi yapmıştık, bu Gazze’deki son savaşın birinci yıldönümü nedeniyle yapılmaktaydı…

***  Hareketimizin kendine özgü bir yaklaşımı mevcuttur. Bazı barış hareketleri belirli bir siyasi çözüm için kampanya yaparken biz belirli bir barış planına destek vermeme stratejisini izliyoruz. Hükümetten şiddet içermeyen, onurlu, iki tarafın da, bölgesel olarak da kabul edilebilecek İsrail-Filistin çatışmasına siyasi bir çözüm bulmasını istiyoruz. Böylesi bir şekilde tanımladığımız çözüm nedeniyle geniş bir siyasi yelpazeden üyeleri kendimize çekme şansımız daha yüksektir.

***  İsrail’in tümüyle militarize edilmiş (askerileşmiş) bir toplum olduğunu anlıyoruz. Karar vericilerin çoğunluğu, emekli olmuş erkek generallerdir ve bunların gelmiş oldukları yer, ulusal güvenliğe askeri güvenlik olarak bakmalarını getiriyor. Oysa kadınlar güvenlikten daha geniş anlamda insan güvenliğini anlamaya daha fazla yatkındırlar.

***  Bizler barışı savaş aracılığıyla getirmeye dayanan yorgun bir paradigmadan çok farklı başka bir paradigmayı seslendiriyoruz: O da savaş değil müzakereye dayanan bir paradigmadır, gerçek güvenlik sağlayacak siyasi anlaşmalarla barışı getirmektir.

***  Kadınların müzakere masalarında olduğu kadar sivil toplumu güçlendirerek barışın kurulmasına yardımcı olmasını öngören BM Güvenlik Konseyi 1325 numaralı Kararı’nın üstünden 15 yıl geçmiş olduğu halde, sesimizin ulusal karar verme süreçlerinin ayrılmaz bir parçasına dönüşmesini sağlamak için önemli oranda çalışma gerekmektedir. Hareketimiz bu amaçla kadınları eğitmeye başlamıştır ki buna geleneksel olarak barış insiyatiflerinde yer almayan toplumlardan kadınlar da dahildir. Güçlü bir kadın hareketinin İsrail toplumunda sağ ve sol, laik ve dinci, Aşkenazi ve Mizraçi, eski yurtaşlar ve yeni göçmenler olarak bölünmüşlüğü kırabileceğine ve yeni bir perspektifle farklı bir sesle geniş kadın ve erkek gruplarını bir araya getirebileceğine  inanıyoruz.

***  Bizlere ilham veren 1990’lı yıllardaki “Dört Anne” hareketidir – bu hareket İsrail hükümetini Lübnan’dan geri çekilmeye zorlamıştı. Yine uzun yıllardır devam eden İrlanda, Uganda, Filipinler, Liberya ve Sri Lanka gibi çatışmalarda kadınların barışta oynadıkları rolden de ilham alıyoruz. Başka çatışma bölgelerindeki kadınların yaptığı gibi, bizler de varolan tüm ilgili insiyatiflerle işbirliği yapma kararı almış bulunuyoruz.

***  Çok farklı kökenlerden üyeliklerimiz nedeniyle hedeflerimiz için oldukça donanımlıyız. Misyonumuzun belirli hedeflerini yerine getirecek hareketimize bağlı gönüllü iyelerimiz ve ekiplerimiz mevcuttur. İş, akademi, sanat ve sivil sektörden İsrailli kadın liderlerimizle birlikte, çatışmaların çözümü, eğitim, felsefe, kurumların sorumluluğu, halkla ilişkiler, yöneticilik gibi alanlarda uzmanlaşmış üyelerimiz de mevcuttur. Ve de kararlıyız: Bir anlaşmaya varılıncaya kadar pes etmeyeceğiz…

(Türkçeleştirip derleyen: Sevgül Uludağ - http://womenwagepeace.org.il/en/goals-strategies-action-plan-2017/ - 15.12.2016)

 

 

 

Bu yazı toplam 883 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar