1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İNADINA ÇÖZÜM! İNADINA FEDERASYON!
İNADINA ÇÖZÜM! İNADINA FEDERASYON!

İNADINA ÇÖZÜM! İNADINA FEDERASYON!

Heceleyerek te, hecelemeden de okuduğumuz demecinde Egemen Bey açık ve net biçimde şu mesajı veriyor: “Türkiye için çözüm önceliklidir! Eğer çözüm olmazsa KKTC’nin Türkiye’ye bağlanması da bir seçenektir” Henüz müzakere aşamasında

A+A-

 

Heceleyerek te, hecelemeden de okuduğumuz demecinde Egemen Bey açık ve net biçimde şu mesajı veriyor: “Türkiye için çözüm önceliklidir! Eğer çözüm olmazsa KKTC’nin Türkiye’ye bağlanması da bir seçenektir”

Henüz müzakere aşamasında, üstelik Sn. Eroğlu gibi daha en baştan gönülsüzlüğünü ortaya koymuş bir liderliğin yürüttüğü müzakere sürecinde Türkiye’nin AB Bakanı’nın böyle bir demeç vermesi talihsizlik olabilir. Ama iyi tarafından bakın olaya: Çözüm olmazsa ne olacağını biliyoruz artık!

Egemen Bey, bilinçli ya da bilinçsiz, Kıbrıslı Türklere ve Rumlara eğer çözüm yönünde kararlı ve ciddi adımlar atılmadığı takdirde günün sonunda ne olacağını söylüyor. Hatta hani her şeyde bir hayır var ya; hayırlı bir uyarıda bulunuyor Egemen Bey, herkesin aklını başına devşirmesi için.

Bu demeç diplomasi koridorlarında ciddiye alınmayabilir ama iç siyasette çözüm karşıtlarını cesaretlendirici sonuçları nedeniyle bizim açımızdan ciddi ve önemlidir. Nitekim milliyetçi hamaset erbapları öylesine heyecanlandılar ki bu demeçten, üç koldan saldırıya geçtiler bile.

Milliyetçi söylemin özünde işbirlikçilik ve ihanet olduğunun sayısız örneğine tanıklık ederek büyüdü bizim kuşak. Yıllar geçti, çağ değişti ama bunların rezillikteki ölçüsüzlüğü değişmedi.

40 yıl boyunca “egemenliğim, bağımsızlığım, devletim” repliğini tekrarlayıp duranlar, başka bir ülkenin bakanının, “gerekirse ilhak ederiz” sözünü sineye nasıl çekebildiklerinin hesabını vermeden, çözüm ve federasyon isteyen yurtseverleri “Rum sempatizanlığı” ile suçlama şuursuzluğuna kadar vardırdılar işi…

Bunlar değil miydi “ya taksim, ya ölüm” sloganını atanlar?

Bunlar değil miydi çözüm ve federasyon isteyenlere 40 yıl boyunca kan kustururken “Egemenliğimiz, bağımsızlığımız, devletimiz için bedel ödedik. Kimseye yama olmayız” diye nutuk atanlar?

Taksimden murat, adayı ikiye bölüp iki ayrı devlet kurmak sanıyorduk. Hani bu bile daha saygın bir davranıştı en azından. Hiç değilse “ayrılıkçı milliyetçilik” üzerinden tartışırdık meseleyi!

Ama durum daha vahim! Ayrılıkçı bile değiller, Türkiye’nin 82. Vilayeti olmaya fit beyzadeler!

Egemen Bey’inki sonuçta siyaseten bir gaf olarak değerlendirilebilir ve Türkiye açısından telafisi de mümkündür.

Ya ihanet ve işbirlikçiliğin telafisi? İşte o yok maalesef!

Milliyetçilik kisvesi altında ihanet ve işbirlikçilik yapanların, Kıbrıslı Türklerin en ağır koşullarda bile varlıklarını koruma refleksi gösterdiğini, yıllardır “siyasi eşitlik temelinde” çözüm ve Federasyon mücadelesi verdiğini ve bundan vaz geçmenin yok olmakla eşdeğer görüldüğünü kafalarına çakmasının zamanıdır.

Kendisini İngiliz’e kiralayan Osmanlı’ya, Misak-ı Milli sınırları dışında bırakıp üzerindeki tüm haklarından vaz geçtiğini Lozan ile ilan eden Türkiye’ye rağmen Kıbrıs’ta varlığını korumayı bilmiş Kıbrıslı Türklere şimdi kalkıp Türkiye’nin 82. Vilayeti olmayı önermek, yapılabilecek en ağır hakarettir.

Milliyetçilik sosuna bulayarak da yutturamayacağınız bu hakaretin yanıtı iki cümleden ibarettir.

İsterseniz heceleyerek de okuyabilirsiniz:

İNADINA ÇÖZÜM! İNADINA FEDERASYON!

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1454 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler