1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İş insanı Dünyaya açılıyor
İş insanı Dünyaya açılıyor

İş insanı Dünyaya açılıyor

EKONOMİ SOHBETLERİ

A+A-

 

 

Kıbrıs Türk İşadamları Konseyi Başkanı İlker Züğürt ile birlikteyiz bu hafta. Konsey, Türkiye İş Adamları ve Sanayiciler Konfederasyonu üyesi olarak Manisalı işadamlarını ülkemize getirmiş. “Türkiye, 70 milyonluk bir Pazar. Orda alıcı var burda satıcı. Maksat bunları bir araya getirmek. İşte o görevi de biz yapacağız” diyor Züğürt.

 

İş insanı Dünyaya açılıyor

 

Dilek ÖNCÜL

 

·        Yenidüzen: Konseyiniz ne zaman kuruldu?

·        İlker Züğürt: 2008 yılının son baharında kurulduk. Ben, arkadaşlarımın telkin ve tavsiyeleri ile 2010 yılında katıldım. Bir yıl Konseyin yapısal durumunu, görüşlerini, yapmak istediklerini, gayelerini öğrendim. Kısa bir süre sonra da Yönetim Kurulu tarafından başkanlığa getirildim. Ülkemizde markalaşmış derneklerimiz var; Ticaret Odası, Sanayi Odası, diğer sivil toplum kuruluşları... Biz yeni bir oluşumuz. Bu nedenle iş adamları biraz ihtiyatlı yanaşıyorlar bize. Üye olalım mı olmayalım mı gibi bir ikilem içerisindeler. Lütfen bizimle toplantılara katılsınlar. Eğer kendi bünyelerine uygun görüşlerde ve faaliyetlerde bulunuyorsak o zaman bize üye olsunlar. Ne kadar güçlü olursak o kadar başarılı olacağımıza inanıyorum ben. Şu anda 70 üyemiz var. Fakat Gazimağusa’yı da örgütlüyoruz. Tahmin ederim 120-130’u bulacağız.

 

“BÜTÜN SEKTÖRE KAPIMIZ AÇIK”

 

 

·        YD: Konsey bünyesinde hangi sektörler var?

·        Züğürt: Bizim her sektörde üyemiz var. Sanayi Odası sadece sanayicileri üye yapıyor. Esnaf ve Sanatkarlar kobileri. Bizde üretici de, serbest meslek sahibi  de, küçük işletme de var. Bütün sektör çalışanlarına kapımız açıktır. Sadece ve sadece burda tek bir yönde seçici davranıyoruz. Bu seçici davranmamızın sebebi malum ülkemiz bir ekonomik dar boğaz içinde seyrediyor; çek yasağına girmiş, ödemelerinde problemler olmuş, ismi piyasada sağlıksız konuşulan insanları veya firmaları biz konseyimize üye kabul etmiyoruz.

 

“MEVCUT KURULUŞLAR BİZİM SAĞLADIĞIMIZ İMKANLARI SAĞLAYAMADI”

 

 

·        YD: Ticaret Odası’ndan farkınız ne, böyle bir oluşuma neden ihtiyaç duydunuz?

·        Züğürt: Maalesef bugüne kadar, mevcut kuruluşlarımız, bizim Konsey olarak sağladığımız imkanları sağlayamadılar. Sağlamak için de bir girşimleri olduğunu zannetmiyorum. Kurulmamızdaki esas amaca gelince... 2004 yılında Kıbrıs’ta bir referandum gerçekleştirildi. KKTC’nin evet demesine rağmen Rum kesimi bu referandum sonucunu olumsuza çevirmiştir. Bunun üzerine, Avrupa Birliği, Türk tarafına, uğradığı bu haksızlıktan dolayı bir takım iyileştirmeler, açılımlar yapma sözü verdi. Fakat yine Rum ve Yunan ikilisinin büyük karşı koymaları, direnç göstermeleri sonucu söz verilen açılımlar maalesef yerine getirilememiştir. Bu bizi Kıbrıs Türk İşadamları olarak hakikaten etkiledi çünkü büyük bir beklenti içerisindeydik. Kendi aramızda tartıştık ve dedik ki madem haklı bir durumda olmamıza rağmen Dünya bizi elinin tersi ile dışlıyor, biz de bütün yüzümüzü Anavatanımıza çevirelim. Bugün Anavatanımızın her coğrafik bölgesi Avrupa’daki bir devlet büyüklüğündedir. Anavatanımızın ticari ve iş adamları ile daha fazla işbirliğine girecek olursak kendi ülke insanımızın, iş adamımızın, firmalarımızın menfaatine olacağını düşündük. Bu kararı aldıktan sonra Anavatanımızın güçlü ticari kuruluşları ile temasa geçtik. Kendimize en yakın Türkiye İş Adamları ve Sanayiciler Konfederasyonu’nu gördük;  kısa adı ile TUSKON.

 

“TÜRKİYE 70 MİLYONLUK BİR PAZAR”

 

 

·        YD: Kıbrıs Türk İş dünyasının önü nasıl açılacak? Bu Konfederasyon size nasıl bir katkı sağlıyor?

·        Züğürt: Biz Tuskon üyesi Manisa Sanayici ve İşadamları Derneği’ni ülkemize davet ettik. Haziran ayında bu derneği Manisa’da ziyaret etmiştik. Orda kendi derneğimizi tanıttık, problemlerimizi aktardık. Ve hakikaten yavruvatan olarak telakki ettikleri Kıbrıs’ın bu ekonomik durumundan dolayı söz verdiler; biz en yakın zamanda Kıbrıs’a gelip ordan ne mal alabileceğiz onun görüşmelerini yapalım dediler. Bu bir ilk ziyarettir. Bu ziyaretlerinden sonra ümit ederim ileriki dönemlerde daha da detaylı bir iş ziyareti olacak. Biz Edirne’ye, Güney Doğu’ya, Trabzon’a da gittik. Onlar da ülkemize gelecek. Tuskon’a üye olan iş adamları diyor ki zeytin yağı, asma yaprağı isteriz. Mart ayında Mehmetçik’e gideceğim ve asma yaprağı konusunda aracı olacağım. Türkiye, 70 milyonluk bir Pazar. Orda alıcı var burda satıcı. Maksat bunları bir araya getirmek. İşte o görevi de biz yapacağız. Bizim derneğimiz gibi diğer sivil toplum kuruluşları, dernekler de çalışmalarını anavatanımızın üzerinden devam ettirirlerse, oraya açılırlarsa görecekler ki hakikaten çok sıcak bir ilgi ile karşılanacaklar. Tuskon ile yaptığımız anlaşma metinlerinin bir tanesi de iş adamlarımızı eğitmek. İş adamlarının vizyonunu geliştirmek için bize uzmanlar göndermeyi teklif ettiler. 28 Eylül’de Başkanlar toplantısına katıldım. Ali Babacan geldi ve Türkiye ile Dünya Ekonomisi hakkında güzel bir konuşma yaptı bizlere. O ayrıldıktan sonra da İstikbal’in sahibi Hacı Boydak konuştu. Aile şirketlerinin kurumsallaşması konusunda brifing verdi. Hakikaten çok faydalı oldu. Biz de LC Waikiki’nin sahibini davet ettik. Vahap Küçük kendi deneyimlerini aktaracak. Bizim Kıbrıs Türk işadamı olarak bunlara ihtiyacımız var. Onlar nasıl oldu da başarılı oldu, hangi aşamalardan geçtiler, zorlukları ne oldu. Hep bunları bize anlatırlarsa, bunları biz kendi bünyemizde değerlendirerek olumlu olan yanlarını kullanabileceğiz.

 

 

·        YD: Şu an iş dünyası nasıl bir fotoğraf yansıtıyor sizce?

·        Züğürt: Şunu söyleyim, tabii üzülerek... Gittiğimiz yerlerin bir çoğunda biz burda ne yaparız, ne üretiriz, ne yeriz ne içeriz hiç haberleri yok. Tabii burda birini suçlamak istemiyorum. İşte sadece televizyonlarda basında edindikleri bilgilerle bizi tanıyorlar. Türkiye büyük memleket. Bunlar dünya ile entegre olmuş işadamları; binbir sorunları var. Biz burda kendi kabuğumuza çekilmiş, kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavuruyoruz. O nedenle gidip kendimizi orda ısrarla anlatmamız gerektiğine inanıyorum ben. Ne kadar kendimizi anlatırsak o kadar biz bu insanları ülkemize çekeceğiz. Çekmememiz için bir neden yok. Ben Mayıs ayında 9 tane basın mensubunu aldım ve Türkçe Olimpiyatlarına gittik, artı Manisa’ya gittik. Basın mensupları da gördü, hiçbir önyargı yok.

 

 


 “Tuskon’la olan mutabakatımız çerçevesinde şu ana kadar 7 ülkeye davet edildik”

 

 

·        YD: Türkiye üzerinden Dünyaya açılmamız için proje ve işbirlikleriniz neler?

·        Züğürt: Tuskon, Türkiye’de 7 coğrafik bölgede, 7 Federasyona ayrılmış bünyesinde 43 bin üyesi olan ve 172 derneğin bir araya geldiği bir kuruluştur. Bu 7 federasyon bir konfederasyon çatısı altında çalışmalarını sürdürüyor. Tuskon, dünyanın dört büyük merkezinde; Washington, Pekin, Brüksel ve Tokyo’da faaliyet göstermektedir. Onun dışında 140 ülkeye dağılmış derneklerle işbirliği halindedirler. Tuskon’a bağlı dernekler geçen yıl 6 binin üzerinde yurtdışı ziyaretlerinde bulundular. Türkiye bugün hakikaten ekonomide iyi yolda ise bunda Tuskon’un yadsınamayacak bir katkısı var. 2011 yılında Türkiye’nin 135 milyar dolar bir ihracat kapasitesi varken  bunun  68 milyar dolarını Tuskon kendisi başarmıştır. Biz de, böyle devasa bir kuruluş ile işbirliğine gitmenin, onların -tabiri caizse kanatları altında olmanın- bizim için müthiş bir getiri sağlayacağını düşündük. Uzun bir temastan sonra 3 Temmuz 2012 tarihinde İstanbul’a gittik ve Tuskon Genel Başkanı Sayın Rızanur Meral ile bir iyi niyet mutabakatı imzaladık. Bu iyi niyet mutabakatının bize bir çok getirisi oldu. Mesela bizi, Ege ve Batı Akdeniz Sanayici ve İşadamları Federasyonu-ESİDEF’e bağladılar. Her iki ayda bir ESİDEF’in kendi bünyesindeki derneklerin başkanları İzmir’de toplanıyoruz. Yurtdışına yapılacak olan ticari ziyaretler, fuarlar gözden geçiriliyor. Bizim de söz hakkımız var. Yurtdışı  ziyaretlerine birebir bizleri de davet ediyorlar. Çeşitli ülkelerin Ticaret Odaları, işadamları, dernekleri ile iş görüşmeleri yapılıyor. Mal alım-satımları gerçekleştiriliyor. Tabii bunlar bizim Kıbrıs Türkü olarak ihtiyacımız olan girişimler. Mutabakatı imzaladığımız Temmuz ayından bugüne kadar en az 7 ülkeye davet edildik. Önümüzdeki ay içerisinde Kırım’da bir ticaret gezisi olacak. Kasım ayında Azerbeycan’a gidiyoruz. İlkbaharda Kuzey Irak’a gitmeyi düşünüyoruz. Mozambik ve Ghana’ya davet edildik. 2013 yılında da Panama’ya davet edildik. Afganistan’a gidilecek. Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı-KOSGEB, %50 devlet teşviği sağlıyor. Bu gibi ziyaretlerde bulunan iş adamlarına, harcadıkları paranın %50’si katkı olarak veriliyor. Konsey olarak bu teşvikten faydalanabilmek için önümüzdeki haftalarda İstanbul’a giderek Kosgeb Genel Müdürü ile görüşeceğim. Bu, Kıbrıs Türk İşadamına küçümsenemeyecek bir katkı olacak.

 

 


 “Ekonomimizin durumu istikrarlı değil”

 

·        YD: 2013-15 yılı Ekonomik programıyla ilgili çalıştaylara katıldınız mı? Henüz detayları bilinmiyor ama programla ilgili görüşünüz ne?

·        Züğürt: Hayır katılmadık. Bizim bu konuda herhangi bir bilgimiz olmadı. Sadece bir toplantıya davet edildik, Girne Acapulco Otel’de yanılmıyorsam. Bir üyemiz o toplantıya katıldı. Tabii tam içeriğini bilmiyoruz. Şu anda beklentimiz, hükümetimizin bu ekonomik program hakkında gerekli açıklamaları medya yolu ile yapması ve bizim de bu konuda haberdar edilip görüşlerimizi ona göre belirtmemiz. Şu anda bildiklerimiz kulaktan dolma şeyler. Buna da pek itibar etmemiz mümkün değil tabii. Bizim ülkemizde ağır sanayi yok. Hafif sanayi de yok denecek kadar az. Kabaca ele alacak olursak, bizim ülkemize getiri sağlayan en büyük sektör turizm sektörü. Artı eğitim sektörümüz, narenciye ürünlerimiz ve süt ürünlerimiz var. Ekonomimizin çarkları bu bahsettiğim sektörler üzerinde dönüyor. Tüketime dayalı bir ülke olmamız ve dünyaca tanınmamış bir konumda olmamız nedeniyle anavatanımız Türkiye’nin ekonomisinin seyri ne yönde devam ediyorsa biz de aynı yönde gidiyoruz. Tabii, Türkiye ile her konuda ekonomik olarak tam bağımlı olduğumuz için, bir takım kararları da kendimiz almamız mümkün değil. Kararlarımızı her dönemde Türkiye ile  istişare ederek almamız gerekir. Ekonomik tedbirlerle ilgili olarak revize edilmiş bir paket şu anda gündemde. Tabii ekonomimizin durumu bence istikrarlı bir durumda değil. Her ne kadar da istikrar var, işte kasamız geçmişe göre daha fazla para ile doluyor dense de. Bunlar tabii politikacıların sözleri. Oysa önemli olan insanların evine götürdüğü ekmektir. İnsanların cebine giren paradır. Maalesef son yıllarda, çalışanlarımız gerilemiş durumdadır. Tabii ki bunu tamamıyle hükümete yüklemek insafsızlık olur çünkü dünyada bir ekonomik kriz vardır. O ekonomik krizden de tabiyatıyla bizim ülkemiz de nasibini alacak. Ümid ederim Türkiye ile dayanışma halinde yapıcı ve akılcı tedbirler ortaya konarak halkımızı da pek fazla etkisi altına almadan bu ekonomik süreçten zararsız bir şekilde çıkmayı başarabiliriz.

 

·        YD: Ülkemizin içinde bulunduğu durum ortada. Sizce ekonomik krizi aşmak için örgütlere ne gibi görevler düşüyor?

·        Züğürt: Sivil toplum örgütlerinin bu krizi aşmak için yapabilecekleri tek şey hükümetimizin almış olduğu bu ekonomik tedbirlere bağlı kalmak. İkinci husus üye sayılarını artırarak daha fazla insanın, daha fazla iş yeri sahibinin bu kriz dönemi geçiş sürecinde daha çok söz sahibi olmasını sağlamak. Dış temasları arttırmak, her firma üretim konusunda ne yapabilir düşüncesi ile devamlı temaslarda bulunmak. Nitekim bizim yaptığımız gibi devamlı Türkiye’ye gidip ordaki dernek yetkilileri ile ticari kuruluşlarla sıkça temas yapmak. Sivil toplum kuruluşu olarak vazifelerimizden bir istihdamı yaratmak, insanımızın, çalışanımızın refah düzeyini arttırmak. Bunları da yapabilmek için üretmemiz ve ürettiğimizi de pazarlamamız gerekiyor. Bu geçiş sürecini biz ancak bu saydığım hususlar tamamıyle gerçekleşirse başarılı bir şekilde tamamlayacağız.

 

 


Bir cümleyle

 

 

Ekonomi: Alış-veriş

Para: Yaşam aracı

Döviz: Olmazsa olmaz

Yatırım: Geleceğimiz

Hükümet: Yönetenlerimiz

Özelleştirme: Gerektiğinde yapılmalı

Medya: Güç     

 

 

 

 

Bu haber toplam 765 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler