1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. ISO 9001:2008 ve Mağusa Belediyesi
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Yazarın Tüm Yazıları >

ISO 9001:2008 ve Mağusa Belediyesi

A+A-

Görüşmelerin sürdüğü şu günlerde olası bir çözüm sonrasında vatandaşlar olarak eminim birçok kişisel hayalimiz var. Kimisin e göre çözüm demek; hak-hukuk-adalet demek, ortak para birimi demek, dünya nezdinde yasal bir statü demek, düzen-standart, insan odaklı yapılaşma demek. Kimisine göre geleceği görebilmek, dünya vatandaşı olmak, iş ortamlarının açılması, üretimin artması demek.
Tüm bunları beklerken söylediğimiz ama belki de içeriği ve ağırlığını gözden kaçırdığımız bir kon u var ki o da; standarttır.
Ganimet kültüründen kolayca köşe dönmelere, adaletsizlikten dayı,amca siyasi ilişkilerine, işleyen ile işlemeyenin bir tutulduğu alışkanlıktan, yapılan işlerin denetimsizliği, kalitesizliği ve bunlar karşısında doğan tüketici zarar ve mağduriyetlerinin göz ardı edildiği bir sistemin çökecek olmasından, standartı savunup da ucu kendisine dokundu mu avazı çıktığı kadar bağıran mentalitenin yerle bir olacağı/olması gerektiği gerçeğini de göz önünde bulundurmak durumda olduğumuzla, bununla yüzleşeceğimizi de bilmemiz gerekir. 
Tüm siyasi görüşmeler devam ederken, bir çözümü beklemeden dünya standartlarına kendimizi uydurmaya pek çalışan olmasa da, yine de bu konuda önemli adımlar atan, “standartları” yakalama adına çaba harcayan kurum-kuruluşların olduğu da bir gerçek.
ISO... 1947’de İsviçre’de kurulan Uluslararası Standartlar Organizasyonu demek. Uluslararası geçerliliği olan standartları oluşturan, denetlemesini belgelendirilmesini sağlayan bağımsız bir kuruluş. Bu kuruluştan belge almak, değeri bilinen ortamlarda çok önemlidir. Kısacası; yaptığınız işin uluslararası boyutta bir standartı var demektir. Bugüne kadar bazı şirketlerin, üreticilerin bu belgeyi aldıklarını görmüşüzdür. Ama bir belediyenin Kuzey Kıbrıs’ta bunu almasını ben ilk kez görüyorum. İşte Mağusa Belediyesi, bu belgenin sahibi oldu. Yani uluslararası standartlarda bir yapılanması-işlerliği-insan odaklı kalitesi olduğunu belgeletebildi. Bundan dolayıdır ki gerek Uluslararası Mağusa festivaliyle ilgili olsun gerekse diğer konularda; Mağusa Belediyesinin; “belediyecilik” konusunda bir “referans-örnek” alınması gerektiğini fırsatı geldikçe yazdım. Açıkçası; Kuzey belediyeciliğinin Mağusa Belediyesi’nden çıkarmaları gereken çok ders vardır. Günümüzde belediyelerimizin birçoğunun maddi sıkıntılar içerisinde olduklarını görüyoruz-biliyoruz. Mağusa Belediyesi’ni de sayın Oktay Kayalp devraldığındaki durumu, bugünkü Lefkoşa belediyesinden farklı olmadığını kendisi bizzat söylüyor. Ama bu bir süreç ve güven meselesiydi. Sn.Kayalp “doğru” projelerle adım adım yoluna devam etti, bölge insanları kendisine güvendi, hatta farklı siyasi görüşte olan meclis üyelerinin de destekleriyle belediyecilik adına büyük başarılara imza atıldı, atılmaya devam ediyor.
Bunları neden yazıyorum? Ben bir Girneliyim, Çatalköy’de oturuyorum. Bana ne Mağusa’dan diyebilirim. Ama bana göre halkın doğru hizmet alması ve beledi hizmetler içerisinde artık “kültürel” projelerin de bir “beledi hizmet” zorunluluğu olduğunun tüm belediyelerimizin bilmesi gerektiğine inanıyorum.
Sn.Kayalp’a basın toplantısında iki soru sormuştum: birincisi; kendilerine verilen ISO 9001:2008 belgesi geri alınabilir mi diye. Cevabı ISO organizasyonunun yetkilisi verdi: bu bir son değil bir başlangıçtır. Standartı koruyabilmek ve geliştirmek gerekir. Aksi takdirde söz konusu belge geri alınabilir.
İkinci sorum kentsel temizlikle ilgiliydi. Örnek olarak Çatalköy’de yer alan evimizin yanındaki yeşil alandaki bahçe temzilik ve inşaat artıklarının alınması için bir yıldır defalarca başvurmamıza rağmen ve gerekirse temizlik parasını da ödemeye razı olduğumuzu belirtmemize rağmen alınmadığı, böylesi bir durumda Mağusa Belediyesi’nin nasıl bir uygulama yaptığını sormuştum. Sn.Kayalp; belediyenin en önemli birimlerinden birinin Halkla İlişkiler olduğunu üstüne basa basa belirtti. Acil temizlik birimi oluşturduklarını ve 1 tona kadar atıkları öğleden sonra saat 2’ye kadar Halkla İlişkiler birimine bildirdiklerinde hemen alındığını, gerek bahçe temizliği gerekse tamirat atıklarının ise önceden bildirildiğinde küçük konteynerlerin söz konusu bölgeye bırakıldığını belirtti.
Çok fazla sözü uzatmak istemiyorum. “standart” denilen şey işte böyle birşeydir. Ve bazı organizasyonlar ve yapılanma da salt paraya dayanmıyor ne yazık ki.

Bu yazı toplam 1852 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar