1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İşbirliğidir istenen, ‘çekişme’ değil
İşbirliğidir istenen, ‘çekişme’ değil

İşbirliğidir istenen, ‘çekişme’ değil

CTP bu oyuna gelmemeli… Yani, TDP’ye cephe almamalı… TDP de “işbirliği” ruhuna dönmeli, yoksa, “ötekini yermek üzerinden siyaset” çok denendi yıllarca, bir fayda sağlanamadı... UBP dışındaki partilerin “i

A+A-

 

 

 

CTP bu oyuna gelmemeli…

Yani, TDP’ye cephe almamalı…

TDP de “işbirliği” ruhuna dönmeli, yoksa, “ötekini yermek üzerinden siyaset” çok denendi yıllarca, bir fayda sağlanamadı...

UBP dışındaki partilerin “işbirliği”nden başka şansı yoktur, “kendilerini” değil “toplumu” düşünüyorlarsa eğer…

Kuzey Kıbrıs’ı yeniden inşa süreci,  “işbirliği” ile mümkündür…

“Atatürk’ten sonra benim de heykelimi dikecekler” diyen Çakıcı, ancak böyle “anıtlaşır” insanların yüreğinde...

Oysa sayın Çakıcı, üç partinin “işbirliği” için adım attığı ilk dakikadan itibaren anlayamadığım bir tutum içerisinde...

Hem CTP hem de DP eleştirisi yapmayı, neredeyse UBP’nin önüne koyacak.

İyi de nereye varacak ki bunun sonu; “kamplaşma” yaşanacak yeniden ve bundan, kim kazanacak?

Böylesi “rekabetçi” anlayışlar, bu toplumun önünü açmamıştır.

 

Bakınız, Cumhurbaşkanı Eroğlu, kendi makamında, geniş bir gazeteci ekibiyle birlikte röportaj yapmıştı, birkaç ay önce…

Tüm televizyonlarımız da canlı yayınlamıştı, bu röportajı…

“UBP-TDP Koalisyonu’nda uzlaşmıştık” demişti, “Parti Meclisi’nde de onayladık” bilgisini vererek…

O süreçte, sayın Çakıcı “sessiz” kalmış, kendini “beklemeye” almıştı.

Sonra, İrsen Küçük’ün başkanlığı ile birlikte ‘UBP-TDP koalisyonu’ yerine, Demokrat Parti’den “transfer” yöntemi tercih edildi.

Bu gelişmeyi hiç öne çıkarmadık.

Çünkü yaşanan onca deneyimin ardından, biliyorduk ki, TDP’nin yıpranması, işbirliği imkanlarını baltalardı.

 

YARINLARIN İNŞASI

 

CTP’nin geniş örgütlü gücü ve geleneği, TDP’nin katkısı ve insan kaynağı, Demokrat Parti’nin “toplumsal uzlaşı”yı sağlamak adına dengeleyici rolü, yarınların inşasında şansa dönüşebilir… 

Elbette ki “ilkeler” üzerinden olacaktır bu işbirliği.

İşte o zaman demokrasimizi kurtarma, irademize sahip çıkma, kimliğimiz ve onurumuzla yaşama fırsatını belki bulabiliriz, denemeye değer yani...

 

BİZ TEMİZ, HERKES KİRLİ

 

Son günlerde TDP’nin “biz temiziz, gerisi kirli” yaklaşımını çok tehlikeli buluyorum.

Burada en önemli görev, TDP Genel Sekreteri Cemal Özyiğit hocamıza düşüyor.

Cemal hoca, belki kamu görevi nedeniyle yıllarca “resmen” siyaset yapmadı ama hep aktif oldu, mücadelenin zorluklarını yaşadı.

Sayın Çakıcı’dan farklı olarak sol kültürü ve geleneği özümsedi.

Hiçbir dönemde “rekabetçi” ve “kırıcı” yaklaşımlar sonuç vermedi siyasetimizde...  “Güçlü, samimi ve doğru” işbirlikleri yapılamadığı için de döndü dolaştı “UBP faşizmine” teslim oldu toplum.

Artık ders almasını bilelim…

 

[ Dün yazdım, ilk adım “UBP ile koalisyon yapmayacağız” beyanıdır, üç parti açısından… Bir de “Meclis’ten çekilme” konusu var tabii, onu da yarına yazmak istiyorum ]

 


 

UBP’de başka neler olabilir?

 

Ulusal Birlik Partisi’nde, daha birkaç gün önce “kucak kucağa” delegeyi selamlayan, “el ele” kürsüye çıkan, kameralar önünde “öpüşen” Ahmet Eti ile İrsen Küçük, şimdi “karşı cephe” aldılar!..

Film şu...

Sağlık Bakanlığı sözü Eti’ye verilmişti...

Ama Eti, kongrede fena kaybedince, Küçük “sen başarısızsın” dedi.

Hasipoğlu’nu bakan yaptı!..

Oysa Ertuğrul beyin gözünde hiçççç yoktu, makam mevki ( ! )

Neyse..

Peki bundan sonra neler olabilir, ona bakalım, senaryolar yazalım.

 

·        Ahmet Çaluda, her an Ahmet Kaşif’e desteğini açıklayabilir.

 

·        İrsen Küçük “şaka yaptık şaka yaptık” diyerek, Eroğlu’nun doğal başkanlığında partinin “başkansız” kalmasını önerebilir...

 

·        Ahmet Kaşif, aslında kendisinin değil de Şerife Ünverdi’nin başkan seçilmesi gerektiğini söyleyebilir.

 

·        Kemal Dürüst, BRT müdürlüğüne atanabilir.

 

·        İrsen Küçük, yeniden Tarım Bakanı olarak, Başbakanlığı vekaleten müsteşarına bağlayabilir.

 

 ‘Olmaz olmaz’ demeyiniz, neler ‘oldu oldu’ !!!

 


 

Eğri gemi…

 

Limasol limanına giren “Costa Atlantica” isimli kurvaziyer gemisindeki 3 bin yolcuya “Türkiye’ye hoş geldiniz” broşürü dağıtıldı.

Niye?

Çünkü bir sonraki durak, Türkiye!..

Ümitlenmeyiniz ki GİRNE...

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 867 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler