1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İp ve ‘sorumluluk’
İp ve ‘sorumluluk’

İp ve ‘sorumluluk’

Ülke battı. Şimdiki durumun başka bir açıklaması yok. Her taraf felç. Elektrikler yok, telefonlar sustu, dolayısıyla internet de yok. Her taraf dolaylı etkileniyor. İşler yapılamıyor, birazcık üretim varsa o da durma noktasında… Dün Kar-işR

A+A-

 

 

Ülke battı.

Şimdiki durumun başka bir açıklaması yok.

Her taraf felç.

Elektrikler yok, telefonlar sustu, dolayısıyla internet de yok.

Her taraf dolaylı etkileniyor.

İşler yapılamıyor, birazcık üretim varsa o da durma noktasında…

Dün Kar-iş’e bağlı otobüsler de çocukları okullara taşımadılar. Otobüs sahipleri 4-5 aydır ödenmeleri gereken paranın ödenmediğini, öğrencileri mağdur etmemek için ceplerinden bu kadar süredir taşımacılık yaptıklarını söylediler.

***

Yine dün Başbakan İrsen Küçük bir açıklama yaptı. Açıklamada ülkedeki mağduriyeti muhalefet partilerine ve sendikalara atmaya çalıştı;

“Her zaman diyalogdan yana olduk ve olmaya da devam edeceğiz. İlgili tarafların da istemesi halinde her zaman diyaloga hazırız. Tasvip edilmeyen bir tek şey vardır, o da halkımızı mağdur eden, zor koşullar altında bırakan hareketlerdir. Halkımızın bu yılın en soğuk günlerinde elektriksiz kalmasına, yaşlılarımızın ve hastalarımızın tehlikelere maruz kalmalarına, öğrencilerimizin eğitim haklarına zarar verilmesine, üretimin ve ekonomik faaliyetlerin aksamasına razı değiliz ve bu gidişata dur demek de başlıca görevimizdir.”

Başbakan ve hükümet hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi davranmaktadırlar. Veya bütün yapılmaya çalışılanlara sendikaların, muhalefet partilerinin, kamuoyunun boyun eğmesi gerektiği gibi bir siyaset izlemeye çalışıyorlar.

Meclise özelleştirme yasasını gönderecekler ama “biz bu yasayla Elektrik Kurumu’nu özelleştireceğiz demedik ki!” diyebilmektedirler. Ancak arkasından da bu özelleştirmenin yapılması gerektiğini belirten açıklamalar yapacaklar… Telefon Dairesi de aynı şekilde izah edilmektedir. Ercan da sıraya girenlerdendir. Daha önce bu sözü edilen yerler için de özelleştirme konusunda sürekli gündem yaratanlar ve ardından özelleştirme yasasını meclise sevk edenler şimdi yapılan eylemler ve grevler karşısında ‘şaşkınmışlar’ havasına giriyor ve halkın elektriksiz, telefonsuz kalmasını sendikaların sorumluluğuna bırakmaya çalışıyorlar.

Diyalog için çaba göstermeyen hükümet, Elektrik Kurumu’na ve Telefon Dairesi’ne dışarıdan! eleman alarak hizmet vermeye çalışıyor ama bu çabasının boşuna olduğu görülebiliyor. Eylemdeki Santral çalışanları yerine hükümetin münhal açması ayrı bir aymazlık ve yasa tanımazlık olarak ortaya çıkıyor.

Yapabildiği diyalog yerine grev yasaklamak. Önce El-Sen’in, sonra Tel-Sen’in grevlerini yasakladı. Yapabilirsen sorunu çöz. Çözemez, çünkü ne böyle bir niyet var ne de böyle bir irade…

***

Birileri hükümetin ipini tutuyor, “bunları, şunları yapmalısınız” dedikleri sürece ne çalışan, ne halk, ne sendika onların gündeminde yok. İpleri tutanlar izin vermiyor. UBP Hükümeti’nin özgür iradesi yok, yetkisi yok. Ne deniyorsa onu yapmak durumunda… “Ben hükümetim” diye geçinen zavallı bir yapı var bu halkın seçtiklerinde!..

***

“Bu halkın seçtikleri” diyorum çünkü her zaman da bunu hatırlamak durumundayız. Bu hükümeti biz seçtik. Yaklaşık iki kişiden birinin oyuyla ipleri başkalarının elinde olan bu hükümet, bu ülkeyi bu keşmekeş duruma getirdi. Sorumluluğumuz yok mu? Hem de çok. Bu durumu yadsıyamayız ama bundan sonraki zamanı daha güzel yapmak için fırsat yaratmalıyız. Bir hata işledik veya işleyenler işledi. Bu hatayı düzeltmek mümkündür.

“Elektriklerimiz gitti, telefonlarımız sustu, perişan olduk” diye çalışanlara, sendikalara kamuoyu tarafından da yüklenilmesi kendi yaptığımız hatayı başkalarına yüklemeye çalışmaktan başka bir uğraş değil.

Sorumluluğumuzu bilerek hareket edelim.         

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 878 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler