1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İmzasız mektubun sorumluluğu kimdedir?
İmzasız mektubun sorumluluğu kimdedir?

İmzasız mektubun sorumluluğu kimdedir?

Zeki Gürsel isimli Yenidüzen okuru, 6 Temmuz 2012 tarihli Yenidüzen gazetesinin 33. Sayfasında “Okur Mektubu" başlığı altında imzasız yayımlanan "Müsteşar Hüda ve Başkan Osman" başlıklı yazıya ilişkin eleştiri getirdi: “Yazı, imzasız oluşuna r

A+A-

 

 

Zeki Gürsel isimli Yenidüzen okuru, 6 Temmuz 2012 tarihli Yenidüzen gazetesinin 33. Sayfasında “Okur Mektubu" başlığı altında imzasız yayımlanan "Müsteşar Hüda ve Başkan Osman" başlıklı yazıya ilişkin eleştiri getirdi: “Yazı, imzasız oluşuna rağmen gazetede yayımlanmıştır. Kanımca hem kişisel haklara dokunmakta, hem de yanlış bilgi ve/veya söylentiye dayanan, kaynağı bilinmeyen bilgi veya iddialar içermektedir. Bu konuya ve bu yazıya ilişkin "detay" addedilecek kişisel iddia, görüş ve eleştirilerimi bilinçli olarak belirtmekten kaçınıyorum. Öğrenmek istediğim; böyle bir durumda bu yazının yüklediği sorumluluk kimin/kimlerin omzundadır ve bu tavır basın ahlâkı ile uyum içerisinde midir?” 

YAZININ KONUSU

İmzasız yazı, birkaç ay önce Amme Hizmeti Komisyonu’nun Sayıştay Başkanlığı kadrosuna yaptığı denetçi atamaları ve akabinde ortaya çıkan gelişmeleri konu almaktadır. Atanlardan 5 kişi, aranan nitelikleri taşımadıkları gerekçesiyle işe başlatılmamıştı. Yazıda Başbakanlık Müsteşarı Hüda Aksoy, Sayıştay Başkanı ile Başsavcılığa telkinde bulunmakla, keyfi davranmakla, Yüksek İdare Mahkemesi’nin kararını takmamakla, devleti zarara uğratmakla suçlanıyor. Sayıştay Başkanı Osman Karahan da, atananları işe başlatmamakla, keyfi davranmakla, devleti zarara uğratmakla suçlanıyor.

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ CENK MUTLUYAKALI’NIN YANITI

“Söz konusu mektup bize açık isimle gelmiş, ancak ismimin saklı tutulması talebi iletilmiştir. Daha önce birinci ağızdan, bu konuda pek çok haber yapmıştık. Mektupta ismi geçen kişiler de, yargı önünde sonuç aldılar sanırım. Bir hakaret ya da saldırı görmedik.”

OKUR TEMSİLCİSİ’NİN YORUMU

İmzasız mektubun içeriğinde Başbakanlık Müsteşarı Hüda Aksoy’a ve Sayıştay Başkanı Osman Karahan’a “hakaret” değilse de “ağır eleştiri” yapıldığını belirtmem gerekir. Kamu görevi üstlenen kişilerin bu türden eleştiriler alması da normaldir. Öte yandan, ismi zikredilen kişileri açıkça hedef alarak eleştiren bir yazının imzasız yayımlanması doğru değildir. İmzasız yazıların, konusu ne olursa olsun, Yenidüzen gibi etik ilkelere sahip bir gazetede yeri olmasa gerekir. Gazete, yazılanların ciddi olduğunu düşünmüşse, mektubu pekâlâ habere dönüştürebilir, üstelik suçlananlara da yanıt hakkı verebilirdi. Bu yapılmamıştır.

 


 


Lefkoşa Belediye Tiyatrosu kapatılıyor mu?

Yenidüzen köşe yazarı Fatma Azgın, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu ile ilgili olarak gazetede yayımlanan haberlere eleştiri getirdi.
“Yenidüzen okuru ve yazarı olarak, gazetemizin bazı yayınlarından rahatsız oldum. Doğru habercilik kıstaslarına uygun bulmadığım konu şudur. LTB yeni yönetiminin, "Kültür Sanat Kurumu"na aylık 30.000 TL ödeneği, yasal olup olmadığını savcılığa sorması içi ödeneği ödememesi, tüm basında ve Yenidüzen’de "Lefkoşa Belediye tiyatrosu kapatılıyor" şeklinde bir habere dönüştürüldü nerdeyse. Tüm tiyatro çalışanları maaşlarını almışken, sözü edilen kuruma para yatmaması üzerine koptu bu fırtına. Birkaç gün çeşitli haberler çıktı. Sonunda öğrendiğimiz gerçek şu oldu: Belediye tiyatrosundan emekli olan arkadaşlar -yasa yeniden istihdam edilmelerini ve maaş almalarını engellediği için- bir dernek kurup, belediye bütçesinden her ay 30.000TL yardım alıyor ve bu paradan emekli oyunculara bir miktar maaş ve konservatuar öğrencilerine yardım yapılıyormuş. Bu yönde kararı Belediye Meclisi almış. Durum budur. Desteklersiniz desteklemezsiniz. Ancak ‘tiyatro kapatılacak’ haberi çıkmaz bu durumdan. Şahsen ben, belediye tiyatrosu emekli oyuncularının 30 yıllık arkadaşı ve destekçisiyim. Onları sevmem ve desteklemem, gerçeğin örtülmesini gerektirmez sanırım. Hükümete ve partisine oy vermemiş, onların gitmesini istemiş olabiliriz. Ama önce doğru ve şeffaf haberden yanayım. Bu tip haberleri geçmişte Türkiye basınında çok görürdük. Artık bizde de çoğaldı. Lefkoşa Türk Belediyesi ve Lefkoşa Belediye Tiyatrosu hakkında çıkan haberleri ve yorumları okuyup değerlendirirseniz sevinirim.”

NE OLDU?

İnternet üzerinden yaptığım araştırmada, ilk olarak 18 Temmuz’da Kıbrıs Postası’nda “Lefkoşa Belediye Tiyatrosu kapatılıyor!” haberi yayımlanmış. Gazete, Lefkoşa Türk Belediyesi’ne geçici olarak atanan yeni yönetimin, mali önlemler çerçevesinde Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun kapatılması kararını aldığını duyurmuş ve bunu da Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Yaşar Ersoy’a dayandırmış.
Ertesi gün (19 Temmuz) Yenidüzen gazetesi, manşetten, “Dana’nın kuyruğu koptu!” başlığını uygun gördüğü haberinde Lefkoşa Belediye Tiyatrosu sanatçılarının gerçekleştirdiği  “sanatıma dokunma” adlı basın toplantısına geniş yer verdi. Öncelikle bu manşette kullanılan deyimin anlamını verelim. Dananın kuyruğu koptu deyimi, beklenen ve korkulan sonucun gerçekleştiği anlamına geliyor.  Öte yandan, başlıkta, Dana sözcüğü kesme işaretiyle birlikte kullanıldığı için Lefkoşa Kaymakamı ve Belediye Başkanlığına geçici olarak getirilen Kemal Deniz Dana’ya gönderme yapılmış. Deyim olarak hoş dursa da kaymakamın kişiliğini hedef alır hale geldiği ve aşağılama olarak algılanabileceği için Yenidüzen yayın ilkelerine uygun bulmadım doğrusu. 14. sayfada habere geniş yer verilmiş ve yine aynı sayfada Kemal Deniz Dana’nın açıklaması küçük haber olarak aktarılmış. Geçici Belediye Başkanı sıfatıyla konuşan Kemal Deniz Dana, Lefkoşa Belediyesi Sanat Kurumu’na belediye tarafından düzenli olarak her ay verilen 30 bin TL’nin yasal bir ödeme olup olmadığını savcılığa sorduklarını ve yanıt beklediklerini ifade etmiş. Bu arada ödeme de durdurulmuş. Belediye tiyatrosunu kapatmak gibi bir düşünceleri olmadığını da eklemiş.

Devam eden günlerde gazete, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’na destek amaçlı başka açıklamalara da yer verdi.
26 Temmuz’da web sayfasında “AKEL’den Tiyatroculara destek” haberi yayımlandı. Haberde, AKEL Kültür Kolu’nun “Kıbrıslı Türkler için bir nefes olan ve her zaman yeniden birleşme fikrini tanıtan Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun kapatılmasından dolayı derin üzüntü duyduklarını” ifade ediyordu. Sevgili Fatma Azgın, bu habere de dikkatimi çekmişti: “Dünkü Yenidüzen internet sitesinde AKEL'in bildirisi var. LBT'nin kapatılacağı için üzüntülerini belirtiyor. Yanlış tavırlar ve algılamalar dağılmaya başlarken AKEL'in bildirisi (tiyatronun kapatılacağı vurgulanıyor) toplum algısında düzelmeye yüz tutmuş bu yanlış haberi yeniden canlandırmaz mı?”

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ’NÜN YANITI

“Lefkoşa Belediye Tiyatrosu ile ilgili haberlerde Kemal Deniz Dana’nın tüm açıklamalarına da yer verdik. Sonuçta, kaynaklar farklı farklı açıklamalar yapıyor. Biz, söylenenleri, yapılan açıklamaları yayınlıyoruz, bir saptamamız da olmadı, köşelerde kendi görüşlerimiz dışında. Sonuçta, AKEL bir açıklama yaptı, yayınlıyoruz. Ya da Belediye Tiyatrosu çalışanları bir eylem yaptı, izliyoruz. Belediye Başkanı bir açıklama yapıyor, yayınlıyoruz. İşin araştırma kısmında, farklı kaynaklar farklı görüşler ortaya koyuyor. Örneğin, BELEDİYE BAŞKANI (KAYMAKAM) diyor ki, “Biz belediyeden kültür sanat kurumu’na para aktaramayız, çünkü dernek statüsünde kuruldu.”Ama öte yandan, ben, SANAT KURUMU’nun sözleşmesini gördüm, KAYMAKAM (yani şimdiki belediye başkanı) tarafından onaylanmış, tüzüğün eki de, belediyenin her ay kaynak aktarması yönünde bütçesini belirliyor. Sanırım, sorun uygulamadan çok ‘idari’ ve ‘hukuki’.”

OKUR TEMSİLCİSİ’NİN GÖRÜŞÜ

Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nu desteklemek amacıyla kurulan Lefkoşa Türk Belediyesi Kültür Sanat Kurumu’na yapılan aylık ödemelerin durdurulması ardından tiyatro sanatçıları tarafından başlatılan eylemler ve destekler sonuç vermiş görünüyor. En son, 31 Temmuz tarihli Kıbrıs Postası’nda yayımlanan haberde (bu haberi Yenidüzen’de göremedim doğrusu)  “Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun çabaları sonuç verdi” deniyor. Lefkoşa Türk Belediyesi Kültür Sanat Kurumu adına yapılan açıklamada, yaşanan krizin, tarafların diyaloğu sonucunda tiyatronun ve sanatın lehine sonuçlandığı ifade ediliyor.
Yorumları bir kenara bırakırsak, gazetede konuyla ilgili olarak yayımlanan haberlerde Lefkoşa Belediye Tiyatrosu kapatılıyor izleniminin oluştuğunu söylemek zorundayım. Her ne kadar Belediye tarafından yapılan açıklamalara yer verilse de dengeli bir habercilik olduğunu söylemek zor.
Burada bir felsefi tartışma başlatmak niyetinde değilim ama gazetecilerin şu soru üzerinde kafa yormalarının zamanı gelmiştir. Gazeteciler, kamuoyu baskısı oluşturmak amaçlı açıklamaları haber yaparken bu açıklamaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığından sorumlu olmalı mıdır? Belki bize yol gösterebilecek olan ilke şudur: “
Soruşturulması olanaklar içinde bulunan haberler, doğruluğundan emin olmaksızın yayımlanamaz.”        


 

Okurdan temsilciye eleştiri

Yenidüzen okuru Melih Aşkan şu soruları sormuş: “Bir kişinin bir kurumda tam mesai çalışırken aynı anda bir gazetede okur temsilcisi olarak görev yapmasında herhangi bir sakınca yok mudur? Diyelim ki yoktur... Peki çalıştığı öteki kurumla ilgili bir haber hakkında yorum yapması etik midir? Benim kafam iyice karıştı. Aydınlatır mısınız lütfen.”

Öncelikle ilk soruyu yanıtlayayım. Evet DAÜ’de çalışıyorum ve gazetecilik alanında öğretim üyesiyim. Uzun yıllardır, medya etiğiyle ilgili çalışıyorum, yazılar yazıyorum. Bu ülkede okur temsilciliği kurumunun başlatılması noktasında  deyim yerindeyse elimi taşın altına koymaya karar verdim. Maddi bir çıkarım da yok. İyi bir şey yaptığımızı düşünüyorum. Bu konuda Yenidüzen yönetimine de bana verdikleri destek için teşekkür etmem gerekir.    

İkinci soruya gelince. Söz konusu yazı, DAÜ Eğitim Fakültesi’nin Gazi Üniversitesi’ne devredildiği şeklinde aktarılan bir habere ilişkindi. Öncekllikle, DAÜ ile ilgili haberlere mümkün olduğunca yazılarımda değinmemeye çalışıyorum. Hatta İletişim Fakültesi dekanı olarak açık ya örtük biçimde eleştirildiğim haberler konusunda da herhangi bir yorum yapmadım. Ancak, bir haberle ilgili taraflardan gelen eleştiri ve şikâyetleri görmezlikten gelemem.  O yazıda da mümkün olduğunca ayrıntılı bir değerlendirme yapmaya çalıştım.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 913 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler