1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İNGİLİZ ÜSLERİ, ABD –İSRAİL
İNGİLİZ ÜSLERİ, ABD –İSRAİL

İNGİLİZ ÜSLERİ, ABD –İSRAİL

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, basını, siyaseti her açıdan aylardır UBP Kurultayına kilitledi. Çok ilginç, Cumhurbaşkanı, Başbakan bu Kurultay’a kilitlendikleri için başka şey konuşmaz oldular. Onlar konuşmuyorsa, bizde başka şeyleri konuşmaya

A+A-

 

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, basını, siyaseti her açıdan aylardır UBP Kurultayına kilitledi. Çok ilginç, Cumhurbaşkanı, Başbakan bu Kurultay’a kilitlendikleri için başka şey konuşmaz oldular. Onlar konuşmuyorsa, bizde başka şeyleri konuşmayacak, tartışmayacak mıyız? Bakın, geleceğimizi son derece etkileyecek gelişmeler yaşanmaktadır etrafımızda. Ama ne acı, bunların haber ve değerlendirme değeri dahi yapılmıyor.

Yaşadığımız coğrafyada bir kriz var. Suriye, Irak, İran konusu, Türkiye’nin Doğusundaki olaylar. Bunlar çok önemli. Bu gelişmeler yaşanırken Türkiye- Suriye arasındaki gerilim tırmandı. Bu, genel ortama bağlantılı, güncel iki önemli olay daha var.

Bunlardan biri, Kıbrıs’taki İngiliz Üslerinde, 16- 18 Ekim tarihlerinde önemli bir askeri tatbikat yapılacak. Bu açıklandı. Üslerde atışlar yapılacağı ve bölgede yaşayanların korkmaması istendi. Bu tatbikata deniz kuvvetlerinin de katılacağı ve hava savunma sistemleri tatbikatı yapılacağı söyleniyor. Geçtiğimiz aylarda İngiliz Üslerinin Suriye’ye dönük kullanıldığına dair haber ve yorumlar, basınında yer almıştı. Bu olay yaşanırken basınımızda yer almayan önemli bir gelişme yaşandı.

 ABD ve İsrail ortaklığında yapılacak olan bir başka büyük askeri tatbikat. Bu tatbikat ilginçtir, daha önceleri ertelendiği açıklanmıştı. Ancak, geçtiğimiz hafta açıklama yapılarak, bu tatbikatın, 21 Ekim 2012 de yapılacağı açıklandı. İngiliz Üslerindeki tatbikat bittikten üç gün sonra, bu başlayacak. Bunlar birbirinden kopuk mu? Açıklamada, ABD askeri ekiplerinin İsrail’e sevk edileceği de açıklandı. Söz konusu bu askeri tatbikatın, hava savunması ve füze savunma sistemleri ile ilgili olduğu da belirtildi. Konusu da İngiliz üslerindeki tatbikatla ayni. Buna ABD Deniz Kuvvetlerinin de katılacağı ve bugüne kadar olanlardan büyük olacağı açıklandı.

TATBİKATIN SENARYOSU

 Ayrıca söz konusu tatbikatın, ABD’ nin, Avrupa’daki komutanlığı olan EUROCOM’un komutasında olacağı ve geçtiğimiz günlerde Türkiye’yi de ziyaret eden NATO Başkomutanı Amiral James Stavridis’in de bunu en üst düzeyde komuta edeceği de açıklandı. Tatbikatla ilgili açıklanan senaryo ise şudur.

Tatbikatın birinci aşamasında karadaki füzesavar bataryalarının ve diğer savunma unsurlarının koordinasyonu yapılacak. İkinci aşamada, geniş kapsamlı bilgisayar simülasyonu yapılacak. Üçüncü aşamada ise atılacak gerçek füzelerle, füze savunma sistemleri sınanacak. Denizden ABD savaş gemilerinin de katılacağı bu tatbikatta, özellikle deniz alanlı hava savunma sistemleri geniş olarak kullanılacaktır.

ABD Başkanı Obama’nın önceleri soğuk baktığı ve ertelediği bu tatbikat nedeni ile ABD Başkanlık seçimlerinde Yahudi lobisinin tepkisini çektiği biliniyor.. Ancak bölgedeki gerilimin artması  diğer gelişmeler ve belki de Başkanlık yarışının burun farkına gelmesi ile en nihayet Başkan Obama da buna evet dedi. İşte bu aşamada, artık bu büyük askeri tatbikat, tam da bölgede, Türkiye’nin de sınırında ciddi gerilimlerin olduğu bu aşamada, erkene alındı ve 21 Ekimde yapılacaktır.

Unutmayın, ABD gibi büyük ülkelerde seçimler sırasında doğan boşluklar, genellikle krizlerin başka bazı yolarla ele alındığı dönemler de olmaktadır. Orta Doğu bunun örnekleri ile doludur. Biz Kıbrıs’ta bunu çok yaşadık. Türkiye’de geçmişte, hükümet krizleri içinde, gerek Kıbrıs sorunu, gerekse de iç konularda egemenlerin attığı oldu bitti adımlarını çok yaşadık. Üstelikte şimdi, İsrail’de de siyasi boşluk doğdu. Başbakan Yetenyahu erken seçim kararı aldı ama tarihini açıklamadı. Yani, şimdi İsrail’de de önemli bir siyasi boşluk var. Böyle boşluk zamanlarının,  devletlerin, “zinde” güçlerinin en etkin olduğu dönemler olduğu açıktır.

Bu tatbikatın esas dayandığı noktanın, İran füze saldırısı ihtimaline karşı önlemler denmesi olduğu açıktır.  İran’ın nükleer programını vurmak için yapılacak olan bir saldırıdan dolayı İran’ın, İsrail’i vurma ihtimali var. İkincisi ise artık Suriye’de süren ve kabul edilemez olan iç savaş nedeni ile Suriye’ye yapılacak olan bir dış müdahaleden dolayı, İran’ın buna seyirci kalmayacağına dair, açıklanmış net tavrından ötürü. İşte bu aşamada, bu askeri tatbikat yapılıyor. Her iki olasılık da artık etkin. Eğer, Suriye’ye müdahale olursa ve İran bir şey yapamaz, artık eski konumunu sürdüremez.

Bir kere, açık olan bir şey vardır. Hiçbir kriz devamlılık göstermez. Elbette ki her kriz, er geç bir sona ulaşır. Ya o krizin taraflarından birinin atağı ile yada taraflarının anlaşması ile  krizler bir sona bağlanır..Suriye krizinde bu aşamada   anlaşma olmadığına göre, bu kriz, tarafların birinin üstünlüğü ile sonlanacak. Ya Suriye Hükümet güçleri ya da Özgür Suriye Ordusu üstün gelerek. Şu anda tüm kampanyaya karşın, Özgür Suriye Ordusunun üstün gelerek, Hükümet güçlerini teslim alabileceğine dair bir gelişme yoktur. Ancak, Suriye Hükümet güçlerinin de olaya tam hakim olamadığı açık.

İşte, bu durumda önceden hesaplanmayan gelişmeler oluşuyor. Bunlardan biri, bu çatışma ortamından El Kaide’nin güçlenmesi, ayrıca Suriye’de, Irak benzeri otonom bölgelerin oluşması. Ayrıca, Orta Doğuda, Sünni- Şii gerginliğinin tırmanması. Her şeye karşın Mısır, Yemen  ve Libya’da hala istikrarın sağlanamaması. Bunun, Suudi Arabistan’ı ve Körfez ülkelerini ürkütmesi. İşte bu gelişmeler, muhalefeti destekleyen ABD’ yi başka açıdan, Türkiye’yi başka açıdan, Körfez ülkeleri ile Suudi Arabistan’ı da başka açılardan endişelendiriyor.

Dolayısı ile krizi, bir dış müdahale ile sonlandırma görüşleri de artık yer buluyor. Böyle bir aşamada İran’dan ürkülüyor. İşte bundan ötürü ya İran’ı, bu işten caydırmak, ya da olası durumda atabileceği adımlara karşı da tedbir almak için bu tatbikatlar gündeme geldi. İşte, etrafımızda böylesi gelişmeler yaşanırken, bizim Cumhurbaşkanlığı, UBP içinde kim tiran olacak yarışından ötürü başka hiçbir şeyle ilgilenmiyor. Hükümetinde gündeminde böyle bir gelişmenin takibi yoktur. Kamuoyumuzda bunları izlememektedir.. Ha bazıları diyecek ki olsa ne yazar?  Kardeşim etrafındaki gelişmelere bu denli yabancı kalan, kendi ülkesinin, ne ekonomik, ne demokratik, nede sosyal yaşamında da özne olamaz. Bu gelişmeler bizi yakından etkileyecektir.

 Siz, bu UBP içi gelişmeleri öyle sıradan mı sayıyorsunuz? Bunun, Kuzey Kıbrıs’ın geleceğine dönük önemli bir siyasi mühendislik çalışmasının bir parçası ve bunun yol açtığı çatışma olduğunu düşünmez misiniz? Bunun da bu bölgedeki gelişmelere göre düşünülen bir siyasi  mühendislik çalışmasının içine dahil olmadığını mı sanıyorsunuz? Çünkü, Kıbrıs sorunu, Orta Doğu’daki tüm çatışmaları ve antlaşmaları ayni paralellikte krizler ve olaylarla birebir yaşadı. Başımızı kumdan çıkartalım.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1210 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler