1. YAZARLAR

  2. Mehmet Çağlar

  3. İNSANIN İNSAN OLMAKTAN ÇIKMASI
Mehmet Çağlar

Mehmet Çağlar

Yazarın Tüm Yazıları >

İNSANIN İNSAN OLMAKTAN ÇIKMASI

A+A-

 

HASTALIK
İnsanı kendi varlığına rağmen, parçası olduğu bütünle yabancılaştıran şey nedir?
Yaşamı sürdürebilmek adına tartışılması gereken bir hakikatin (ideoloji, kimlik vs) müfredatı mı insanı insan olmaktan çıkaran ?!.

Bu noktada, Gilles Deleuze'nin; "hastalık, hayata bir bakış tarzıdır" önermesi oldukça önem taşır kanaatindeyim...

Eski çağlarda "hastalık",
insanın şeytani bir güç tarafından ele geçirilmesi olarak ele alınmaktaydı...

Ancak bugün "hastalık";
arzuları, çıkarları yahut duyguları sezilir kılan ve  “değer”i oluşturan, “öbür dünya”yı yaratan,
yaşam tarzının güç istencini etkin kılması mıdır acaba?
Bunu bir hastalık gibi devredip duruyor muyuz ölene dek ?
En nihayetinde hastalıkların hastalığı olarak karşımıza "kötülükler" mi çıkıyor?

DOĞRU NEDİR ?
Kısacası gerçekten de yaşamı sürdürebilmek adına tartışılması gereken bir hakikatin (ideoloji, kimlik vs) müfredatı mıdır insanı insan olmaktan çıkaran ?!.

Gilles Deleuze şöyle bir yorum yapar:

"Her yorumlama bir fenomenin anlamının belirlenmesidir.
Anlam tam olarak, karmaşık ve hiyerarşik bir toplam içinde, bazılarının ona göre etkin olduğu, bazılarınınsa tepkide bulunduğu bir kuvvetler ilişkisine dayanır.
Bir fenomen ne kadar karmaşık olursa olsun, onda, etkin olan birincil kuvvetleri, fethetme ve tabi kılma kuvvetlerini; tepkisel olan ikincil kuvvetlerden, uyarlama ve düzenleme kuvvetlerinden ayırt edebiliriz" (Gilles Deleuze, Nietzsche, Otonom Yayınları).

Tercihin ve duygunun,
bizim tarafımızdan "irrasyonel" saydığımız her ne ise,
onun aslında başkaları için "rasyonel"in bir başka tezahürü olduğunu görmemiz lazım...

Nietzsche'nin de dediği gibi:
"Doğru olan bir şey yoktur, doğru kabul edilmesi gerekenler vardır".

TERÖR VE CANAVAR OLMAK
Canavar olmak, bir zihinsel çerçevedir...
Kendi "doğrularınız" hakkında düşünmenin ve onları temsil etmenin bir biçimidir...

Terör ise, bu temsilin dost (taraf) ve düşman (karşı) ikilemi üzerinden akıl yürütmenin bir icrasıdır...

"İnsanlığını" kaybetmenin devrimci bir projenin hatlarıyla ne alakası var?
Ama bazı terörist gruplar bu çabanın zorunluluğuna dikkat çekerler!
Tabi ki, terörü siyasi bir yöntem olarak görenler, şiddetin etkili bir siyasi yöntem olduğunu da tescil etmiş olurlar!
Ve sonuç olarak terör faşizmi doğurur ve besler, faşizm de terörü...

Peki!
Birçok ülkeyi olduğu gibi Türkiye'yi de, "Çözüm Süreçleri" durumundan  "intihar+terör" yöntemlerine başvurmanın bir çözüm olduğu noktasına kim/kimler/hangi düşünceler itmiştir?
Bu açıdan, yaşanan süreçlerin kronolojisinin göz önünde bulundurulmasında oldukça fayda vardır.

Bu yazı toplam 1526 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar