1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İşgalin medyası
İşgalin medyası

İşgalin medyası

Dünya Basın Özgürlüğü Günü bugün... Özgürlük mücadelesinin önemli bir bacağıdır basın ve ifade özgürlüğü... Çünkü basın önemli bir güçtür. Yönetmek isteyenler, basını kontrol etmek gerektiğini bilir. Darbeciler bu yüzden önce basın kuruluşlarını kuşatı

A+A-

 

 

Dünya Basın Özgürlüğü Günü bugün...

Özgürlük mücadelesinin önemli bir bacağıdır basın ve ifade özgürlüğü...

Çünkü basın önemli bir güçtür. Yönetmek isteyenler, basını kontrol etmek gerektiğini bilir.

Darbeciler bu yüzden önce basın kuruluşlarını kuşatır.

Kıbrıs’ta da hep öyle oldu.

KKTC’nin ilan edileceği geceyarısı bütün gazetelerin manşetleri tek tek kontrol edildi.

Zaten kontrol edilemeyen birkaç gazete vardı o dönemde topu topu!..

**

Özel yayıncılık geliştikçe ve demokrasi solumak isteyen kitleler çoğaldıkça, bu işler biraz zorlaştı.

Hele güçlenen, yönetenleri halk adına denetleyecek noktaya gelen basın kuruluşları adeta ‘baş belası’ haline geldi.

Gece yarısı adam yollayıp manşetlere müdahale edilecek dönemler geride kaldığı için, artık başka yöntemler gerekiyordu.

Bunlardan biri, yandaş medyayı güçlendirmekti.

Devlete ait yayın organları zaten ‘adu’ydu.

1 Mayıs gecesi haber bülteninde UBP’nin pikniğini ‘birinci haber’ yapıp 5 dakika süreyle ekranda tutarken, binlerce insanın katıldığı 1 Mayıs mitingini ancak ‘dördüncü haber’ olarak ve 1 dakika süreyle verecek kadar kendinden geçmiş bir kafa yönetiyordu oraları!..

Ama bu yetmezdi.

**

Medyanın gücünü kırmak, sesini-soluğunu azaltmak lazımdı.

Yazanların elini, konuşanlarını dilini bağlamak mümkün olsa onu da yapacaklardı da, demokratik kamuoyunun vereceği tepkiden tırsıyorlardı.

Bu yüzden ‘kol-kanat kırma’ yolunu seçtiler.

‘Diz üstüne düşürüp’ medyayı, bu şekilde yönetmeyi planladılar ve uygulamaya koydular.

Bir de ‘tetikçi medya’ yarattılar.

Ya birilerini ‘tetikçi’ olarak kiraladılar yahut kendileri doğrudan ‘tetikçi yayın organı’ kurdular.

Kıbrıs’ın kuzeyinde şu anki hükümetin medyayı algılayışı böyledir.

Eksiği yoktur da fazlası vardır!

**

Kıbrıs Türk basını büyük ölçüde ‘işgal’ altındadır.

Ne işgalidir bu?

Yönetenlerin yarattığı ekonomik baskı işgali...

Türkiye medyasının kültürel, siyasal, ekonomik işgali...

Devlet yayın organlarının partizan işgali...

Ve en kötüsü, ‘cehalet işgali’!..

Dizlerinin üzerine çöktürülen, biat etmeye zorlanan, ‘çok sesli’ değil ‘tek sesli’ olmaya teşvik edilen medyamızda ‘insan kalitesi’nin aşağıya çekilmesi yöntemiyle ‘cehalet işgali’ne doğru yol alınıyor.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde bu ‘karanlık tablo’yu çizdiğim için üzgünüm.

Ancak ‘direnenler’ dışında Kıbrıs Türk medyasının geldiği durum budur ve bir sonraki adımda ‘işgal’ tamamlanmış olacaktır.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 755 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler