1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İNGİLİZ ÜSLERİ, GÜNEY'DEKİ MECLİS, TEK KANATLI KUŞ.
İNGİLİZ ÜSLERİ, GÜNEYDEKİ MECLİS, TEK KANATLI KUŞ.

İNGİLİZ ÜSLERİ, GÜNEY'DEKİ MECLİS, TEK KANATLI KUŞ.

“Kıbrıs Cumhuriyeti” Temsilciler Meclisi, oy birliği ile bir karar aldı. Bu karara göre, Kıbrıs’taki İngiliz Üslerinin kapatılması talebi dile getirildi. Çok ilginçtir ki Güney’deki bu önemli karar, Kuzeyde hiç yansıma bulmadı. Ku

A+A-

 

“Kıbrıs Cumhuriyeti”  Temsilciler Meclisi, oy birliği ile bir karar aldı. Bu karara göre, Kıbrıs’taki İngiliz Üslerinin kapatılması talebi dile getirildi. Çok ilginçtir ki Güney’deki bu önemli karar, Kuzeyde hiç yansıma bulmadı. Kuzeyde, “milliyetçiler”, Kıbrıs sorununun, en önemli devinim dönemi olan, 2002-2004 döneminde, solun her zaman dile getirdiği Üslerden arınmış Kıbrıs tezine karşı çok şiddetle saldırırlarken, ansızın Annan Planına karşıtlıkta, İngiliz Üslerini de tartışmanın odağına getirmişlerdi.

Çünkü, BM Güvenlik Konseyinin 5 Daimi üyesinin tarihte belki de ilk kez,  BM Çözüm planı olan Annan Planına dönük, ortak destekleri oluşmuştu.  Bu anlaşılınca, da tarihte ilk kez, Kıbrıs Türk milliyetçileri anti- Amerikan ve anti- İngiliz kesilmişlerdi.  Çözüm  güçlerini, Amerikancı, İngilizci ilan etmişlerdi.

Sonra, günümüzde çözüm olgusunun zedelenmesi ile bağlantılı olarak da seslerini artık bu konuda çıkartmamaya başladılar. Şimdi Güneyde,  alınan bu karara dönük olarak ta seslerini çıkartmadılar, gıkları çıkmadı ve çıkmayacakta. Çünkü kuzeyde ve güneyde federal çözümü gerçekten istemeyen statükocu güçler, güneydekiler gibi, bu konuda samimi değildirler. Dönemin siyasi ihtiyacına göre davranmaktadırlar..

GÜNEYDEKİ SAMİMİYET Mİ, SİYASİ ATRAKSİYON MU?

Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde önemli günler yaşıyoruz. Güneydeki siyasi güçlerin belli bir kısmı Çözüm ve Federal teze karşıdır. Günümüzde Sayın Hristofyas’ı, çözüm sürecinde taviz vermekle suçlamaktadırlar.  Görüşmelerin kesintiye uğratılması için, Kıbrıs Türk tarafındaki statükocuların ellerini güçlendirecek şekilde hareket etmektedirler.

Ayrıca, geçen yıl güneydeki Meclis’e, bu karara oy veren partilerin çoğunluğu , şu anda buzdolabında olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Anayasasına dayanarak,  “ Kıbrıs’ın NATO üyesi olması için” öneri sunmuşlardı. AKEL dışındaki partilerin oyları ile de bunu geçirmişlerdi. Ayni şekilde Sayın Hristofyas’ta buzlukta tutukları Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının, Cumhurbaşkanı ve Muavinine verdiği Anayasal yetkiyi kullanarak söz konusu yasayı VETO etmişti. Bu gün ise ayni partiler, ayni  Meclis’te;  İngiliz Üslerinin kaldırılmasını isteyen ve oybirliği ile kabul eden karara oy veriyor. Üstelik adanın askerisizleştirilmesi sözleri eşliğinde. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

 Çözüm olmadan AB üyesi olmak içinde, geçmişte yine ayni Meclis’te, ise oybirliği ile İngiliz Üslerini onaylamışlardı . Neden?  Çünkü AB Müktesebat’nın, “Egemen İngiliz Üsleri”  içinde, “ Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinin” onayı ve denetimi içinde uygulanması için buna ihtiyaç vardı.

O gün sırf, AB’ye çözüm olmadan girilebilmesi için buna ihtiyaç vardı. Bu yüzden önce İngiltere ile antlaşma yapmışlar, sonra bu antlaşmayı AB çerçevesinde de onaylanmışlardı.. O günlerde bunun samimiyetini sorgulamıştım. Üstelik bu gelişmeden sonra, Pile de yaşayan Kıbrıslı Türklerin çok ciddi sıkıntıları doğmuş ve Kuzeyden evlerine satın alıp götürmek istedikleri bir televizyonun bile sıkıntı yarattığı olaylar yaşamaya başlamıştık. Bunu ise güney, “zafer ve kazanım” olarak değerlendirmiş, İngiliz Üs Komutanlığı da buna uymayı görev saymıştı

Federal çözümden kaçmak için atılan bu tek taraflı adımların, adanın birleşmesine değil, sıkıntıdan sıkıntıya sürüklenmesine yol açtığı açıktı. Şimdi yine Petrol ve gaz Konusunda ve Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde avantaj elde edecekler diye, İsrail’le de güvenlik ve askeri alanda işbirliği antlaşması yaptılar.

Yaşanan bunca olaydan sonra, şimdi, hem iç siyasi hesaplarla, hem de 1 Temmuza dönük dar çıkarları için avantaj elde edecekler diye,  İngiliz Üslerinin adadan kaldırılması için oy birliği ile karar aldılar.

ÇAPRAZ OY, DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK VE GÜNEYDEN, ELEŞTİRİSEL BAKIŞ YOK MU?

Güneyde yayınlanan Alihtia gazetesinin haberine göre ise konu ile ilgili olarak gazeteye demeç veren AKEL Milletvekili, Yorgo Lukaidis şunları söylemiş.  

” Birinci çaba Kıbrıs sorunun çözülmesi ve vatanımızın barışcıl bir şekilde birleştirilmesidir. İngiliz üsleri ile tesislerinin dağılması ile Ada’nın tamamının askerisizleştirilmesi mücadelesi, Kıbrıs halkının tamamının; yani Kıbrıslı Rumların ve Türklerin üniter, anti emperyalist cephesi tarafından verilecektir” dedi.

Sayın Lukaidis’in ifadeleri, ana hatları ile doğrudur. Kıbrıs sorununun çözülüp, bu Ortak Vatanda yer alan iki toplumun, ortak siyasi, ekonomik  ,demokratik yaşamı gelişmediği sürece, bu ve benzeri konuların gelişmesi beklenemez.  Peki bu Meclis’te, bu,  İngiliz Üsleri ile ilgili karara oy veren güneyin ve bunu sessizlikle karşılayan kuzeyin statükocularının bu esas mesele hakkındaki tutumları nedir?

Kuzeye de Çapraz Oya karşı çıkanlarla, güneyde Dönüşümlü Başkanlığa karşı çıkanlar, bu adada iki toplumun ortak iradesinin gelişmesine, dar milliyetçi bakışla bakanların, böyle önemli bir konuda, iki tarafta ortak irade gelişmesini gerçekten istediklerini düşünmek mümkün değildir. Bunun için bu başlangıç konusunda gelişecek Ortak İradenin,  gelecekte her alanda, Ortak Vatanın ihtiyacına dönük, ortak irade gelişmesinin gerekli olduğunu düşünen, ister sağcı, isterse solcu olsun, herkesin imtihanıdır. Çapraz Oy ve Dönüşümlü Başkanlık meselesi. Bu yüzden günümüzde, Çapraz Oy ile Dönüşümlü Başkanlığa , Federal Çözümü tıkayacak denli, karşı anlayışlarla, Türkçe veya Elence, tepki dile  getirenlerin,” İngiliz Üsleri, ya da yabancılar bizi böldü” diye ağlaması, timsahın gözünden akan yaşlara benzer. Bu karar tasarısına oy veren güneydeki siyasi güçlerin, Dönüşümlü Başkanlığa bakışlardaki şaşılık ile kuzeyde, Çapraz Oya karşıtlıkta bakışlardaki körlük, gerçekte adadaki bu İngiliz Üssü meselenin değişmezliğinin garantisidir..

TEK KANTLI KUŞ UÇAMAZ. SANTAJ VE “BAK GÖRDÜN MÜ?”

Şimdi güney, ayni zamanda AB’de Savunma konularında da dönem başkanıdır. Şimdi bu konuda etkisi ne olacaktır? “ Kıbrıs Cumhuriyeti” , Meclisinden Oy Birliği ile geçirdiği bu konuyu, hem Savunma Dönem Başkanı iken, hem de 1 Temmuzda AB’ye siyasi olarak dönem başkanı olacağı dönemde, daha evvel onayladığı AB Müktesabatında da yer verdiği bu konuyu, değiştirmek için gündeme getirecek mi?  1 Temmuz’la birlikte bunu AB gündemine taşıyacak mı? Hayır. Taşıyamaz.

 Çünkü, şu anda Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde 1 Temmuza doğru giderken, esas enerjisi, çözüm bulunamayana bu şartlarda, hem BM tarafından suçlanmamak, hem de görüşmelerin kesilmemesi konusunda, BM ve AB indinde destek aramakla harcamaktadır.  Bunun için başta İngilizler olmak üzere, ABD’nin, Fransa’nın ve diğer AB üyesi ülkelerin desteğinin peşindedir. Üstelik, geçtiğimiz aylarda İngiliz Üslerinde, tarihinde ilk defa, Fransa ile İngiliz Üsleri merkezli askeri tatbikat yapıldı.. Buna karşı çıktı mı güneyin siyasi güçleri? Ne gezer? Çünkü Fransa, onların Türkiye karşıtlığı siyasetlerinde en temel müttefikleridir. Bu yüzden tek kantlı kuşun uçamayacağı gerçeği temelinde, Federal Çözüm gerçekleşmeden, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar bu Vatanın esas sahibi olamazlar.

Peki, Kuzeyde Cumhurbaşkanlığı, Hükümet, güneyde Meclis’te alınan bu karara destek beyan edecekler mi?  Ne gezer? Kendi Toplumuna dönük  değerlendirme bile yapmadılar.. Çünkü onlarda 1 Temmuza giderken, İngiltere ve ABD’nin desteğine ihtiyaç duymaktadırlar. Hele, Türkiye’nin Afganistan, Libya, İran, Suriye gibi temel meseleler de, İngiltere ve ABD ile belli bir stratejik işbirliği yaptığı bugünkü koşullarda, böyle bir konuda, İngiltere ile limoni olmayı düşünmediği  bu şartlarda, bu konuda bir şey diyebilir mi? Yok . Ha ne yapacaklar?  1 Temmuz sonrası için tezleri ile ilgili destek bulmak için İngilizlere, “bak gördün mü” diye destek arayışı yapacaklar. “İyi” olmaya çalışacaklar.

İşte bu nedenle, güneyde Meclis’in aldığı bu karar; buza yazılmış bir yazıdır. Bu; İç siyaseti  gözeten ve yaklaşan seçimlerde dar Elen  Miliyetçiliğini canlı tutmak için alınmış ve İngiltere’ye de, Kıbrıs sorunun çözüm sürecinde, dengeli, Federal çözümü desteklemek üzere yapıcı girişim yaptırmaktan onu uzaklaştırmak için alınmış,  santaj içerikli bir karardan başka bir şey değildir..Güney, İngiltere’den destek için, bu santajla; kuzeyde, ayni İngiltere’ye dönük, “bak gördün mü” anlayışı ile destek için gidecektir. Böylece adanın bölünmesi devam edecek..

Dolayısı ile 1 Temmuz sonrasına dönük, Kuzeye de, herkes yoluna gidecek ve görüşmelerde kesilecek diye hayal aleminde, reel politikadan uzak, maceracı arayış içinde olanlara da bu olguyu hatırlatmakta fayda vardır. Çünkü, güneyin politika yapımcıları dar çıkarları adına, gerçekten reel politikanın bütün gereklerini, sahip oldukları siyasi avantajları iyice kullanarak, siyaset yapmaktadırlar. Ayrıca federal çözüme ulaşamadığımız sürece, Kıbrıs’ın üstünde, aramızdaki sınırı bir net olarak görüp, üstümüzden ellerindeki  raketlerle, pin pon topu oynayan ve oynatacak olanların da, bu bölgede çıkarları olan büyük güçler olduğunu ve olacağını da iyice kavramamız gerekir. Bu bakımdan Federal Çözüm için uğraşmak, adanın Ortak Vatan olmasını sağlayacak ana unsurdur…..

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1491 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler