1. YAZARLAR

  2. Mehmet Çağlar

  3. İş Amerikalılar gibi düşünmeye vardıysa
Mehmet Çağlar

Mehmet Çağlar

Yazarın Tüm Yazıları >

İş Amerikalılar gibi düşünmeye vardıysa

A+A-

 

Eğer demokrat ve aktif vatandaş düşüncesi önemliyse,
O zaman ekonomik reform programları kadar sosyal reform programları da önem kazanır...
Değişim için sadece ekonomik reformlar ve yasalar yapmak ,yeterli olmaz...
Çünkü;
"demokrat ve aktif vatandaş" düşüncesinin esas sırrı, toplumsal boyuttur...
Toplumun kendi hedef ve değerlerini seçme kapasitesine ulaşmasıdır ...
Değişimin odak noktası budur !..
Ve buna ulaşabilmek adına belki de en doğru yöntem,
siyasetinizi kavramlar ve yaşam tarzı üzerinden kurgulamak olur...
Savunduğunuz yaşam tarzını kavramlarla herhangi bir açıklamaya muhtaç olmayacak kadar açık ve okuyanın kafasında soru işareti bırakmayacak kadar net cümlelerle ifade edersiniz...

Diyelim ki,
demokrasi, insan hakları, evrensel hukuk dediniz;
Buna ulaşmak adına,
hiçbir gücün domine edici gücü karşısında etkisiz kalmayan bir siyaset ortaya koyarsınız...
Sizin için çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği olmayan hızlı bir büyüme sağlamak öncelikli amaç olmaz!
Hukukunuzu, ilkelerinizi, toplumsal değerlerinizi, doğayı, kaynaklarınızı, emeği, insanı ve insan haklarını koruma mücadelesi verirsiniz...
Bedeli ne ise de ödersiniz...

Seçimlerde yeterli oyu alarak sol toplumsal iradeyi temsilen meclise gönderilen bir parti,
"Topluma rağmen" toplum aleyhine gelişen herhangi bir oluşumun mümessili olmaz/olamaz...

Asla toplumsal ve sosyal mirası bir tarafa iterek açgözlülüğü besleyemez...

Kamu ve çalışanın yaptığı şeyi, bir "pazar" mantığına indirgeyerek, pazara ne verdiğine ve vermek için ne yapması gerektiğine göre yargılamaz...
Çalışanını pazarın memnun kalması karşılığında mükâfatlandırmaz/cezalandırmaz...
Kısacası sermayenin insana hükmetmesini sağlamaz...

Tabii ki, bir insan kendisini tanımlarken "sosyalist" sözcüğünü kullanıyorsa!!!!!!
Çünkü, kendini bu sözcükle tanımlayan,
Bu sözcüğün genel olarak iktisadi tarafı ağır basan özel mülkiyet yerine kollektif mülkiyeti tercih eden algısını da bilmesi gerekir.

Kısacası, sosyalist bir insan ya bu algıya göre hareket eder ya da bu kelimeyi kendisini tanımlamada kullanmaz...

Belki de sosyalist anlayışın ve öğretinin "dokusu" bozulmuştur...
Çaresizleşip, Finans Kapitalizminin eline düşmüştür...
Belki "birilerinin" reçetesini uygulama mecburiyeti doğmuştur...
Soruyorum size:
Sosyalist öğretide ne zamandan beri ekonomik gelişme ve istihdam yaratmada özel sektör esas başat rol almaktadır?
Ya da,
neden bu ülkede on yıllarca köklü deneyimlemeler yaşanan "kooperatifçilik" düşünülmüyor asıl faktör olarak?
Neden "halk sektörleri" gündeme gelmiyor?
Tabiidir ki özel sektör de desteklenmelidir... Ancak esas faktör mü olmalıdır ?

Yoksa!
İş, Amerikalılar gibi düşünmeye gelmişse;
Paraya sevdalandık demektir !

Bu yazı toplam 1188 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar