1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'İLKEL DEMOKRASİ ANLAYIŞINA SAHİP İKTİDAR PARTİSİ'
İLKEL DEMOKRASİ ANLAYIŞINA SAHİP İKTİDAR PARTİSİ

'İLKEL DEMOKRASİ ANLAYIŞINA SAHİP İKTİDAR PARTİSİ'

Talat, gündemi değerlendirdi, UBP ile ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu

A+A-

 

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat önceki gün katıldığı bir TV programında çeşitli sorunları değerlendirdi. UBP kurultayı ile ilgili bir soruya yanıt veren Talat, kurultay yapılmadan ilçe örgütlerinin, kadın ve gençlik kollarının taraf belirlediklerini söyleyerek “Beni çok fazla ilgilendirmez belki ama, yöneticileri delegeler seçmez mi?” diye sordu. Talat, “doğru olan, adayların, örgütlerde delegelere ve üyelere görüşlerini anlatmaları ve onların seçim yapmalarını kolaylaştırmalarıdır. Böylesine ilkel bir demokrasi anlayışına sahip iktidar partisi, elbette ülkeyi de ancak bu kadar yönetebilir” dedi. Dome Otel ve Vakıflarla ilgili bir soruyu yanıtlayan Talat, Dome Otel’in Girne’nin ilk otellerinden olduğuna dikkat çekerek, bu otelin şu anda çalışanlar tarafından işletildiğini ve çalışanların bir oteli işletebileceğini layıkıyla kanıtladığını söyledi. Talat, Vakıflar İdaresinin açtığı Dome Otel davası ile ilgili olarak Vakıflar’ın, davayı kaybedeceğini anlayınca Polis Genel Müdürlüğüne bir ziyaret yaptığını ve bunun alışılmamış şekilde Polis Müdürlüğü içerisinden görüntüleri ile birlikte yayınlandığını ifade ederek, sözde ‘eski yolsuzluklarla ilgili’ Polis Genel Müdürlüğünün yaptıklarının sorgulandığının duyurulduğunu kaydetti. “Manipülasyonda sınır tanımayan UBP Hükümetinin atadığı yönetim kurulundan başka ne beklenirdi” diyen Talat, “iki gün sonra ise söz konusu yönetim kurulunun davayı kaybettiği açıklandı. Ne bir özür, ne bir mahcubiyet. Ama manipülasyon yerinde. Buna Polis Genel Müdürlüğünü bile alet etmeye çalıştılar” diye sözlerini sürdürdü.

“NE OLDUĞU BELİRSİZ BİR VAKIF”

Talat, barışı savunmak için bir vakıf kurulmak istendiğini, ancak Vakıflar İdaresinin bunu onaylamayıp aylarca geciktirdiğini, fakat o günlerde ne olduğu belirsiz bir vakfa 200 dönüm araziyi verme pervasızlığından ise kaçınılmadığını söyledi. Talat, Barış İçin Dayanışma Vakfı ile ilgili olarak da Vakıf tüzüğünde Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların eşitliğinden bahsedilmesine itiraz edildiğini anlatarak “Böyle bir akıl, ancak bu Hükümetin atadıklarında olur!” dedi. Bu zihniyetin ülkeyi sevmediğini, sadece kendi çıkarları için makam tuttuklarını belirterek, kendinden olmayanlara düşmanlık beslediklerini söyledi.

“NEFRET…”

Hükümetin kendi bakanlığı olan Eğitim Bakanlığı’na yardımdan başka bir amacı olmayan Eğitim Vakfına bile savaş açtığını anlatan Talat, önce Vakfın çalıştırdığı kantinlerin önemli bir kısmının Vakfın elinden alındığını ve örneğin herhangi bir devlet yetkilisinin Eğitim Vakfına ait çelenkleri kullanmadığını söyledi. Talat, bu zihniyetin, sırasında,  “Kendilerine hizmet edenlerden bile nefret ettiğini” kaydetti.

“Eğitimi berbat ettiler”

Başka bir soruyu değerlendiren Talat, Hükümettekilerin, ilkokul son sınıf öğrencilerinin  seçici sınavlara girmelerinin bilimsel olarak yanlış olduğu kanıtlanmışken, daha önce 1995 ve sonra da 2005’ten itibaren kaldırılmış sınavları yeniden gündeme getirerek büyük bir günah işlediklerini, bugün 23 Nisan törenlerinde son sınıf öğrencilerinin olamadığını, çünkü sınavlara hazırlandıklarını anlattı. Talat “Eğitimi berbat ettiler” dedi.

“KAZIKLI VOYVODA”

UBP’nin son iktidara geldiğinde daha yumuşak olacağını zannettiğini söyleyen Talat, tam tersine daha gaddar olduklarını söyledi ve “Kazıklı Voyvoda’nın yaptıkları bile bunların yanında yumuşak kalır” dedi. Talat, altı yedi yıllık çalışanları işten attıklarına da dikkat çekerek, UBP hükümetlerinde, seçim yaklaşınca topluca işe alımların yaşandığını, buna karşı, seçim yasakları süresini uzatmanın doğru olabileceğini söyledi.

“Kabahatın büyüğü bizde”    

Başka bir soruyu değerlendiren Talat, halkın da doğru seçim yapması gerektiğini belirtti. Talat, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halkın çözüm istemeyen birini seçtiğini hatırlattı ve Kıbrıs Türkünün Sayın Eroğlu’nun çözüm istemediğini bildiğini ve bunu bildiği halde seçtiğini söyledi. Ancak, Talat aslında kabahatin  büyüğünün kendilerinde olduğunu çünkü insanları bilinçlendiremediklerini sözlerine ekledi.

ORTADOĞU PROJESİ…

Ortadoğu’daki gelişmeleri de değerlendiren 2. Cumhurbaşkanı Talat, Tunus’ta başlayan halk hareketinin giderek genişlediği ve diğer ülkelere de yayıldığını belirterek Büyük Ortadoğu Projesinin de doğal olarak bundan etkilenip yeniden şekillendiğini kaydetti. Talat, Arap ülkelerinde baş gösteren süreci elbette büyük devletlerin şekillendirmeye çalıştığını, ancak tüm bu olanları büyük güçlerin tasarladığını iddia etmenin abartı olacağını anlattı.Suriye konusunda ise, bu devletin çok parçalı bir devlet olduğunu söyleyen Talat, Suriye’de bir parçalanma beklenebileceğini ve bunun endişe verici olduğunu söyledi.

“NEDİR BU İFTAR KAMPANYASI?”

Kızılay’ın görevleri ile ilgili görüşlerini anlatan Talat, “Nedir bu iftar çadırları?” diye sordu. Kızılay’ın doğal afetlerde, savaş durumunda halka yardım ettiğini söyleyen Talat, vatandaşların, Kızılay’a doğal afetler ve felaketler için para verdiğini söyledi. “İftar çadırları işletmek, kesinlikle Kızılay’ın işi değildir. Burada savaş mı var yoksa doğal afet mi? Kızılay, felaketler için vardır. İftar çadırı faaliyeti Kızılay’ın evrensel amaçlarına yüzde yüz aykırıdır” diyen Talat, gerçekten ihtiyaçlı olanlara iftar yemekleri verilebileceğini ancak bunu Kızılay’ın değil başkalarının yapması gerektiğini söyleyerek, iftar yemeklerinin devlet kurumları tarafından büyük propagandalarla sürdürmenin ise ayıp ve dinen de günah olduğunu söyledi.

Taklit yapılıyor!

Yapılanın bir tür propaganda olduğunu söyleyen Talat, bu işin bir devlet kampanyasına dönüştüğünü, oruçlu olmayanların da oruçlu taklidi yaptıklarını, bunu devletin yöneticilerine hiç yakıştıramadığını ifade etti. Taklitte sınır tanımayan iktidar çevrelerinin komik durumlara düştüklerini ifade eden Talat, kendi dönemlerinde de yoksul insanlara yardım yapıldığını ama bunun reklam edilmediğini sözlerine ekledi.

TEK BÖLGE

Bir başka soruyu değerlendiren Talat, seçim sisteminin değiştirilebileceğini ve tek bölge sisteminin getirilmesinin iyi olacağını söyledi. Bakanların da milletvekili olmaması görüşünü kaydeden Talat, her ilçeden insanların, alışkanlık gereği, kendi bölgelerinden birinin bakan olmasını isteyebileceğini ama bunun milletvekili olması gerekmediğini söyledi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 718 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler